YAZARA MAİL GÖNDER Kılıçdaroğlu'nun son seçimi

YAZARLAR

Şu sıralarda ne yapacağı belki de en belirsiz parti CHP. Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi adayını mı çıkartacak, yoksa ortak aday peşinde mi koşacak?
Parti yönetimi değişecek mi? Bunun için Olağan Kurultay zamanında yapılacak mı yoksa Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasına mı bırakılacak? Ya da bunun yerine seçimli veya seçimsiz tüzük kurultayına mı gidilecek?
Bütün bu soruların CHP üzerinde yoğunlaşmasının bir tek nedeni var: 30 Mart seçimlerinden başarısız çıkmak.
Öyle bir sonuç çıktı ki, ne CHP bu soru- ların muhatabı olmaktan kurtuldu ne de yönetimi değiştirmek için parti içinde bekleyenleri heveslendirdi. Bu durum, bir yıl sonra yapılacak genel seçim nedeniyle herkesi pozisyonunu korumaya itti. Kurultay talep edenler, yeni siyaset isteyenler, sağa kaymadan, Gülen Cemaati'yle ilişkiden şikâyet edenler var ama kimsenin mevcut durumu değiştirmeye gücü yetmiyor.
Çünkü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şu an en güçlü siyasi aktör ve CHP'lilere göre 7 Haziran 2015 seçimlerine kadar da bu gücü sürebilir.
Yanlış denilen tüm politikalarda en büyük pay sahibi Kılıçdaroğlu olmasına rağmen gerçek bu. Bu da CHP'yi kilitlemiş durumda. Herkes şikâyet ediyor, kızıyor ama pozisyonunu kaybetmemek için de susuyor.
Bu yüzden gözler Kılıçdaroğlu'nda. O da cumhurbaşkanlığı seçimini derin bir yenilgi almadan atlatıp, genel seçime hazırlanmayı umuyor.
Denilen şu: Bu beklemeler cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar sürecek. Bu arada ne MYK'da bir değişim olur ne de tüzük kurultayı yapılır. Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası ise iki ihtimalden söz ediliyor. İlki sadece tüzük kurultayı yaparak örgütleri 45 günlük sınırlamadan kurtarıp yenilemek...
İkincisi ise Parti Meclisi ve tüzüğün birlikte değişebileceği "küçük kurultay" yapmak.
İkinci alternatife bugünkü Parti Meclisi üyeleri onay vermese de yapılabilir.
Parti yönetimi de o zaman değişir.
Şu isimlere gidecek gözüyle bakılıyor:
Adnan Keskin, Gökhan Günaydın, Umut Oran, Bülent Tezcan, Bihlun Tamaylıgil, Sencer Ayata ve Emrehan Halıcı. Yeni yönetimde ise Gürsel Tekin'le Nihat Matkap'ın güç kazanacağı söyleniyor. Özellikle Tekin'in örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olma ihtimali yüksek.
Bu süreçte Mustafa Sarıgül ve Mansur Yavaş'a hatta İzmir'den bir iki isme yönetim kapısının açılması sürpriz olmaz. Böylece genel seçimlere biraz silkinmiş ve hareketlenmiş bir CHP ile girilmiş olur.
Cumhurbaşkanı adaylığına gelince...
Hâlâ her kafadan bir ses çıkıyor ve üzerinde mutabakat sağlanmış bir isim yok.
Baykalcılar, solcular, ulusalcılar, sağcılar, hepsi gönlündeki cumhurbaşkanını tarif ediyor ama isim veremiyor.
Çünkü onlar da biliyor ki, söyleyecekleri her isim bırakın Türkiye'yi birleştirmeyi CHP'yi bile birleştiremeyecek. Acı da olsa CHP çevresi böyle bir gerçek yaşıyor.
Politika üretemeyince, 90 yıllık çınar da olsanız her türlü desteğe rağmen Türkiye partisi de olunamıyor, ülkenin en önemli makamına "işte bu..." dedirtecek aday da bulamıyor. Şu aralar CHP içinde kiminle konuşsam bir tek isimde birleştiklerini görüyorum:
Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen.
Görünen o ki, bir son dakika sürprizi olmazsa CHP, cumhurbaşkanlığı seçimine kendi adayıyla gidecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.