YAZARA MAİL GÖNDER AK Parti'nin AB'ye dönüş sırrı

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Son dönemde Başbakan Erdoğan'ın askerlere yönelik açıklamaları ve AB ile ilişkilere ağırlık vermesi dikkat çekiyor.
Özellikle AB'yi eleştirmesi Şanghay Beşlisi'ni alternatif göstermesi kafalarda soru işareti yaratıyor. Ancak işi özü aslında çok farklı... AK Parti'nin siyaset belirleyici kadroları aylardır yeni bir siyaset stratejisi üzerinde çalışıyor.
Tutuklu askerlere yönelik tavırlar da, AB'ye yönelik yaklaşımlar da AK Parti'de yeni bir siyaset tarzının devreye gireceğini işaret ediyor. Bir anlamda AK Parti AB konusunda 2005'e geri dönerken, iç siyaset açısından da "merkeze" yöneliyor.
Bu noktada akla gelen soru şu: 2011 seçimlerinden sonra daha muhafazakâr bir çizgi izleyeceğinin işaretini veren AK Parti ne oldu da birdenbire merkeze ve AB'ye yüzünü dönen bir siyaset izliyor?
Bunu birileri önümüzdeki üç seçimi kazanma stratejisi olarak niteleyebilir. Ancak asıl belirleyici olan Ortadoğu konjonktürü ve Kürt meselesi...
AK Parti kulislerinde bu iki mesele tartışıldığında çok tipik bir analiz yapılıyor. Rahmetli Turgut Özal, 90'ların başında Kürt meselesini çözmeyi çok istedi çünkü o günün şartları çok uygundu. Sovyetler çökmüş, siyasi rotasını kaybetmişti. Çin dünya ticaretinin güçlü bir aktörü değildi. Kürt siyasi hareketi de bu kadar geniş bir sosyolojik tabana yayılmamıştı. Gücünü koruyan tek erk ise içerideki statükoydu. O da Özal'a engel oldu.
Şimdi ise tam tersi bir durum var. İçerideki statüko geriledi ama dış statüko, Rusya-Çin ve İran ekseni çok güçlü. Bir de İsrail ve Almanya faktörü var. Hepsi bölgede oyun kurucu durumunda... AK Parti bu gerçeği gördü ve harekete geçti. Bunun için Türk-Kürt ittifakıyla AB'ye ihtiyaç var. Bu da sadece AK Parti'nin değil Türkiye'nin ihtiyacı...
Sarkozy körlüğünden kurtulan AB'nin de Türkiye'ye ihtiyacı var. Onlar da Türkiye'nin bölgedeki rolünü ve önemini görüyor.
Bu nedenle AB ile ilişkilerde ikinci bahar dönemine giriyoruz. AK Parti bunun hazırlığı içinde... Başbakan Erdoğan'ın eleştirilerine rağmen satır aralarında bu değişmenin ipuçlarını görmek mümkün. Almanya Başbakanı Merkel'in gelişi ve yeni barış sürecinde Öcalan'ın açıklamalarıyla bu daha da netleşecek.
Ve şimdi daha fazla Kopenhag Kriterleri hayatımıza girecek.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.