Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Başlangıçta dâhiyane bir fikir gibi görünmüştü. Ne de olsa bütün gazeteciler işten arta kalan zamanlarında bir bara gidip birkaç kadeh atarken meslektaşlarıyla takılıyor; muhabbetin dibini buluyorlardı.
İnsanlar ya da olaylar hakkında dedikodu yapıyorlardı. Bu gayri resmi toplantıları yazı işleri masasının çevresinde değil de bir bar taburesi üstünde yaptıkları için son derece rahat, acımasız, umursamaz hatta vahşi olabiliyorlardı.
Bilgilerle tahmin ve varsayımları harmanlayarak popüler medya figürlerini, iş adamlarını, sanatçıları, sporcuları vs. yerin dibine batırıyor ya da göklere çıkarıyorlardı. Salon İngilizcesi değil argo konuşuyorlardı.
Kimi bilgi kırıntıları da içeren bu filtresiz ve çakırkeyif muhabbetlerin önemlice bir kısmı haberlere yansımıyordu. Yansısa dahi 'böyle kuş mu olur canım' diyerek boynu ve bacakları kesilmiş ölü bir devekuşuna dönüşüyordu.
Nick Denton, gawker.com sitesini yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığım boşluğu doldurmak amacıyla kurmuştu. Mahremiyet meselesi başta olmak üzere genel kabul görmüş etik kuralları önemsememesi, efendi olmak için özel bir çaba sarf etmemesi, rencide edici olmaktan çekinmemesi gibi nedenler siteyi kısa sürede teknik olarak 'başarılı bir girişim' haline getirdi.
Takip ediliyor, tartışılıyor, gündem belirliyordu. Tanınmış figürlerin hem eğlencesi hem de korkulu rüyası oluyordu. Ta ki efsanevi Amerikan güreşçisi Hulk Hogan'la kapışana kadar... Daha doğrusu Terry Bollea tarafından dava edilene kadar...

Bir haber ve iflas
Hulk Hogan Amerikan eğlence endüstrisi tarafından üretilmiş bir figürdü, bir sahne karakterinin ismiydi. Ringlerde ve filmlerde gördüğümüz uzun boylu, uzun saçlı, uzun bıyıklı, kalın kaslı, renkli gözlü devasa kişinin gerçek adı Terry Bollea idi.
Dedikodu mahfillerinde Bolero'nun, namı diğer Hogan'ın, yakın arkadaşlarından birinin karısıyla ilişkisi sırasında çekilmiş görüntülerin varlığından söz ediliyordu. Arkadaşı ve karısı da tanınmış insanlardı.
gawker.com bu görüntüleri buldu ve yayınladı. Kıyamet koptu. Bolero'nun avukatları önce videonun ve haberin siteden kaldırılmasını istediler. Bu talepleri karşılık bulmayınca da medya tarihinin en büyük tazminat davalarından birini açtılar.
Son derece medyatik bir dava sürecinin sonunda kazandılar da. Mahkeme, internet sitesinin 31 milyon dolar ödemesine hükmetti. Sahibi iflas etti. Çalışanları işsiz kaldı. Başka bir gruba satılması da siteyi kurtaramadı ve kapandı.
Sürprizlerle dolu bir davaydı. Bolero'nun mahkeme masraflarını daha önce site tarafından hakkında haberler yapılan Silikon Vadisi milyonerlerinden Thiel'in karşıladığı ortaya çıktı. Thiel desteğini 'Bugüne kadar yaptığım en hayırsever iş' olarak tanımladı. Bollea'nun avukatlarından biri aynı zamanda kocası henüz başkan seçilmemiş olan Melanie Trump'ın da avukatıydı.
Bazı hukukçular ve gazeteciler kararı fikir ve ifade özgürlüğüne vurulmuş en büyük darbelerden biri olarak nitelediler. Diğer bazı avukat ve gazeteciler aynı görüşte değiller.

Kişilik bölünmesi
Taktik savaşlarıyla, inatlaşmayla, bel altı şakalarla vs. kamuoyunun yakın ilgisine mazhar olan davada iki kırılma anı yaşandı.
Bunlardan ilki haberi yayına alan editörün yeminli ifadesinde söylediği bazı sözlerin ortaya çıkmasıydı. "Çocuk pornosu hariç her şeyi yayınlarım" diyen editöre, sorguyu yapan kişi "Çocuk derken kimi kastediyorsunuz" diye sormuş ve "4 yaşından küçük" yanıtını almıştı.
Yarı şaka yarı ciddi söylenen bu sözler sitenin ahlak anlayışının ve yayıncılığa bakışının bütünüyle mercek altına alınmasına neden oldu ve kabul edilemez bulundu.
İkinci dönüm noktası Terry Bollea'nın 'Hulk Hogan'ın bir Amerikan kahramanı olduğu ve Hogan ile kendisinin her zaman aynı kişiler olmadığı' tezini işlemesiydi.
Savunma kurgusal kişilikle resmi kişilik arasında bir ayrım yapılması gerektiğini savundu ve bunu jüriye kabul ettirmeyi başardı. Çeşitli oturumlarda güreşçinin avukatları ısrarla şunu söylediler: Müvekkilleri evinde ve kamuya kapalı mekânlarda iken Terry Bollea idi; ancak evin kapısını açıp sokağa çıktığı zaman Hulk Hogan'a dönüşüyordu. Bollea olarak yaptıkları yüzünden Hogan yargılanamazdı.
Neticede mahkeme de bu görüşü benimseyerek emsal niteliği taşıyan bir karar verdi. Bollea'nın ilişki görüntülerinin yayınlanmasında kamu yararı olmadığına hükmetti.
Acaba Türkiye'deki meslektaşlarımız, özellikle magazinciler, bu karar hakkında ne düşünüyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER