Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ÖNERİ-YORUM ŞEREF OĞUZ

İşin vicdanı

Dün müşteriyi "velinimet" ve işi de "ibadet" diye tanımlıyorduk. Bugün geldiğimiz noktada, adına CRM deyin, iş etiği deyin, yine bu tanımların "çağdaş karşılığı" ile buluştuk.
Evrensel kabul görmüş değerler üzerinden iş yapma, küresel standart haline gelirken işin içine "vicdanı" da katan yeni anlayışlar yeşeriyor. Oysa dünün "vahşi kapitalist" klişesi, işe vicdanı karıştırmayı reddeden tutumun tanımıydı. Küresel krizin ortaya koyduğu, finansal tiranların ayyuka çıkardığı ve Wall Street protestocularının ifade ettiği şu "siz kurtarıldınız biz battık, bu vicdansızlıktır.""Kurtarıldı" dedikleri, bizdeki faiz lobisinin de içinde bulduğu ahtapot yapılar. "Battık" dedikleri de "%99 hareketi" ile tanımlanan milyarlarca insan. Vicdan ise "Başkan düzeyinde" sesi yükseltilen bir kavram olmaya başlamış. Obama, krizi tetikleyen Wall Street yöneticilerine şöyle diyordu: "Eğer siz işten adam atarken hâlâ milyonlar kazanıyorsanız, burada bir şeyler yanlış."Devamında; "sorumluluk gereği yöneticiler (benden çok daha zor durumda olan insanlar var. Ben de fedakârlık yapmalıyım) demelidir."
İşçisini eve şutlayıp dört çekeriyle gezebilenler şayet, kriz ortamında dert çeker olamıyorsa; kamu vicdanında mahkûm ediliyordur. Bu girdaba düşüp itibarı pul olmadan önce kendi vicdanını iş süreçlerine dâhil etmesi akıllıcadır. İster bal üreticisi ister holding sahibi ister küresel şirket yöneticisi ol, vicdanı dışarıda bırakan hiçbir süreç, sürdürülebilir olamaz!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA