YAZARA MAİL GÖNDER Borsaların yarattığı sis perdesi

YAZARLAR

Geçen hafta dünyanın dört bir yanından gelen veriler ekonomilerin yavaşladığını ya da küçüldüğünü ortaya koydu. Buna karşın borsalar genel iyimser havayı sürdürdü. ABD borsaları rekora yakın seviyelerde işlem görürken üst üste gelen olumsuz verilerin borsalarda bir etkisi olmadı.
Haftanın en kötü verisi Japonya'dan geldi; ekonominin ikinci çeyrekte yüzde 6,8 küçüldüğü açıklandı. Nisan ayında satış vergisinin yükseltilmesi böyle bir sonucun ortaya çıkmasına yol açtı. Japonya Merkez Bankası'nın uyguladığı vahşi parasal genişlemenin etkisini yitirdiği görülüyor. Japonya hangi politikalar izlenirse izlensin durgunluktan bir türlü çıkamıyor. Buna karşın uygulanan politikaların risksiz olduğu söylenemez.
Dünyanın en büyük iç borç stokuna sahip ülkesinde Başbakan Şinzo Abe'nin izlediği deneysel teşvikler, önce enflasyonun ardından piyasaların tamamen kontrolden çıkmasına yol açabilir.
Avrupa'dan gelen haberler de büyüme bekleyenler için hayalkırıklığı yarattı. Fransa sıfır büyüyüp Almanya yüzde 0,2 küçülürken Euro Bölgesi ekonomileri yerinde saydı. Avrupa'nın lokomotifi olan Almanya, Rusya'ya uygulanan yaptırımların etkileri nedeniyle durmuş durumda. Yaptırımlar giderek genişlerken Almanya ve Avrupa'nın tümü için yakın gelecek de parlak gözükmüyor.
Avrupa ekonomileri zaten büyüyemiyordu, Rusya'ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle ekonomik krizin derinleşmesi kaçınılmaz gözüküyor. İtalyan ekonomisi küçülürken borçları artmaya devam ediyor. İspanya'da biraz kıpırdanma var ama borç stokunun gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 100'e dayanmış durumda. Bu oran yedi yıl önce yüzde 35 civarındaydı. Öte yandan Yunanistan'a yeni bir yardım paketi açılması gerekecek.
Avrupa ekonomilerindeki kötü gidişe karşın tahvil faizleri rekor düşük seviyelerde. İtalya ve İspanya'nın 10 yıllık hazine faizleri yüzde 2,4-2,6 bandına kadar gerilemiş durumda. Borsalardaki akıldışı gidişin en somut örneklerinden birini bu oluşturuyor. Bugün bu tahvilleri alan bankalar, piyasalarda hava döndüğü zaman bunları satacak kimse bulamayacak.
İyi gittiği iddia edilen ABD ekonomisinden gelen veriler de çok parlak değildi. Örneğin ABD ekonomisinin yüzde 70'ini oluşturan perakende satışların temmuzda yerinde saydığı açıklandı.
Özetle gelen veriler dünya ekonomisinin büyük bir durgunluğa doğru ilerlediğini desteklemeyi sürdürüyor. Buna karşın küresel borsalara iyimserlik ve rehavet hakim. ABD borsaları rekor seviyelerde dolaşırken diğer ülkelerde dönem dönem satışlar gelse de bunların etkisi sınırlı kalıyor.
Merkez bankalarının parasal genişlemeye devam edecekleri beklentisi bu iyimserliğe gerekçe olarak gösterebilir. Ancak borsalar giderek daha önemli bir işlev üstlenmeye başladı; borsalardaki iyimser hava, dünyanın ilerlediği büyük durgunluk nedeniyle kaygı duyulmasını ve buna karşı önlemler geliştirilmesini de engelliyor. Bunun kısa vadede değişmeyeceği, ekonomiler giderek yavaşlar ya da küçülürken borsaların yüksek seviyelerini koruyacakları anlaşılıyor. Sonunda dünyayı ilerlediği büyük durgunluktan çıkarmak için çok geç olacak ve alınan önlemler de pek bir işe yaramayacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.