YAZARA MAİL GÖNDER ‘Ölümden döndü’ iddiası

YAZARLAR

Deneyimli muhabirimiz Gül Kireklo imzalı Sekiz Zirveyle Tarih Yazacak haberi başarılı yüksek irtifa dağcısı Gülnur Tumbat hakkındaydı. Habere göre Tumbat dünyanın sekiz zirvesine tırmanan ilk Türk, ve kadın, dağcı unvanını kazanmak için çalışıyordu. Zirvelerden dördüne tırmanmıştı ve beşincisi için 13 Temmuz'da yola çıkıyordu.
İki hususun altını çizelim.
Bir
: Nasuh Mahruki dünyanın yedi kıtasındaki yedi zirveye tırmanarak bu payeyi daha önce kazanmıştı. Bilahare bu zirvelere, Okyanusya'daki Carstenz zirvesi de eklendi. Haberde de belirtildiği gibi Tumbat'ın ilk olma çabası bu çerçevede değerlendirilmeli.
İki
: Haberde 'yeni' olan sadece iki nokta var. Tumbat'ın 13 Temmuz'da Carstenz zirvesi için yola çıkacak olması ve 2014'te Everest'te yaşanan çığ kazası. Haberin diğer kısımları üç yıl önce Bülent Ergün tarafından yapılan Dünyanın Zirvesindeki Türk Kadını (SABAH, 11.12.2012) haberiyle neredeyse aynı. Zaman içerisinde diğer gazetelerde de benzer haberler yer almış. Bazıları sponsorlukla ilgili.
Haberde biri küçük, diğeri büyük olmak üzere iki fotoğraf kullanılmış. Gülnur Tumbat'ın ilk itirazı kullanılan 'küçük' fotoğrafa: "Kullandığınız küçük fotoğraf bana ait değil. Kimin bilmiyorum. Daha önce web'de birileri kullanmış sanırım fotoyu; yazarınız da almış aynısını buraya koymuş." Klasik bir 'arama motorundan bulunan fotoğraf' faciası. Editörlerimizi bu konuda defaatle uyarmıştık.
Tumbat'ın ikinci itirazı ise 'ölümden döndü' iddiasına: "Ben hiçbir yerde 2014'te Everest'te yaşanan çığ kazası ile ilgili olarak 'Ölümden döndüm' demedim. Bu bilgiyi nerden uydurdunuz bilmiyorum; bir de sanki ben size böyle bir demeç vermişim gibi yazılmış. Çığ olduğunda ben güvenli bir şekilde ana kamptaydım. Everest sonrası basın toplantılarında da aynı şekilde anlatmıştım. Lütfen o uydurulmuş cümleyi kaldırın."
Muhabirimizle konuşup 'bu bilgiyi nereden uydurduğumuzu' sordum: "Ben haberimi Gülnur Hanım'ın birlikte çalıştığı PR şirketinden gelen bülten ve fotoğraflara dayanarak hazırladım" dedi ve ekledi: "Bir gazeteci olarak haberde yapılabilecek bir düzeltme olduğunu düşünmüyorum. Burada sorgulanacak ve düzeltilecek tek şey Gülnur Hanım'ın doğruluğuna inanmadığı bilgilerin sunulmasına izin vermesidir. Gazeteci ve okur yanıltılmıştır. Gülnur Hanım, PR'cısının medyaya geçtiği bütün bilgi ve bültenleri okuyup onaylamalıdır. Okumuyorsa suçlu kendisidir."
Serzenişini anlıyorum fakat muhabirimize katılmakta zorlanıyorum. Çünkü olay tam olarak muhabirimizin anlattığı şekilde gerçekleşmiş olsa bile bu PR ajansı ile müşterisi arasındaki bir sorun. Yayıncı olarak bizler bu hataya sadece ortak oluyoruz. Neticede biz haberimizin gazetede yer alan nihai haline bakıyor ve onu değerlendiriyoruz. Dolayısıyla, nedenleri tartışmak, okurlarımızla hatalı bilgi paylaştığımız gerçeğini ortadan kaldırmıyor ve bu bizim sorumluluğumuzda. Temel ilke belli: Hatalı haber düzeltilir, "düzeltmeye gerek yok" denmez.
"Hata bizden kaynaklanmıyor, bizi yanlış yönlendirdiler, suçlu onlar" demek de doğru bir yaklaşım değil. Gazeteci altına imza attığı bütün cümlelerin sorumluluğunu üstlenmesi gereken kişidir. PR ajanslarından gelen metinlerin altına imza atmadan önce, kendisiyle paylaşılan bütün veri ve bilgilerin doğruluğunu teyid etmeli, kendisine verilenle yetinmemeli, mümkünse habere konu kişilerle bizzat görüşmeli ve haberi kendi eseri haline getirmelidir.
Haber, bu çerçevede ele alınmalı ve internet versiyonunda düzeltilmelidir.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.