YAZARA MAİL GÖNDER Kandil oldu, bunlar olmadı

YAZARLAR

Bu nasıl iştir? Kandil'i ikna etme sürecine girdik, gel gör ki bürokrasiyi ikna etmeyi unuttuk.
Gerçi unutmasak dahi, bürokrasinin yok edilmesi kadar iknası da imkânsız.
Rahmetli Özal "Türkiye'nin kalkınması önünde en büyük engel, bürokratlardır" dediğinde umutlanmıştık.
Gördük ki Özallar gider, bunlar her şekilde kalır.
Başbakan "yerli oto üretecek babayiğit arıyorum" dediğinde, babaların yiğit olmadığını fark etmiş, yiğitleri baba yapalım önerisi getirmiştik. Çok sayıda otomobil prototip sahibi girişimci, bürokratları aşamadığından yakınıp durdu. Bürokrasi, amacı ne kadar ulvi olursa olsun, kendini var etmek adına işleri ağırdan almayı sürdürdü.
Şimdi çözüm sürecinde görüyoruz bunları... Bölgede silahlar sustu, mart ayını "sıfır kayıp" ile geçirdik. Kandil, İmralı ve çözüm yolundaki adımlar atıladursun, daha netice alınmadan dahi, terör sonrası güven ortamının dinamizmini yaşamaya başladık.
Gün geçmiyor ki bölgedeki yatırım hamleleri, sermaye girişi ve yerel ekonomik kalkınmaya yönelik haber yayınlanmasın.
Ancak yatırımların, girişimlerin, bürokratik oligarşiden geçmesi ne mümkün!
En iyimser bakışla "hayır" demiyor ama pratikte bütün adımları yavaşlatıyorlar.
Çözüm sürecindeki en sinsi çelmeleri atıyorlar. Milyarlarca liralık yatırımın imzasını bekletiyor, sürece katılmaktan imtina ediyorlar.
Bir davaya zarar vermenin en sinsi yolu, bile bile yanlış gerekçeler ileri sürerek o davayı savunmaktır. Bürokratik oligarşi, tam da bunu yapıyor ve çözümü "savunarak(!)" imza ve mühür cimriliğiyle süreci tıkıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.