YAZARA MAİL GÖNDER Sebep ve sonuç

YAZARLAR

Belki de doğru olan buydu ve tedbir gerekiyordu ancak geçen yılı "ayağı frende" geçiren Türkiye'nin, %8.8 büyümeden %2.2'ye inmesini yalnızca "ihtiyat" ile izah edebilir miyiz? Krize karşı tedbiri "frende" bulanların sebep olduğu sonuçlar her alanda karşımıza çıktıkça, nerede yanlış yapıyoruz sorgusu daha da anlam kazanıyor.
Vergi rekortmenlerinin de büyüme hızındaki düşmeye paralel olarak "geri vitese" takması, doğal karşılanabilir. Burada doğal olmayan, küresel krizdeki pozisyonu elveriyor iken krizin gazına gelip frene bastıran panik atak davranışımızdır. Yavaşlamayı yönetemeyince, hızlanmayı da yönetemiyor ve hızlı büyüme dönemlerinde "yan sorunlar" üretiyoruz zira.
İnsan zihni, algıladığından ötesini göremiyor, isteyemiyor. Geçen hafta yapılan toplam 90 milyar liralık 3'üncü Havalimanı ihalesi, ölçekleri olduğu kadar, zihinlerimizi de "ayağı frene yakın duran" ürkeklikten de özgür kıldı. Artık proje denilince farklı ölçeklere sahibiz. Daha cesur adımlara cüret edebilir, daha büyük atılımları göze alabiliriz.
Bu zihin değişim sürecinde paralel yürümesi gereken bir alan var. O da niceliklerin gölgesinde silikleştirdiğimiz, kalite, nitelik, katma değer ve mikro devrimlerdir. Sebep ve sonuç arasındaki ilişkiyi lirik yoldan kurmaya yatkın zihinlerimiz, alkış ve kargışa fazla duyarlı iken, emeğimizin verimi hâlâ yerlerde sürünüyor, yönetişim kalitemiz düşük, pusu kültürümüz ortak çalışmaya engel ve kurnazlığımız da ekonomik aklı gölgede bırakıyor.
Gerek 500 milyar ihracat gerek 90 milyarlık havalimanı ve diğer nicelikler... Ancak sonucu bu olan sebepleri yeniden tariflemez isek yukarı tırmanan sarmal, pekâlâ yönünü aşağı da çevirebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.