YAZARA MAİL GÖNDER Cankurtaran filikasıyız

YAZARLAR

Dünya üzerinde mülteci sayısı son 10 yılda patladı ve son verilere göre 55 milyona yaklaştı. Sadece bu yıl 6 milyon insan mülteci haline getirildi. Üstelik bunların 4 milyonu bizim güneyimizde, Suriye'de... 4 milyonun 2.5 milyonu, civar ülkelere sığındı. Suriye ile 877 km. sınırı olan Türkiye'ye gelenlerin sayısı 1.5 milyon tahmin ediliyor. Yalnızca İstanbul'a ulaşanların sayısının 200 bini aştığı tahmin ediliyor.
3 tarafı deniz ve 4 tarafı sorunlarla çevrili bu çetin coğrafyada büyük devlet olmanın avantajları kadar sorumlulukları da büyük... Çağlar boyunca başı dertteki her kavime kucak aça gelmiş geçmişimiz, Suriye'den sınırı geçenlere "kucak açmayı" anlaşılır kılıyor.
Şu anda batan gemi durumundaki Suriye için Türkiye "cankurtaran filikası" gibi... Nitekim dün sınır geçişinde "önce kadınlar ve çocuklar" anonsu, böyle düşünmemi sağlıyor. Bu zorunlu misafirlik için ödediğimiz bedeli dile dahi getirmiyoruz.
Fakat bunun bir ekonomisi de var. 27 ülkeli AB, mültecilerden sadece 16 binine kucak açabileceğini söylüyor. Üstelik bunları "ülkeme yararı olur mu, tahsili yeterli mi?" gibi "köle pazarı" kriterleri uygulayarak. Biz ise âlicenaplığımızın gereğini yapıyoruz.
Şimdiye dek 2.5 milyar $ harcamışız. Bu, kayda geçen maliyet... Görünmeyen ise sosyal maliyettir. Kayıtdışı istihdam, kentlerde sosyal problemler, dilencilikten suç oranı artışına dek yığınca sorun.
İşin ilginci "Suriyeli asgari ücreti" diye bir kavram dahi oluştu. Bazıları, aylık 400-600 lira karşılığı mülteci çalıştırıyor ve işçisini çıkarıp işsizliği besliyor. Türkiye'nin bu engin hoşgörüsü, uluslararası yardım ile desteklenmeli ki mülteci sorunu, küresel dert haline gelmesin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.