YAZARA MAİL GÖNDER Aleyna Tilki hadisesi

YAZARLAR

İtiraf edeyim; o sabah gazetedeki odama geçip okur mektuplarını okumaya başlayana dek Aleyna Tilki ismini hiç duymamıştım.
Enes Aydoğan adlı okurumuzun: "Bugün Aleyna Tilki hanıma yazarınız Özlem Avcı tarafından 'doğru olmayan' iddialar atılmış ve bütün Aleyna Tilki hayranları bu iddialara tepki göstermiştir. Biz Aleyna Tilki hayranları olarak sizin tarafınızdan bir özür bekliyoruz" mesajını okuduktan sonra gazeteyi elime aldım, 16'lık Lise Öğrencisi 'Bar'da Çıkıyor haberini okudum.
Şöyle başlıyordu: "Aleyna Tilki, ekim ayı boyunca İstanbul başta olmak üzere birçok gece kulübünde sahneye çıkacak. Oysa 18 yaş altındakilerin içkili mekanlarda çalışması yasak... Tilki ise 16 yaşında, yani reşit değil."
Burada bir suç var, evet, suç da haber olur, diye düşündüm önce. Sonra haberdeki doğru olmayan iddiaların neler olabileceğini anlamaya çalıştım. Aleyna Tilki 16 yaşında değil mi? Gece döneminde çalışan içkili mekanlarda sahneye çıkmamış mı? Önümüzdeki günlerde başka mekanlarda da çıkmak üzere anlaşma yapmamış mı?
Muhabirimize e-posta göndererek haberle ilgili sorular sordum.
Bu sırada Aleyna Tilki'nin kim olduğunu, nasıl şarkı söylediğini anlamak üzere videolarını izledim. Tıpkı Sabah'ın haberini okuyan çok sayıda okurumuzun yaptığı gibi...

Mevzuat ne diyor
Önce işin teknik boyutuna bakalım. Sabah'ın haberi yanlış değil. Sanatçı ya da namzedi olsa da Aleyna Tilki yaşı itibariyle bir 'çocuk işçi'. Alkol satılan ve tüketilen mekanlarda çalışması hem uluslararası sözleşmelere hem de ulusal mevzuata aykırı.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 34, 35 ve 36'ncı maddelerine göre; çocukların bu tür ortamlarda çalıştırılması suç niteliği taşıyor.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 69'uncu maddesine göre; gece dönemine rastlayan sürelerde 18 yaş altında çocuklar çalıştırılamaz.
Gece döneminden kasıt 20.00 ile 06.00 arası.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 176. Maddesine göre "Mahalli belediyelerce bar, kabare, dans salonları, kahve, gazino ve hamamlarda on sekiz yaşından aşağı çocukların istihdamı men olunur."
Haberde bir hata vardı, evet, 1593 sayılı kanunun 176. maddesi, 173. madde olarak yazılmıştı.

Ailenin ve medyanın tavrı
Eğlence sektörü ile medya arasında tuhaf bir 'beslenme' ilişkisi var. Son tahlilde, eleştiriler de övgüler de aynı sepete konuyor ve eğlence endüstrisinin yakıtı haline geliyor.
Sabah gazetesi konuyu 'çocuk istismarı' bağlamında ele aldı. Furkan Haykır ve Oğuzhan Toracı yaptıkları takip haberleri ile konunun gündemde kalmasını, hatta bir kampanyaya dönüşmesini sağladı.
Tilki, menajeri ve ailesi (annesi) yaptıklarının yanlış olmadığını savundu. 'Para almadı', 'fotoğraflar montaj' dediler; her ikisi de yanlış çıktı. 'Sizi ilgilendirmez' dediler. Haberi yapan muhabirleri ve Sabah gazetesini eleştirdiler. Bu eleştiriler kimi zaman tehdit ve hakaret boyutuna vardı. Anne Havva Tilki'nin Furkan Haykır'a 'tazminatlara boğacağım, hesap soracağım' demesi örneğinde olduğu gibi.
Gerek konvansiyonel, gerekse sosyal medyada Sabah'ın haberlerini destekleyenler ve eleştirenler oldu. Eleştirenler Tilki'nin linç edildiğini iddia ettiler, bir genç yeteneğin önünün kesilmeye çalışıldığı gibi argümanlar kullandılar.
Neticede Sabah'ın kampanyası sonuç verdi; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı olaya müdahil oldu. Zaten yürürlükte olan kanunları işleterek gerekli denetimleri yaptılar ve Aleyna Tilki'nin gece kulübü, bar gibi mekanlarda çalışması yasaklandı.
Aleyna Tilki de "Artık kulüplerde sahneye çıkmayacağım" noktasına geldi.

Çocuk işçi sorunu
Bu olay medyanın sosyal sorumluluk haberleriyle toplumu etkileme gücünü bir kez daha gösterdi. Bu yüzden Günaydın'ı ve takip haberlerini yapan muhabirleri kutlamak gerekir.
Eleştirilere gelince... Sabah'ın haberleri Tilki'nin yetenekli olup olmadığına ya da sahneye çıkıp çıkmamasına dair değildi. Çocuk yaştaki bir işçinin, belli mekanlarda, ortamlarda ve saatlerde çalıştırılmasının yanlış olduğunun altı çiziliyordu.
İşin ekonomik, sanatsal, eğitimsel, ahlaki ve psikolojik yönlerini uzmanları tartışabilir fakat bu durum kanunlara aykırı ve Sabah bu konuda haklı.
Aleyna Tilki elbette müzik çalışmalarına devam edebilir ve yaşına uygun mekanlarda sahneye çıkabilir.
Zaten bu haberler kendisine "Reklamın iyisi kötüsü olmaz" deyişini hatırlatırcasına, hayatın tabii seyri çerçevesinde elde edemeyeceği bir şöhret kazandırdı. Tanınırlığı ve takipçilerinin sayısı arttı. Klip ve videoları milyonlarca kişi tarafından izlendi.

Çocuk yayıncılığı
Son olarak şunu unutmamakta yarar var: Aleyna Tilki halen bir çocuk ve hakkında yapılan haberleri çocuklar da okuyor.
Bu tarz haberlerde medyanın önceliği çocukları olumsuz etkilerden korumak olmalı. İyi niyetli bir şekilde yapılsa bile bu neviden haberlerin çocukların psikolojisini menfi bir şekilde etkileyebileceği unutulmamalı.
Hazırlanan bültenlerin çocuklara da ulaşacağı bilinmeli; kelimelerin ve fotoğrafların seçiminde dikkatli davranılmalı. Haber ya da yorum yaparken farkında olmadan çocuk istismarına alet olunmamalı.
Zaten mağdur olan çocuklara değil, onları yanlış yönlendiren, suiistimal eden 'büyük'lere, yapım şirketlerine, aileye, menajerlere odaklanılmalı. Sabah bunu bir ölçüde yaptı.
Biliyoruz ki bu süreç doğru biçimde yönetilemediğinde çocuklar eğlence endüstrisinin ve medyanın müşterek sunağında geçici bir şöhrete bedel olarak kurban ediliyorlar. Hızla harcanıyor, tüketiliyor ve yitip gidiyorlar. Oysa onlar ailenin, toplumun hatta medyanın geleceği.
Haberlere konu olan Aleyna Tilki de o çocuklardan biri.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.