Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Güçlü, kuvvetli, korkusuz kimse anlamını taşıyor. Başbakan'ın yerli otomobil ile gündeme getirdiği anlamıyla; "bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse" demek.
Hatırlatalım; bundan 2 yıl önce Başbakan; "yerli marka otomobil üretecek babayiğit arıyorum" demişti. Sonraki süreçte babalar OSD'ye talimat verip, "gereğini" araştırıyor ve Otomobil Sanayicileri Derneği, 6 ay uğraşarak "nasıl üretemeyeceklerini" raporlaştırıyordu.
Gördük ki bu işi babalara bırakınca, olmuyor. O sıra bu işe soyunan "yiğit" girişimciler de çıkıyor fakat prototip aşamasına gelseler dahi bürokrasi kendilerini ciddiye almıyordu.
Son olarak Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan; "babayiğit bu sene çıkar inşallah" diyerek beklentiyi yineliyor ve "çıkar ama ağır kalıyorlar" diye de ekliyor; "burada göbek bağı var, doğal olarak bu firmaların yerli otomobil yatırımlarını engelliyor. Acaba olur mu diye bir korku var ama korkunun ecele faydası yok."
Peki, bu babayiğit neden bulunamıyor? Çağlayan'ın ifadesiyle; "biz hiçbir kuruma gel paranı batır demiyoruz. Ama özel sektör yaptı yaptı, yapmadı biz yaparız" sözleri, babayiğitin B Planını da şekillendiriyor; "Türkiye otomobilini yapacak arkadaş."
Ben, babayiğit bulunamayışının sebeplerine dair farklı fikirlerim var.
Öncelikle, babalarımız "yiğit" değil.
Yiğitlerimiz de "baba" değil.
İkisinin biraraya gelmesi şart mı?
Madem ki babalarımız yiğitlik gösteremiyor, acaba bir "yiğiti" alıp, ardına kamu ve kamuoyu desteği versek, ona babalar gibi yerli otoyu yaptıramaz mıyız? Bana göre babayiğit arayışındaki B planı, bu olabilir. Liderliğini kamunun yaptığı, PPP modeli (kamu özel işbirliği) denenebilir.
Babayiğit yetiştirebilen bir toplum idik oysa... Tarih sahnesinde bu çetin coğrafyada bin yıldır tutunabilmek, babayiğitsiz mümkün değil zaten.
Ancak 2 bin yıldır savaşarak var olmuşuz fakat "yerli silahını" yapabilen babayiğit çıkaramamışız. Bunu ancak şimdi deneyebiliyoruz.
Yakın tarihten örnek verelim; tek başına Nuri Demirağ, çağları da aşan vizyoner bir babayiğit idi. 2 bin km. demiryolu döşedi, uçak üretti, Atatürk'ten soyadını aldı, 10'uncu Yıl Marşı'na "demir ağlarla ördük anayurdu bir baştan" mısraını ekledi. Fakat onu babalar gibi harcadık.
Karakurt adlı lokomotifi üreten babayiğit mühendisleri de hiç doğmamışa çevirdik. Oysa bir ülke lokomotif üretebiliyorsa, çok şeyi başarabiliyor demekti.
Başbakan'ın "babayiğit çağrısı" ardından çok sayıda yerli marka girişimiyle "yiğitlik" gösterenleri de ekonomi bürokrasimiz, acımadan engelledi.
Çağlayan haklı; er geç çıkacak bu babayiğit. Benim kaygım, ne zaman çıkacağında da değil. Çıkan babayiğidi yok etme geleneğimizi terk edip terk etmeyeceğimizde

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER