YAZARA MAİL GÖNDER Borsalar umuttan vazgeçecek mi?

YAZARLAR

Ekonomilerden görece olumsuz haber akışı sürmesine karşın küresel hisse senedi piyasaları umutlu olmaktan vazgeçmiyor. Dünya ekonomisindeki yavaşlama işaretleri emtiadan tahvil piyasalarına birçok yatırım aracı fiyatlarına yansımış durumda ve yansımaya devam ediyor. Merkez bankalarının parasal genişleme politikalarına bağımlılığı süren iki temel piyasa kaldı; hisse senedi ve gayrimenkul piyasaları parasal genişlemenin verdiği iyimserliği koruyor.
ABD ekonomisinde ilk çeyreğe girilirken yüzde 3 ve üzerinde büyüme bekleniyordu. Şimdi ilk çeyrek için tahminler yüzde 0.6-0.8 daralmaya dönmüş durumda.
İkinci çeyrek için ise tahminler yüzde 4'ten başladı, ilk aşamada tahminler yüzde 3'e indi. İlerleyen aylarda bunun aşağı doğru gitmesi sürpriz olmamalı.
Avrupa'da ise bu yıl büyümenin yüzde 1'in üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Almanya'nın büyümeyi yukarı doğru ittirmesiyle Euro Bölgesi'nde ilk çeyrek büyüme sıfırın hemen üzerinde, yüzde 0,2 düzeyinde gerçekleşti. Avrupa'da işler hala bıçak sırtında ve ikinci çeyrekten itibaren daralma ihtimali oldukça yüksek. Ukrayna'daki çatışmalar nedeniyle Rusya'ya yaptırımlar uygulanırken, Almanya ikinci çeyreğe iyi bir başlangıç yapamadı. Yaptırımların bundan sonra da artması, Avrupa'yı biraz daha dibe çekmekten başka bir işe yaramayacak.

ECB GÖZ BOYAYACAK

Küresel borsaları son dönemde umutlandıran, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) parasal genişlemeye gideceği yönündeki haberler olmuştu.
ECB piyasaları destekleyecek politikaları uygulamak zorunda, çünkü enflasyon ve büyüme sıfıra doğru ilerlemeye devam ediyor. Ancak Başkan Mario Draghi'nin çelişkili açıklamaları nasıl bir politika izleneceği konusunda belirsizlik yaratıyordu.
Draghi önce harekete geçecekleri yönünde işaret verdi, ardından Alman parlamentosunda yaptığı konuşmada tahvil alımlarının çok uzak bir ihtimal olduğunu söyledi. Bu çelişkili açıklamaların nedeni hafta içinde anlaşıldı. ECB, duran ekonomi ve düşen fiyatlar nedeniyle bazı önlemler almaya hazırlanıyor bu önlemler ABD ve Japonya'da olduğu gibi tahvil satın alımı yoluyla parasal genişlemeyi içermiyor.
ECB'nin üzerinde çalıştığı konular, faiz indirimi ve banka kredilerinin desteklenmesi. Negatif faize geçilmesi yani bankada tutulan mevduat için faiz kesilmesi de tartışılan konular arasında. Negatif faiz dahil bu önlemlerin ekonomiyi canlandırması pek mümkün gözükmüyor ama ECB parasal genişlemeye geçmeden önce en azından yılın sonlarına kadar bekleyecek gibi gözüküyor.
ECB beklentisi son dönemde hisse senedi piyasalarını yükseltmiş, gelişen piyasalara döviz girişleri olmuştu. ECB politikasının netleşmesinin ardından hafta içinde bu trend yavaş yavaş dönmeye başladı.
Dünya ekonomisindeki kötü gidiş, para akışlarının en önemli göstergelerinden biri olan ABD tahvillerinde daha somut bir biçimde gözleniyor. Ekonomi büyüyecek, faizler artışa geçecek beklentisi ABD 10 yıllık hazine tahvil faizini yılbaşında yüzde 3'ün üzerine taşımıştı. Faiz geçen hafta yüzde 2,5'e kadar indi. Hisse senedi borsalarındaki umutlu havaya karşın dünya ekonomisini zor bir dönem bekliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.