Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Şeyh Edebâli "insanı yaşat ki devlet yaşasın" der... İş dünyasında durum farklı değildir: "Çalışanı yaşat ki kurum yaşasın."
Müşterinin velinimet olduğu o eski çağlar geride kaldı. Nimetimizin velisi, bize nimet sağlayan idi. Lonca sisteminin düsturu bugün ortada yok.
Yeni müşteri tanımı "paramızı cebinde taşıyan insan" oldu. CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) gibi soğuk yöntemlerle bugünkü iddiamız şudur ki, müşteri patrondur.
Bu düstur çalışmıyor ne yazık ki. Çok az şirket, müşterisine saygılı ve ondan yana... Gerisi? Bilişim teknolojileri, sms, kafa karıştıran kampanyalarla müşterisine pusu kurma derdinde... İnanmayan, cebine baksın ve telefonuna gelen anlamsız sms mesajlarını okusun.
Peki, müşteri gerçekten patron mu? Buna yürekten inananlar var ve onlara bir çift sözüm var... Müşteri patron olabilir ama çalışanınız o patronun da üzerindedir. Çalışanı mutsuz fakat şirketi mutlu patron görmedim henüz.
2009 küresel krizinde Başbakan "teğet geçecek" demesine rağmen çalışanlarını eve gönderen patronları hatırlıyorum. Türkiye ekonomisini teğet geçen kriz, onları deldi geçti. Zira en değerli varlıklarını işten atmışlardı.
Kozmetik sektöründen Tekin Acar, çalışanlarına kârdan pay vermeye hazırlanıyor. Bu insana yatırımın çalışan bir yöntemidir ve müşteriyi elde tutmada işe yarar. Zira işyerine aidiyeti artmış çalışan, müşteriye de patronuymuş gibi davranır. Çünkü müşteri sayesinde o da kazanabilmektedir.
Şeyh Edebâli'nin sözlerinden mülhem cümlemi yineliyorum: "Çalışanı yaşat ki kurum yaşasın."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER