YAZARA MAİL GÖNDER Finansal tiranlar dizginlenemiyor

YAZARLAR

Veznedarın paralarla kaçtığı o eski Türk filmlerindeki dönem, çoktan mazi oldu. Silahlı soyguncuların otomatik silahlarla banka bastığı Hollywood soygun filmleri de...
Şimdi bankaların sistemi soyup soğana çevirdiği bir çağdayız. Batışıyla küresel krizin fitilini ateşleyen Lehman Brothers'a kaynak aktarıldığı haftanın sonunda, 80 tepe yöneticisi özel uçakla İngiltere'ye golf oynamaya gidiyordu.
Bugün dünya finansal tiranlar dediğimiz küresel sermayenin "etik dışı" adımlarıyla baş etmeye çalışıyor. Finansal tiranlar diyordum ama bu örnekler, düpedüz adi suç tanımları... Hatta yüz kızartıcı da denebilir zira yüzleri kızarmadan küresel piyasaların ayarıyla oynayabiliyor, ülkelerin başına çorap örüyorlar. Çifte Standard&Poor's örneği hafızalarda... Kendi ülkesi ABD'de dahi soruşturma geçiren, CEO'su kovulan not karteli, Türkiye'ye ayar vermeye kalkmıştı. Başbakan'ın ülkeden kovduğu notçuya bizim finansal statüko, adeta sahip çıkmış; "S&P öyle diyorsa, öyledir" diyebilmişti.
Libor Çetesi hesap veriyor. LIBOR (London Interbank Offered Rate) Londra'daki bankalar arası önerilen faiz oranı şeklinde tercüme edelim. Ortaya çıktı ki 2007-9 arasında 20'den fazla banka aralarında anlaşıyor; 10 para biriminde gecelikten 1 yıla kadar değişen vadelerde danışıklı hareket edip trilyonlarca $'lık dümen çeviriyorlar. Şimdi polis, küresel haydutları hapsetmek için arıyor.
CDS Çetesi yeni örnek. Avrupa Birliği, dünyanın en büyük bankalarından 13'üne; CDS'lerde gizli işbirliğiyle manipülasyon yaptıkları gerekçesiyle soruşturma açıyor. Ülke risk primlerini anlaştıkları gibi ilan edip 10 trilyon $'lık kredi türevlerini yanlış yönlendirmişler.
Şimdi de bu sayfalarda menkul kıymet dolandırıcılığı rekorunu okuyoruz; 2.5 milyar $ ceza. Üstelik bu cezaları küçümseyen, Rekabet Kurulu'nun verebildiği cezaya "kiraz parası" diyebilen şımarıklık hali.
Benim merak ettiğim, dizginlenemeyen finansal tiranların Türkiye uzantılarının kimler olduğudur. Küresel organize işler, yerel destekçiler olmadan yürümez. Babacan "onlar kendini bilir" diyor, Çağlayan "adı bende saklı" diyor ama...
Kısaca "söylemiyor, söyleniyoruz" şimdilik. Bunları finansal statüko diyerek geçiştiriyoruz. Ancak kriz sonrası her şeyi sorgulayan zihinlerimiz, bunları açığa çıkarmaya başladı. Küresel haydutların, ete kemiğe bürüneceği günler yakındır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.