YAZARA MAİL GÖNDER 'Alevileri küstürmeyelim'

YAZARLAR

Türkiye'nin sıcak gündemine Gezi'yle bir parantez açılsa da artık gündem aslına "Barış süreci" ve "Alevi açılımı"na dönüyor.
Bu iki alanda atılacak adımlar toplumu büyük oranda rahatlatacağı gibi yeni anayasaya giden yolu da açacak. Her ikisi de yüzyılı aşan meseleler ama en azından 30 yıldır çözüm için hükümetlerin önünde bekledi. Kimse de vesayet rejimini veya toplumsal tabuları aşıp çözümü başaramadı. İlk kez AK Parti iktidarıyla Türkiye çözümün eşiğine geldi. Şimdi o eşikte atılacak adımlar bekleniyor.
Bu durumu, eski bir siyasetçi Mehmet Keçeciler'le konuştum. Keçeciler, Sünni geleneğin içinden gelen, Kürt meselesi nedeniyle Meclis araştırma komisyonlarında çalışan ve daha da önemlisi hem parti yönetiminde hem de bakanlık düzeyinde "siyaset yapıcı" kadro içinde yer alan etkili bir isim.
Uzun bir süre "petrol"le ilgili bakanlık yaptığı için de Ortadoğu'da yaşananları yakından izleyen bir siyasetçi. Kürt meselesinde yaşanan süreçle ilgili şu tespiti yapıyor:
"Barış süreci bu hükümetin yaptığı en iyi iş... Bu sadece askerle çözülecek bir mesele değil. Tabii yine asker olacak ama bu mesele büyük ölçüde siyasetçilerin çözeceği bir iş. Şu ana kadar hükümetin beyanlarına bakılırsa, süreç iyi gidecek görünüyor. Halk barış olsun istiyor."
PKK'nın çekilmesi konusunda sorun yaşanmayacağını belirten Keçeciler, yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor: "Bu hükümet Kürtçe yayın yapan TV açtı. Bu önemli bir adımdı ama bazı konularda geç kaldık. Tereddüt ediyoruz, güvenlikçi bir gözle bakıyoruz. Anadilde eğitim talebi var. Elbette ona dikkat etmek gerekiyor. Resmi dil Türkçe olmak kaydıyla Kürtçe serbest olmalı. Tabii biz düşünce, din ve vicdan özgürlüğünde çok geri kalmışız. Bunlara rezerv koymuşuz. 'Bölerler' diye korkuyoruz. Korkmamalıyız. Cumhuriyetin devamından korkmamalıyız. Bu hükümet Batı standartlarına uygun demokratikleşme adımları atsın gerisi gelir."
Keçeciler
'e son günlerde yeniden yoğun tartışılan Alevi meselesini de soruyorum. Söze "hassas bir konu" diye başlıyor ve bir sahne hatırlatıyor:
"Saddam Hüseyin'in asılma sahnesini hatırlıyor musunuz? Güya cep telefonuyla çekmişler. Bütün dünyaya servis ettiler. ABD'nin izni olmadan öyle bir çekim yapılabilir mi?
Peki, o sahnede yer alan kar maskeli adamlar ne söylüyordu? 'Beni Sadr, Beni Sadr' diyerek yamyam dansı yapıyorlardı. Beni Sadr Irak Şiilerinin lideri. Saddam'ı Beni Sadr öldürdü mesajını bütün dünyaya ustaca verdiler.
Acaba niye? Bu bölgede Sünni-Alevi ihtilafını derinleştirmek için özel bir gayret var. Biz bu oyunlara düşmemeliyiz."
Hükümetin yapması gerekenler konusunda da şunları söylüyor: "Alevileri kızdıracak, üzecek bir davranışta bulunulmamalı. Bizim Sünnilerimiz İran yanlısı olabilir ama Alevilerimiz İran yanlısı olmaz. Bu bakımdan bizim Alevilerimiz elleri öpülesi vatansever insanlardır. Bugüne kadar Alevileri küstürecek davranışlar yaptık, onlardan vazgeçmeliyiz. Başbakan Alevi açılımına devam edileceğini söyledi. Bunu takdir ediyorum, devam edilmeli..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.