YAZARA MAİL GÖNDER Devlet pratiğinden çıkan "terör" örgütü

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Ergenekon davasında cezalar açıklandı. Uzun tutukluluk tartışmalarına rağmen Türkiye ilk kez kirli tarihiyle yüzleşmesine yol açan bir davayı sonuçlandırdı.
Bu bir milat... Çünkü 1952'den bu yana "muhteşem operasyonlar" yapan, siyaseti dizayn eden, kirli olaylarla topluma korku salan, çatıştıran, bunu yaparken de "terör" yapmaktan çekinmeyen devlet içindeki "güçlerden" söz ediyoruz.
Ergenekon davasıyla ilk defa devlet eksenli bir örgütün varlığı yargı tarafından "tescil" edildi. Biliyorsunuz, daha önce "rutin dışı"na çıkan veya "münferit" sayılan bir güçten söz ediliyordu. Ama hesap sorulamayan bir güçtü bu.
Alın geçmişimizden iki örnek: Tarih 1977. Dönemin muhalefet lideri Ecevit'e İzmir Çiğli Havaalanı'nda suikast yapıldı. Silahın Özel Harp Dairesi'ne ait olduğu ortaya çıkmasına rağmen üzerine gidilemedi.
Tarih 1988... Bu kez de Başbakan Özal'a suikast yapıldı. Bu suikastta Özal Harp Dairesi'yle ilişkili bulundu ama yine üzerine gidilemedi.
Sadece onlar mı?
70'ler, 80'ler ve 90'larda yapılan katliamlar, faili meçhul cinayetler, darbeler ve darbe girişimleri de öyle. Hangisinin hesabı sorulabildi? Hiçbirinin.
Ergenekon Terör Örgütü davası bu açıdan bir ilk. Ve böylece devlet kaynaklı bir terör örgütü tanımı da ilk kez siyasi literatürümüze girdi. Eskiden bunu söyleyenler mahkûm edilirdi. Bu sayede son 5 yılda faili meçhuller durduruldu, darbeler engellendi.
Elbette Yargıtay yolu ve başka temyiz seçenekleri var ve haksızlığa uğradığını düşünenler o yolu deneyecek ama önemli olan davanın özü. O öz, ülkeyi kurtarıcılardan kurtarmaktı. Davanın ilk günlerinde omzu kalabalık emekli komutanların "Bizi yargılayamazsınız" sözlerini hatırlayın.
Bu hiç kolay bir süreç değildi. Çünkü bu ülkede yıllardır darbeciler, yaptıklarının hakları olduğuna inandı.

Gladio ve Temiz Eller operasyonu

Bu açıdan İtalya'daki Gladio yargılamalarına bakmakta yarar var. Savcı Felice Casson, her türlü tehdide, suikast girişimine rağmen işin peşini bırakmadı ve dönemin Başbakanı Giulio Andreotti'yi bile istifa ettirerek yargı önüne çıkarttı.
Şu da mahkûm edilen ünlülerin listesi: Bir eski Başbakan, 30 general, 4 bakan, çok sayıda gazeteci, medya patronları, bankerler, 19 yargı mensubu ve 58 profesör. Tam 622 kişi, örgüt üyeliğinden mahkûm edildi.
Gladio yargılamasından sonra 90'ların başında bir de "Temiz Eller" operasyonu başlatıldı. Bu da siyaset, iş dünyası ve mafya arasındaki karanlık ilişkileri ortaya çıkardı.
Temiz Eller Savcısı Antonio Di Pietro'ydu. Savcı, tam 7 bin 417 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Bunlardan 4 bini için yasal süreç başlatıldı. Böylece 911 işadamı ve 2 bin 993 kamu görevlisi adalet önüne çıkartıldı. Aralarında eski Başbakan Bettino Craxi'nin de bulunduğu 12 eski bakan ve parlamenter hakkında tutuklama kararı verildi.
Şimdi İtalya'daki bu tabloyla bizdeki Ergenekon davasını kıyaslayın. Sanıyorum 1997 yılıydı Temiz Eller Operasyonu'nun Savcısı Di Pietro, TÜSİAD'ın konuğu olarak İstanbul'a gelmişti.
Herkes cesur bir savcı arıyordu ama eminim biri çıksa kimse destek vermezdi. Çünkü ortada o soruşturmaların arkasında duracak siyasi irade yoktu. Bugünkü siyasi irade ve birkaç cesur savcının direnmesiyle Türkiye bu noktaya geldi.
Burada duracağını da sanmıyorum. Uzantıları da er veya geç ortaya çıkartılacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.