YAZARA MAİL GÖNDER Su yönetimi zorunlu olmalı

YAZARLAR

Nispeten yeni bir kavram... Suyun, olması gereken yerde kalmasını anlatıyor. Hayatımızdaki önemi, küresel ısınma ve tatlı su kaynaklarına erişimin ötesinde, daha pratik sonuçlara yönelik: "İçerideki su doğaya zarar vermesin, dışarıdaki su binaya zarar vermesin..."
Aslında su yönetimi derken, dünya çapında 10 milyar $'lık sektörden söz ediyoruz. Türkiye'deki pazar büyüklüğü 240 milyon lira ve her geçen gün gelişen bir sektör.
Dünyanın en eski su yönetim şirketi olan Alman kökenli ACO'nun Türkiye Genel Müdürü H.Ender Özatay ile su yönetiminin hayatımızdaki rolünü konuşuyoruz. 1780'den bu yana suyu, olması gereken yerde ve nitelikte tutmak için çalışan ACO, şimdilerde binaların su ile olan ilişkisine yoğunlaşmış.
Ender Özatay "1 litre yağ" diyor: "Lavaboya dökülmesi halinde, eğer bu atık suyu yönetmediğinizde, 60 centlik hasar veriyor doğaya..." Peki çözüm? Evlerde üretilen tüm atık suları tanklarda toplamak, yağını gıdasını ayrıştırmak ve fiziksel arıtma sonucu suyu yeniden doğaya vermek...
Peki maliyet? Özatay'ın sektör için verdiği bir rakam var. Bina maliyetinin binde 2'si düzeyinde...
Binalar buna mecbur mu? Konutlar hariç, bütün ticari işletmeler, otel, AVM, fabrika, kafe, kamusal binalar, statlar, havalimanları ve mutfağı, lavabosu olan bütün kamu hizmetindeki birim, bunu yapmak zorunda. Hele ki kullanılmış yağ üretim fabrikası gibi çalışan restoranlar, kesinlikle "su yönetimi" ile atıklarını kontrol etme mecburiyetinde...
Peki, uyuluyor mu? Ender Özatay'a göre İzmit Belediyesi hariç, diğer kentlerde durum, hâlâ keyfiyetini sürdürüyor. Yazılı kural var ama fiziksel olarak pek yok. Sorun yalnızca kızgın yağ ve evsel sıvı atıkların ayrıştırılması da değil üstelik.
Misal Samsun'daki selde bodrum katlarında hayatını kaybeden yurttaşlarımız... Su yönetimi, geliştirdiği teknikler sayesinde binaların bodrum katlarında su baskınından doğacak zararlara karşı çözümler sunuyor. Hatta yağmurda kullanılamaz hale gelen Hatay Havalimanı, su yönetimi sayesinde sağanakta dahi 7/24 hizmet verebilecek.
Evlere gelince... Kendimden biliyorum, kızartma yağını lavaboya dökmeyip kavanozlarda biriktiriyorum ancak atacak yerim yok.
Hazır kentsel dönüşüme odaklanmışken, çevreye daha saygılı, insanlarını bodrum katlarında selden boğmayan, zararlı atıklarını doğaya kazandıran sistemleri artık zorunlu hale getirmemiz gerekiyor.
Su yönetim sistemleri tam da bu iddiada zaten.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.