YAZARA MAİL GÖNDER Sarıgül şimdi ne yapacak?

YAZARLAR

Türkiye'nin yüzyıllık sorunu, Kürt meselesini ve onun bir sonucu olan 30 yıllık düşük yoğunluklu savaşı sonlandırmanın riski çok yüksek. Böyle bir karar almayı, seçim başarısına bağlamak insafla bağdaşmaz.
Bu sığ değerlendirmeleri bir yana bırakalım ama şu da bir gerçek: Barış sürecinin, başarılı veya başarısız sonuçlanması ister istemez önümüzdeki seçimleri etkileyecek.
Getirisi de götürüsü de yüksek olacak.
İşte siyasetin bu kararı vermesi cesaret istiyor.
Tam da bu nedenle konuşmaya bile cesaret edemeyenlerle "çözüm sürecini" başlatma cesaretini gösterenler, seçmen karşısında bir olmayacak.
Barış süreci başka bir şeye daha yol açacak: Toplumsal yaşamdan ekonomiye hayatımızı değiştirecek ama en derin değişim siyasette yaşanacak. Deyim yerindeyse siyasette deprem olacak.
Depremin merkez üssü ise CHP...
MHP'nin durumu belli... Bir süre daha sert söylemlerle PKK ve milliyetçilik üzerinden beslenmeye devam edecek. Hatta kamuoyu yoklamalarında yükselme bile görülebilir. Ama genç çocukların toprağa düşmediği görüldükçe ve barış süreci oturdukça bu ilgi azalacak.
BDP de çok değişecek ve bu değişimin ipuçlarını yazacağım ama en sert kırılma CHP'de yaşanacak. Çünkü CHP daha önce söylediklerinin tam tersi bir konuma düşmüş durumda. Ne yaptığını bilmiyor.
Dahası Deniz Baykal'dan Muharrem İnce'ye, hatta kimlik problemi yaşayan Gürsel Tekin'e kadar birçok siyasi aktör "milliyetçileri aratamayacak bir dille" çözüm sürecinin karşısında yer alıyor.
Destek verenler ise susuyor. En çok konuşması gereken Sezgin Tanrıkulu bile ortada yok. Ercan Karakaş, Gülseren Onanç ve Alaattin Yüksel gibi "sosyal demokrat"lar ne yapıyorlar anlaşılır gibi değil.
Benim en dikkatimi çeken şey ise bu haldeki bir CHP'nin İstanbul planları yapması. Tabii İstanbul denince de akla Mustafa Sarıgül geliyor.
Sahi Sarıgül ne yapacak şimdi? Kulislerde hâlâ Sarıgül'ün aday olacağı konuşuluyor. Hatta CHP adaylığının netleştiğini söyleyenler bile var. Ama önünde iki önemli handikap bulunuyor: Deniz Baykal ve barış süreci rüzgârı.
Daha önce Muharrem İnce örneğini yazdığımda itirazlar gelmişti ama hatırlayın önceki gün medyada bir kamuoyu yoklaması yer aldı. O yoklamada Muharrem İnce'nin birinci çıkması ilginçti. Bu tesadüf olabilir mi?
Sarıgül'ün adaylığını zora sokacak ikinci gelişme "barış süreci"nin başarılı olması. İstanbul'da yapılanları ve Başbakan Erdoğan faktörünü bir yana bırakıyorum, yüzyıllık bir sorunu çözecek AK Parti'nin İstanbul'da seçim kaybetmesini düşünmek akıl kârı değil. Zaten garanti görmezse aday olmayı düşünmeyecek bir Sarıgül, şimdi çok daha ince hesaplar yapacak. Bu da "CHP'yi ancak Sarıgül canlandırır" beklentisi içinde olanlara hayal kırıklığı yaşatacak; hesap yapanların da hesabını bozacak görünüyor.
Ayrıca İstanbul'da yüzde 6.5 civarında bir Kürt oyundan söz ediliyor. Daha önce bu oyun önemli bir kısmının CHP'ye çekilmesi hesapları yapıldı ama barış süreci bu hesabı da altüst etti.
Bu durumda, Sarıgül'ü de kaybetme ihtimali olan bir CHP'nin, süreç karşısındaki tavrı nedeniyle deprem yaşamaması mümkün mü?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.