YAZARA MAİL GÖNDER Bankalara güven

YAZARLAR

Rekabet Kurulu'nun 1.1 milyar liralık cezasının ardından bir bankacı konuşuyor: "Devede kulak bile değil, ATM kullanım ücretlerinden herhangi birine 5 kuruş ilave ederiz, olur biter." Bu, ülke %2.2 büyürken aynı sürede kârını %19.5 artırabilen bankaların "şişirilmiş egosunun" sesi aslında.
Şüphesiz tümü böyle düşünmüyordur ama genel kanı, faizleri ortak belirledikleri gerekçesiyle ceza almalarını da sağlayan "uyduruk ücretler" konusunda oluşturulan "etik dışı ittifaklar" olduğudur.
Tüketici Hakları Mahkemeleri ve hakem heyetlerine yapılacak başvurular, teker teker sonuçlanıyor ama Yargıtay kararlarını dahi uygulamayan bir "yasa tanımazlık" hali var ki bu duruma, bankalara ayar vermesi gereken BDDK bile müdahale edemiyor.
Martta gerçekleşen "bankasızlaşma eylemlerine" de gülüp geçilmişti. Tuhaftır, "itibarımız sorgulanmaya başladı" diyen bankacılara rağmen, kendilerine çeki düzen verme yolunda somut adım atılamadı. Burada banka mağduriyetlerinin hâlâ münferit sayılması ve olaya sahip çıkacak STK olmayışının etkisi büyük.
Türkiye'de durum bu, fakat AB'de işler iyi gidiyor değil. Geçen ay Güney Kıbrıs'ta "kostümlü provası" yapılan ve şimdi AB'nin zayıf ülkelerinde "beta testi" için devreye alınan uygulama, 100 bin euro üzeri mevduatlardan %25- 40 arası vergi alınmasıydı. Çoğu kişi bu adıma fazla itiraz etmedi. Neticede "oligarkların ve kolay paracıların, vergi cennetlerinde akladıkları servet" gözüyle bakıldı bu kaynaklara...
Kostümlü provada denenen bir başka replik ise mevduat olarak yatırılan paranın bir miktarının "zorunlu hisse senedine" dönüştürülmesi" oldu. Gerçi Ada'da dayatılan bu uygulama henüz Kıta Avrupası'nda denenmedi ama yakın gelecekte Estonya, Letonya gibi ülkelerde devreye alınabilir.
Bütün bu girişimler, servetin el değiştirme adımları gibi görünse de merkez bankaları, hazine ve maliye aracılığıyla parayı zenginlerden alıp devlette toplama girişiminin aracıları, bankalar olacak. Belki bu süreçte bankalar açısından işler yolunda gidiyor gibi görünse dahi sonuç finans sisteminin itibarsızlık yıkımına varabilir.
Türk bankacılık sisteminin, BDDK'sı, Rekabet Kurumu ya da kamu otoritesinin müdahalesine gerek kalmadan kendine çeki düzen vermesi, güçlü bir finans sistemine daima ihtiyaç duyacak Türkiye için ve mudiler için daha hayırlı olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.