YAZARA MAİL GÖNDER Rublenin Çöküşü

YAZARLAR

Genelde sakin bir tempoda geçen bir hafta, ABD'den gelen istihdam verileriyle hareketlenerek kapandı. ABD'de beklenenin çok üzerinde açıklanan tarım dışı istihdam artışı, dolara yeni bir güç verdi. Dolar hemen bütün para birimleri karşısında yeni bir atak yaptı.
ABD'de istihdam verileri çok tartışmalı olmaya devam etse de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımına gitmesi için elini güçlendiriyor.
Veriler çok parlak gözükmekle birlikte tartışmaya açık çünkü yarı zamanlı ve geçici işler, istihdam artışında önemli rol oynamaya devam ediyor. İstihdama katılım oranı hala 36 yılın en düşük seviyesinde, yüzde 62,8 düzeyinde bulunuyor.
Oysa bu oran 2007'de yüzde 67,5'e kadar yükselmişti. Bu, yaklaşık 11 milyon kişinin işgücü tanımının dışına çıktığı anlamına geliyor.
ABD gelecek yıl ortasında faiz artırmaya hazırlanırken dünya ekonomisinin geri kalanında ise görünüm her geçen gün biraz daha kötüye gidiyor. Dünye ekonomisinin diğer lokomotifleri olan Avrupa'da, Japonya'da ve Çin'de yavaşlama eğilimi devam ediyor ve petrol fiyatlarının düşmesinin de ekonomilere pek ivme vermeyeceği öngörülüyor.

ECB KÖŞEYE SIKIŞTI

Son altı aydır açıkladığı politikalardan istediği geri dönüşü alamayan Avrupa Merkez Bankası (ECB) iyice köşeye sıkışmış durumda. Faiz indirimi ve parasal genişleme adımlarının yapısal sorunların üstesinden gelerek Avrupa'yı düze çıkarması imkansızdı. Ancak ECB göstermelik adımlarla bir süre oyalandı.
ECB için bundan sonraki göstermelik adım, hazine tahvili satın alımı yoluyla parasal genişleme olabilir. Almanya buna ciddi biçimde karşı ve para basılmasının ekonomileri düze çıkarmayacağını savunuyor ancak bunun pek önemi yok.
Avrupa ekonomisi büyük bir durgunluğa doğru ilerlerken ECB, Almanya'nın ayak diremesine rağmen çok da geniş kapsamlı olmayan bir hazine tahvili alım programı açıklayabilir.
2015 yılına dünya ekonomisi yavaşlarken giriyoruz. Gelişmiş ülke merkez bankalarının parasal oyunları sonuç vermiyor ve önümüzdeki yılda da bunda bir değişiklik olmayacak. Bununla birlikte yılın ortasına doğru Fed'in bir faiz artırımına gitmesi, dünyadaki durgunluğu ciddi bir daralmaya çevirme riski taşıyor.

RUSYA BATTI MI?

Haziranda 115 dolarda seyreden Brent petrol, altı ay sonra yüzde 40 düşüşle 70 doların altına inmiş durumda.
Aynı dönemde ABD doları, Rus rublesi karşısında yüzde 60'ın üzerinde değer kazandı. Rusya Merkez Bankası'nın rezervleri 400 milyar doların üzerinde, ülke istikrar fonunda 85 milyar dolar bulunuyor. 2 trilyon dolarlık bir ekonomide 700 milyar dolar civarında dış borcu bulunuyor.
Rusya ekonomisinin kırılganlıkları mutlaka var, petrole, doğal gaz, nikel ve alüminyum gibi yeraltı kaynaklarına bağlı yürüyen bir ekonomi. Ruble son dönemde aşırı değerli bir bölgede de bulunabilir.
Ama bütün bu kırılgınlıklar, petrol fiyatları 70 dolara gerilediği için Rus rublesinin yüzde 60'ın üzerinde devalüe olmasını açıklamıyor.
Küresel piyasalardaki mekanizmaların, Rusya gibi süper güç olmaya soyunan bir ülkenin bile birkaç ayda sırtını mindere yapıştıracak güçte olduğunu bir kez daha izlemiş olduk.

* Murat Arın, Forbes Türkiye Yayın Danışmanı ve www.finanstrend.com'un kurucu editörü

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.