YAZARA MAİL GÖNDER Türk, Kürt ve Arap'ın kardeşlik seçimi

YAZARLAR

Projelerden çok ses kayıtlarının konuşulduğu bir seçim sürecindeyiz. Daha çok sosyal medya üzerinden yürütülen bu savaşın sokaklara nasıl yansıyacağı ise merak ediliyor. Gerçek sonuçları 30 Mart akşamı sandıklar açıldığında göreceğiz ama bugünden sokağın nabzını tutmak mümkün.
Bu açıdan liderlerin seçim meydanları bir ölçü ama asıl ölçü vatandaşın kendisi... Ve sokak her şeyin farkında...
Bazılarını öfkelendirse de gerçek bu ve sokaktaki insan, kimin neyi ne amaçla yaptığını görüyor.
İki günlüğüne geldiğim Siirt sokakları da farklı değildi. Siirt'i eski AB Bakanı Egemen Bağış, İşadamları Nihat Özdemir ve Ethem Sancak'la birlikte dolaşıyoruz. Bir ara onlardan ayrılıyor ve sokağın nabzını tutmaya çalışıyorum.
Siirt, Başbakan Erdoğan'ın siyasi hayatının kırılma anlarının yaşandığı yani "düşüp-kalktığı" bir kent... Bu nedenle bugün olup bitenlere tepkisi de sert oluyor: "Yedirmeyiz..." Başbakan Erdoğan'a yönelik saldırılara böyle tepki veren Siirtlilerle yaklaşan seçimi konuşuyorum. Bütün doğu ve güneydoğuda olduğu gibi Siirt'te de iki parti yarışıyor. AK Parti ve BDP... CHP, MHP, BBP, Saadet Partisi ve Hüda Par da aday çıkartmış ama hepsi "küçük parti" kategorisinde... Tabii küçük de olsalar farklı özellikleriyle seçimi etkileme ihtimalleri var.
Geçen seçimleri 2 bin oy farkıyla BDP adayı Selim Sadak kazanmıştı. Bu dönem Sadak'ın değiştirilmesi ve oy farkının az olması AK Parti'nin şansını artırmış görünüyor.
Ayrıca güçlü bir isim olsa da BDP adayı Tuncer Bakırhan'ın Siirtli olmaması da önemli bir etken. Ancak AK Parti'nin de handikapları var. Başkan Adayı Ali İlbaş'ın yeni oy getirme potansiyeli olsa da belediye meclis listesinin dengeli olmaması, Gülen Cemaati'nin BBP adayını desteklemesi ve Hüda-Par'ın aday çıkartması seçimin bıçak sırtında geçeceğine işaret.
Bu bilgiler ışığında AK Partililerin düzenlediği bir yemeğe katılıyorum. O toplantıya sonradan AK Parti MKYK Üyesi Prof. Yasin Aktay da katılıyor. Sırasıyla birçok insan konuşuyor. Babası Siirt'in eski belediye başkanlarından olan eski AB Bakanı Egemen Bağış, hemşerilerine şöyle diyordu: "Bundan 17 yıl önce, 12 Aralık 1997'de burada ders kitaplarında da yer alan bir şiiri okuduğu için Başbakanımızı hapse attılar. Bu ayıbı bu ülkeye yaşattılar. Ama Siirt ve bütün Türkiye halkı bu ayıbı kabullenmedi 'Yiğit düştüğü yerden kalkar' dedi ve Siirt ülkemiz için aydınlık günlerin müjdelendiği, Başbakanımızın Parlamentoya girdiği yer oldu. O gün başlayan milli irade mücadelemiz devam ediyor."
Siirtli işadamı Ethem Sancak ise daha çok son operasyonlar ve kuşatmalar üzerinde durdu ve bu seçimin önemine vurgu yaptı: "Bu seçim bir belediye seçimi değil.
Bu seçim Türk'le Kürt'ün, Kürt'le Arap'ın tarihsel ve stratejik kardeşliğini pekiştirme seçimidir.
Bu yüzden herkese iş düşüyor. Ama daha çok da kadınlara düşüyor. AK Partili kadınlara sesleniyorum, bu seçimlerde kapı kapı dolaşıp her eve girin.
Biz de sizin emrinizde olacağız."
Siirt'te seçimin sonucunu siyasi istikrar ve partilerin sokak performansı belirleyecek.
Paralel yapı eksenli kaset kuşatmasına gelince...
Anavatan Partisi'nde siyaset yapmış Siirtli bir esnafın şu sözü, Anadolu'nun olup bitenlere nasıl baktığını özetliyor:
"Bu devlete açılmış savaştır.
Cemaatin kazanma ihtimali yok. İktidarda AK Parti olmasa da bu böyle olurdu."


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.