YAZARA MAİL GÖNDER Jurnalci MİT'ten küresel MİT'e

YAZARLAR

Milli İstihbarat Teşkilatı'yla (MİT) ilgili yeni yasa taslağı Meclis gündeminde. Bu yasaya itiraz edenler var ama işin garip tarafı nedir biliyor musunuz? Türkiye devletinin en temel kurumlarından istihbarat teşkilatının bir yasası yok. Bir yasa var ama yetersiz. İş daha çok bugüne kadar yönetmeliklerle yürütülmüş. Bu yüzden belki de yasal açıdan en güvencesiz kurum bizzat MİT.
Bunun nedeni de büyük olasılıkla iç siyasetin bir parçası olarak kullanılması... Her önüne gelen işine geldiği gibi kullanmış. Anlayacağınız MİT, kendi vatandaşını jurnalleyen bir kurumdan öteye geçememiş bugüne kadar. Ağırlıkla askerin zaman zaman da siyasi iktidarların korumasına sığınarak ayakta kalmış.
Zaten bölgesel ve küresel sorunlarla ilgilenmek gibi bir durumu da yoktu; çünkü o görevler, büyük olasılıkla MİT'le iç içe yaşayan CIA'ya veya Mossad'a havale edilmişti. Bazen dış görevlerle ilgilenseler de ne yazık ki o görevlerinin de bir yasal dayanağı yoktu.
7 Şubat 2012'de olanlar MİT'in bu yapısını, yasal dayanak sorununu hatırlatmak açısından bir dönüm noktası oldu. Şu manzara bile MİT'in nasıl bir duruma düşürüldüğünün kanıtı. 7 Şubat günü, İstanbul MİT Bölge Başkanlığı İstanbul Polisi tarafından sarılır. Adeta kuşatma altına alınır. Polislerin arasında başbakanlık koruma polisleri bile var.
İnsanlar tünellerden kaçırılıyor. Eski müsteşarı ve yardımcıları korunaklı evlere taşınıyor. Görevdeki müsteşarın yani Hakan Fidan'ın uçağı izleniyor ve o izleme sonucu gözaltına alınması planlanıyor. Dünyada örneği olmayan bir durum.
Türkiye'nin en dokunulmaz kurumuna operasyon çekmekten daha somut "Paralel devlet" kanıtı olabilir mi? Geçmişte Mehmet Ağar-Mehmet Eymür çatışması yaşanmıştı ama böyle vahim bir boyuta ulaşmamıştı.
Eğer MİT'in bir yasası olsaydı büyük olasılıkla daha az jurnalcilikle uğraşır, daha az darbecilere boyun eğer ve daha çok ülkenin bölgesel meseleleriyle ilgilenirdi. Ve daha önemlisi Türkiye'nin dönüşümüne de katkı sunardı. Çünkü devletler tarihinde önce istihbarat örgütleri dönüşür sonra devlet. Bizde ise kanuni bir güvence olmadığı için siyaset değiştiği halde MİT kendini değiştiremedi. Bu haliyle bile ilk işaret fişeğinin 2006'da MİT'ten geldiğini unutmayalım.
İşte yeni yasa, MİT'i bu durumdan kurtarıyor ve ilk kez yasal güvenceyle kurumsallaşmasının önünü açıyor.
MİT meselesi yıllardır iç siyasetin tartışma konusu. Çünkü jurnalcilikten çıkıp, küresel kuruma dönüşemiyor. Durumu eski MİT Daire Başkanı Mehmet Eymür'e sordum. Eymür şöyle diyor: "Bugüne kadar MİT'in kanuni güvencesi yoktu. Sadece Başbakan tarafından bir güvence vardı. İşler daha çok yönetmeliklerle yürüyordu. Yönetmelikleri bilmeyen kanunda böyle bir madde yok diye MİT'e yüklenebilir."
Eymür'e 7 Şubat'ta İstanbul'da yaşanan kuşatmayı hatırlatınca kısa bir cevap verdi: "Ben MİT müsteşarı olacağım beni almaya kalkacaklar ben o savcıyı alırım. Böyle kepazelik olmaz..."
MİT'in yıllarca iç siyaset aktörü olarak değerlendirilmesini de şöyle yorumluyor: "Evet öyle... Zaten içteki problemler hiçbir zaman bitmediği için dışa dönük çalışma az. Daha önce yazdığım için söyleyebilirim, daha çok ABD'nin yani müttefiklerimizin istediği yerlerde dış faaliyetler yapılmış."
Ve yeni yasaya ilişkin söyledikleri: "Ben ayrıntılı incelemedim ama Sönmez Köksal'la konuştum. O, ne zamandır 'beklediğimiz yasa çıkıyor' diye bir yorum yaptı. Olumlu bakıyor. Yasal güvencesi olan bir teşkilat olması lazım."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.