Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Olaya gazetecilik açısından baktığımızda ise ciddi bir samimiyet ve tutarlılık sorunu olduğu çok açık... Biden ve benzerlerinin kendi ülkeleriyle alakalı çelişkileri açıklamadan, Türkiye hakkında açıklamalar yapması medyada ve toplumda bir karşılık bulmuyor. Görüşmeler kayıt dışı yapıldığı için içeriğini bilemiyoruz ama bu yüzden Biden'la görüşmek de bir gazetecilik faaliyeti olmuyor.
Gazetecilik açısından baktığımızda Biden'a sorulması gereken sorular belli: PKK'nın ve diğer terör örgütlerinin kullandığı Amerikan yapımı silahların menşei nedir? 11 Eylül saldırısını ABD'nin gerçekleştirdiğini söyleyen akademisyenlerin yargılanması konusundaki tavrı ne olmuştur? Wikileaks belgelerini sızdıran Julien Assange'ı 'terörist' olarak tanımlamış mıdır? İsrail'i eleştirdiği için işinden olan Beyaz Saray ve CNN muhabirlerinin haklarını savunmuş mudur? En son ne zaman Mısır'daki özgürlük ihlalleri nedeniyle kaygı duyduğunu açıklamıştır. Bu sorulara vereceği yanıtlar, Türkiye hakkındaki görüşlerine açıklık getirecektir. Gerisi laf-u güzaf.
Bu olay da gösteriyor ki politikacıların bir başka ülkedeki muhalifleri ya da gazetecileri kendi politik pazarlıklarının bir parçası haline getirmeleri en çok o ülkedeki medyaya zarar veriyor. Hakların ve özgürlüklerin savunulmasına yardımcı olmak şöyle dursun, inandırıcılık ve özgüven sorunlarına yol açıyor.
Daha da üzücü olan gazetecilerin bu ayak oyunlarına alet olmaları.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER