YAZARA MAİL GÖNDER Gıda yolu haramileri

YAZARLAR

Fiyat endekslerini neden besliyoruz? O kadar insan, para ve zaman harcayıp her ayın 3'ünde enflasyon rakamını neden hesaplıyoruz? Yüksek çıktığında kendimizi kötü, düşük çıktığında iyi hissetmek için mi?
Fiyat endeksleri, ekonomide nelerin yolunda gitmediğine dair öncü işaretlerdir. Zira ölçemezsen bilemezsin, bilemezsen yönetemezsin. Endeksler son aylarda bas bas bağırıyor ve diyor ki: "Gıdada sorun var."
Merkez'in yıllık tahmini %9.0 iken %14.4'lük artış, "olağan" değil.
Doğal da değil.
Don, kur, kuraklık diye geçiştiriyoruz ama bunlar "arızi" sebepler... Bugün var yarın yok. Misal kur etkisi artık yok ama kiraz hâlâ dünya rekortmeni...
Yalnızca kiraz mı? Misal buğday. Yurtiçinde tonu 400 $, ABD'de 232 $. Arpa bizde 327 $, Amerika'da 219 $. En çarpıcı tablo pirinçte... Bizdeki tonu 1,844 $'a kadar çıkıyor. Oysa ABD'de 569, Vietnam'da 415 $.
Peki, sorun nedir? Yeni Türkiye diyoruz, yeni ekonomi diyoruz. Aslında bunu derken yeni yoldan söz ediyoruz. Fakat yeni yolda eski ayakkabıyla yürüme alışkanlığımızı terk edemiyoruz. Değer üretmeyenleri sırtımızdan atamıyoruz.
Tarladaki 50 kuruşluk domatesin market rafında 5 liraya çıkması, eski ayakkabıdır. Bu yüzden üretici kazanmıyor, tüketici tükeniyor. Bir soru size: Raf bir gıda maddesi midir? Tavuk budu veya domates süpermarket rafında mı yetişiyor?
Ne saçma sorular böyle? Haklısınız, en az fahiş raf parası kadar saçma... Tarladan mutfağa uzanan değer zincirinde haramiler yolumuzu kesiyor.
Değer üretmeden bizi soyup soğana çeviriyor ve TÜİK de her ayın üçünde olay yeri zaptını "fiyat endeksi" diye yayınlıyor. Biz de bunu enflasyon diye okuyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.