YAZARA MAİL GÖNDER Barışı Çin'de hissetmek

YAZARLAR

Tarihin yeniden yazıldığı bugünlerde Türkiye'yi dışarıdan izlemek de farklı bir duygu... Çok uzaklarda, Çin'de de olsa, 21 Mart Newroz bayramıyla ülkemize, İsrail hükümetinin "özür" cevabıyla da bölgemize gelen barış havası yüreğimizi ısıttı...
Son iki yıldır sık sık bu iki konuda yazan ve konuşan biri olarak, insanın ütopyasının bir biçimde gerçekleşme yoluna girmesi ve mütevazı olmayacağım öngörülerinin doğrulanması gerçekten hoş bir duygu...
Hele bu toplumsal ve bölgesel barışın az sorunla da hayata geçmesini görmek ne muhteşem bir şey...
Eminim onu da göreceğiz...
Şimdi gelelim Çin'de neler olduğuna...
Çin'in derin tarihi, kültürü ve insanlık ailesine katkıları biliniyor. Ama son yarım yüzyılı "komünizm" parantezine aldığı için neler olup bittiğini anlamak ve "Çin nereye gidiyor?" sorusunu cevaplamak pek kolay değil.
Özellikle 1990'lardan sonra Çin'de öylesine olağanüstü ve derin bir değişim yaşandı ki tüm dünya olup bitenleri hayranlık ve kıskançlıkla izledi.
Çin'i tek parti yönetiyor ve eyalet sistemi var. Resmi ideoloji komünist, hayat ise pazar ekonomisi kurallarına göre işliyor. İşte bu Çin'i görmeden anlamak zor... Birçok alanda, başta da ekonomide yaptıklarını, neyi başardıklarını gündelik hayatımızdan biliyoruz.
Üç şey daha var; Çin, dünya müteahhitlik ve gemicilik hizmetlerinde bir numara...
Demiryolu yapımında da sınır tanımıyor. Bu başarı sadece ucuz işgücüyle açıklanamaz. Onun arkasında büyük ihtimalle 3 bin yıllık Çin kültürü ve ülkeye sahip çıkma yatıyor.
İşte o kültürle Türkiye arasındaki bağı bugünlerde daha da güçlendirmek için Turizm ve Kültür Bakanı Ömer Çelik'le Çin'in Başkenti Pekin'deyiz. Dün de Şanghay'a geçtik.
Bu yıl Çin'de "Türk Yılı" kutlamaları başladı. Türklerin Çinlilerle tarihi ve kültürel ilişkisi çok çok gerilere uzanıyor.
Ama son yarım yüzyılda pek üstüne bir şey konulamamış ki iki ülke yönetimi de bu ilişkinin geliştirilmesinden yana... Geçen yıl Türkiye'de "Çin Yılı" bu yıl da Çin'de "Türkiye Yılı" kutlamaları yapılıyor.
İkinci günün gecesinde Pekin'deki Poly Theatre salonunda Türkiye Yılı'nın açılışı vardı.
Galaya Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'le Çin Kültür Bakanı Cai Wu'nun yanı sıra çok sayıda davetli de katıldı.
Sahnede Türk kültüründen örnekler verildi, Çin kültürüyle da ortak noktalara dikkat çekildi. Coşku vardı ama hâlâ eski Türkiye "zihniyeti"nin izlerini taşıması hoş değildi.
Bakan Çelik, Çin'le ilişkileri geliştirmede şansımız ve ortak noktalarımız olduğunu belirtip ekledi: "Bundan sonra çok şey değişecek..."

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.