YAZARA MAİL GÖNDER CHP'de Baykal-Sarıgül ikilemi

YAZARLAR

Sonbaharda bazı kesimlerin kaos yaratma planları gerçekleşir mi bilinmez ama bazı partilerin fırtınaya tutulacağını söylemek kehanet olmaz.
Çünkü siyasette çok şeyin değişeceği bir sonbahara giriliyor.
Her parti kendi iç dinamikleri ölçüsünde bu değişimi yaşayacak. Ama en sarsıcı olanını CHP yaşayacak.
Görünen köy kılavuz istemez. Sonbahar, CHP'de bazı siyasi aktörlerin sonbaharı olabilir.
O aktörlerin başında da eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal geliyor. "Bu da nereden çıktı" demeyin.
Biraz sonbaharda neler olabileceğine bakalım. Şu sıralarda yoğun biçimde, eylül sonu veya ekim başında Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olacağı konuşuluyor.
Hâlâ CHP içinde veya dışında ısrarla Sarıgül'ün aday olmayacağını Şişli'ye fit olacağını söyleyenler var.
Bir CHP'li, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun son TV konuşmasıyla kapıyı aralamadığını tam aksine kapattığını belirterek şöyle diyor:
"Bu işlerin bir yolu yöntemi var. Eski Genel Başkan Baykal 2004 öncesi Şişli Belediyesi'ne gidip, Sarıgül'ü makamında ziyaret etti ve partiye çağırdı. İlçe başkanı için bu izleniyorsa Büyükşehir için neden izlenmesin? Gerçi sonra pişman oldu ama izlenen yol buydu. Kemal Bey, Parti Meclisi'nden geçmesi gerektiğini söyleyerek bu yolu kapattı."
Elbette bu argümana Sarıgül'ü CHP'de isteyenlerin bir cevabı var. Onlara göre genel başkan gitmez yardımcısı gider ve olay biter.
O da belli. CHP yönetiminde, Sarıgül'ü en çok isteyen genel başkan yardımcısı Adnan Keskin. Keskin de bunu seve seve yapar. Ancak bu tereyağından kıl çeker gibi olacak gibi görünmüyor. Çünkü bırakın Parti Meclisi'ni, 15 genel başkan yardımcısından Sarıgül'ü isteyenlerin sayısının 4'ü geçmediği söyleniyor.
Kimi pozisyonlarının sarsılması kimi de kendi adaylıklarının önünün kesilmesi ihtimaliyle Sarıgül'e soğuk bakıyor.
Ama CHP'de fırtınalar kopartacak şey bu soğuk bakış değil. Onu da içine alıp değerlendirebilecek başka bir gerilimden söz ediliyor: Deniz Baykal gerilimi...
Baykal- Sarıgül ilişkisinin 2005'teki kurultayda nasıl bittiği malum. "Çok dinamik, alev topu gibi, kabına sığmayan, pırıl pırıl, çok sevilen bir belediye başkanı" diye partiye getirdi ve çok sürmeden ihraç edecek noktaya geldi.
Bir süre önce tam da bu konuyla ilgili CHP kulislerinde Baykal'ın çok sert bir yaklaşımından söz edildi: "O zat, benim cesedimi çiğnemeden bu partiye dönemez."
Fazla abartılı geldiği için yazmadım ama şimdi konuşulmaya başlanan şu sözü duyunca yazmadan edemedim: "Sarıgül CHP'ye gelirse Baykal istifa eder..."
Aslında Sarıgül'ün CHP adayı olması halinde, onun partiden ihraç edilmesini sağlayan Baykal'ın ne yapacağı hakikaten soru işareti. Oturup bekler mi, yoksa istifa mı eder? Bunu bilmiyoruz ama şu biliniyor: Sarıgül'lü bir CHP'de Baykal'ın siyasi geleceği yok.
İşte bu pencereden sonbahara bakınca CHP'de yaşanacak fırtınayı bir düşünün.
Son dönemde daha makul bir lider portresi çizen, Hacı Bektaş Veli Şenlikleri sırasında Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a saldırıyı kınayan, daha kucaklayıcı olmaya çalışan Baykal'ı sonbaharda izlemekte yarar var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.