YAZARA MAİL GÖNDER Yeni yıla bomba gibi başlamak

YAZARLAR

Küresel piyasalar geçen haftayı tatil rehaveti içinde geçirdi. Rusya'da rubleden kaçış durulurken ABD'den gelen yüksek büyüme rakamı hisse senedi borsalarına moral verdi.
Geçen haftanın en önemli verisi ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte yüzde 5 büyüdüğünün açıklanması oldu. Beklentilerin ötesinde gelen bu güçlü veri piyasalarda olumlu bir dalga yarattı. Dünyanın geri kalanında ekonomilerin sürekli yavaşladığını gösteren veri akışı yaşanırken ABD'den gelen bu veri bir nebze umut doğurdu.
İşin ayrıntılarına bakıldığında ise bambaşka bir tablo ortaya çıkıyor. Büyümenin yüzde 1 kadarlık kısmı kişisel harcamalardaki 140 milyar dolarlık bir artıştan kaynaklanıyor.
Bu ise istatistiklerde küçük bir kalem oynatmanın sonucu olarak gözüküyor.
Kişisel tasarruflardan 140 milyar dolarlık aşağı yönlü bir revizyon yapılırken kişisel harcamalar aşağı yukarı aynı miktarda artmış durumda. Yani ABD'liler tasarruflarının bir kısmını harcamış gözüküyor. Bu doğru olsa ve büyümeye bu şekilde bir artı değer yaratılmış olsa bile ekonominin gidişi açısından çok olumlu bir gelişme değil.
ABD istatistiklerindeki kalem oynatmalar son yılların bir alışkanlığına dönüşmüş durumda. İşsizlik rakamları da 11 milyon kişi işgücünün dışına çıktığı için yüzde 6'nın altına geriledi. İstatistikler doğru ya da yanlış olsun bunun para politikalarında ve dünya piyasalarında sonuçları olacak.
ABD Merkez Bankası (Fed) büyüme ve işsizlik verilerine bakarak faizde küçük de olsa bir artırıma gitmeye hazırlanıyor.
Faizin sıfır olduğu göz önüne alınınca biraz yukarı çekmenin bir anlamı var: Fed yıllardır süren sıfır faiz ve parasal genişletme politikasından biraz geri adım atarak kendine manevra alanı yaratmaya çalışıyor.
Bununla birlikte Fed'in faiz artırımı çeyrek puanda kalsa da bunun küresel piyasalarda bir karşılığı olacak. Dolar değer kazanmaya devam ederken gelişen ülkelerden para çıkışları yaşanacak. Likiditenin biraz daha daralması, şirketlerin borçlarını çevirmelerini zorlaştırırken maliyetin artmasına yol açacak.

Merkez Bankasi yine beklemede

Merkez Bankası dünyada olan bitenlere karşın edilgin bir pozisyonda beklemeye devam ediyor. Ekonominin duraklaması, büyümenin yüzde 2'nin altına düşmesi karşısında izleyici kalıyor. Merkez Bankası geçen haftaki toplantısında enflasyonun düşeceğini belirtti ama faiz politikasında değişikliğe gitmedi.
Dünya büyük ve yıllar sürecek bir durgunluğa girmek üzere ve buna karşın büyümeye öncelik veren politikaların uygulanması gerekiyor, yaşanacak krizden ülkelerin yara almadan çıkması buna hazırlıklı olmalarına bağlı. Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadeleye öncelik vermesinin gereksiz olduğunu, durgunluk nedeniyle emtia fiyatlarının zaten düşeceğini, sonunda enflasyonun kendiliğinden ineceğini 6-8 ay önce yazmıştım. Önce bazı metallerin fiyatları düştü, bunu gıda izledi, son olarak petrol fiyatları çöktü. Üstelik petrol fiyatlarındaki düşüş bu kadarla sınırla olmayacak, bunun gerekçelerini Forbes dergisinin ocak sayısında ayrıntılı olarak aktardım.
Küresel piyasalar genelde yeni yıla bomba gibi başlamayı sever, hisse senedi piyasalarına para girişleri olurken sert yükselişler yaşanır. Ama bu yıl Yunanistan riskini unutmamak gerekiyor.
Cumhurbaşkanı seçimi tamamlanamaz, erken seçimlere gitme kararı çıkarsa küresel piyasaların ortasına bir bomba düşebilir.

* Murat Arın, Forbes Türkiye Yayın Danışmanı ve www.finanstrend.com'un kurucu editörü


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.