YAZARA MAİL GÖNDER CHP'de Mansur Yavaş'lı 'merkez sağ' proje

YAZARLAR

Referanduma dönüştürülen 30 Mart seçimlerinin çok kaybedeni var ama en önemlisi hiç kuşkusuz CHP.
Siyaset üretmeyen, özeleştiri yapmayan ve sonuçlardan ders çıkartıp kendisini yenilemeyen bir CHP; sadece CHP'liler için değil herkes için bir sorun. Çünkü CHP statükoya sahip çıkarak Türkiye'nin demokrasiyle buluşmasını geciktiriyor. Bu yüzden CHP'lilerin şapkalarını önüne koyup şu seçim sonuçlarını değerlendirmesi gerekiyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yardımcısı Gürsel Tekin'in seçim sonrası konuşmalarını dinledim. Arkalarındaki onca desteğe rağmen seçimi kaybetmelerine ilişkin tek bir değerlendirme yok. CHP İstanbul Milletvekili Faik Tünay bile "Yenildik ve seçimi kaybettik" diyor ama partiyi yöneten bu ikili "oy pusulamız çalındı"dan öte bir şey söylemiyor.
Peki, cumhuriyeti kuran partinin Anadolu'daki vahim durumu sizi hiç ilgilendirmiyor mu? Seçim öncesi CHP'nin Sivas'tan ötede olmadığını biliyorduk ama seçim sonrasında gördük ki, CHP Sivas'ın bu yakasında da yok.
Şu rakamlara bakın... Düzce yüzde 3.99, Afyon yüzde 5.34, Bayburt yüzde 0.95, Karabük yüzde 2.61... Kırıkkale'de 4'üncü parti yüzde 2.70, Kütahya'da 4'üncü parti yüzde 1.61, Nevşehir'de yüzde 1.87, Rize'de yüzde 4.91, Yozgat'ta yüzde 1.44, Çankırı'da yüzde 1.29.
Mustafa Sarıgül'ün memleketi Erzincan'da CHP yüzde 12.21'le ancak üçüncü parti olabilmiş. Fethullah Gülen'in memleketi Erzurum'da ise yüzde 1.56 ile 5. parti. Bu ülkenin 100 yıllık sorunu Kürt meselesinin merkezi Diyarbakır'a bakın. Sadece yüzde 1.20
Tam bir marjinal parti. CHP bazı illerde yok, bazılarında ise MHP'ye oy vermişler. Türkiye'nin birçok ilinde durum böyle. Belki de böyle olduğu için başkaları onlar adına hesaplar yapıyor. O hesabın başında da "merkez sağ" parti arayışı var.
30 Mart seçimlerinde aslında bir CHPMHP yakınlaşması denemesi yapıldı. Doğrusu CHP'nin bir anlamda aslına yani 1930'lara, içinde MHP'nin ve sağcıların da olduğu bir CHP'ye dönüşmesi hiç şaşırtıcı değil. Başladı zaten.
Lider adayı da artık yavaş yavaş ortaya çıkıyor: Mansur Yavaş. MHP kökenli, muhafazakâr-milliyetçi ve laik kesimlerin sıcak bakacağı bir isim. AK Parti'den ayrılan Suat Kınıklıoğlu'nun Yavaş'ın danışmanlığını yapması da bu "merkez sağ" projenin bir parçası.
CHP üyeleri açısından da sıkıntı görünmüyor. CHP'liler kısa sürede "Mansur Yavaş, Kurtuluş'a kadar savaş" diyerek, sol sosla Yavaş'a ısındılar. Aynı şeyi Kılıçdaroğlu da, "bozkurt işareti"yle yaptı. Gördüğüm kadarıyla seçim sayımlarını "Ankara Savaşı"na dönüştürmenin asıl nedeni de bu. Sokak hareketli tutulacak, sonuç olumlu veya olumsuz; her ihtimal, Mansur Yavaş'ın hanesine yazılacak.
Böylece bir süredir siyaseti "merkez sağ" eksende dizayn etmek isteye nler aradıkları "lider"e kavuşmuş olacak. Bu durum, CHP'ye oy veren, başta İzmir olmak üzere kıyılar ve kent merkezlerdeki ana kitlenin tercihleriyle de çelişmiyor. Çünkü onlar "sol" değil "laik-sağcı" bir kitle.
Peki, kendisini hâlâ "sol" sanan CHP'liler ne yapacak? Çok az bir kısmı bu olup bitenlerden rahatsız görünüyor. Tek ölçünün AK Parti düşmanlığı olması her yolu "mubah"laştırıyor. Yol haritası da büyük olasılıkla Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP ile kurulacak doğal ittifaktan sonra çizilecek.
Kılıçdaroğlu'lu, Sarıgül'lü, Yavaş'lı CHP, çok şeylere gebe. Ya CHP kendini yenileyecek ya da birileri bir kez daha CHP'yi dizayn edecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.