Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MHP Genel Başkanı Bahçeli nihayet cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir formül buldu. Hiç yoktan iyi denilen "açı" formülüyle MHP, siyaset üretmede bir adım öne geçmiş görünüyor.
"Milletin aziz bir evladını çatı adayı olarak takdim edeceğiz" diyen Bahçeli'nin tarifinden "muhafazakâr" yanı ağır basan bir cumhurbaşkanı adayı çıkıyor.
Benzer bir yaklaşımı Deniz Baykal da dile getirdi. Baykal, HDP'yi de kapsama alanına alarak şöyle diyor: "Ortak aday Türkiye'nin kaderini değiştirir.
Hiçbir partinin tam istediği aday olmayabilir ama üçünün de oy vereceği biri bulunabilir. Bu her partiden olabilir. AK Partili bile."
Bu tarife Kemal Kılıçdaroğlu da destek verdi: "Cumhurbaşkanı adayı siyaset dışından olursa daha geniş bir kitleyi kapsar 'çatı aday' nitelemesine de bu şekilde uyar. MHP ile görüşebiliriz."
Bu açıklamaların iki önemli yanı var. Birincisi muhalefet aday bulmakta zorlanıyor.
İkincisi ise bu arayış 30 Mart öncesi oluşturulan "kutsal ittifak"ın sürdüğünü gösteriyor. Aslında bu durum muhalefetin içinde bulunduğu açmazın da bir işareti…
Şimdi gelin 7 yıl önceye gidelim.
O dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 10 Temmuz 2007'de şöyle bir tarif yapıyor: "Partiler karşısında tarafsız bir kişi cumhurbaşkanı olmalıdır. Bu nitelikte şu an kafamda isim yok."
Yedi yılda bir arpa boyu yol alınmış değil. Bugün de Kılıçdaroğlu'nun kafasında bir "isim" yok. Muhafazakâr ayağı olduğu için MHP bu açıdan daha şanslı görünüyor. Ama orada da bir isim yok. Durumu MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan'a sordum. Adan şöyle diyor:
"Bizim amacımız Türkiye'de kutuplaşan siyasetin önüne geçmek ve daha toparlayıcı birini alternatif olarak sunmak. Bize gelen tepkilerden, yapılan analizlerden bu sonucu çıkartıyoruz. Bu, Tayyip Bey seçilmesin diye de yapılmıyor. Demokrasi açısından bir alternatif sunuyoruz."
Bütün mesele bu ismin kim olacağı… Hem CHP-MHP aksının, hem dindarmuhafazakâr kesimin oyunu alacak hem de "siyasi kimliği" olmayacak, bir anlamda mucize başarılacak. Hiç kolay değil.
Bu yaklaşımla örtüşmese de MHP'nin önerebileceği en güçlü isim Meral Akşener. Ancak Bahçeli'nin Akşener'e sıcak bakmadığı biliniyor. Geriye MHP içinden sorun çıkarmayacak isimler kalıyor. Tuğrul Türkeş, Sümer Oral, Tunca Toskay ve Murat Başesgioğlu gibi… Bu da belki Sümer Oral hariç CHP'yle "ortak aday" formülüne pek uymuyor.
Bu açıdan Mansur Yavaş daha cazip olabilir. Dışarıdan muhafazakâr kesimlere de sempatik gelecek Hüsnü Doğan ve İlber Ortaylı gibi isimler de telaffuz ediliyor ama onlara MHP'liler bile sıcak bakmıyor.
Sanıyorum bu sıkışmayı aşmak için "çatı formülü" arayışıyla yerel seçim öncesi oluşan "kutsal ittifak"ın sürmesi isteniyor. Burada da, İlhan Kesici'den, Mehmet Haberal'a birçok isimden söz ediliyor. Onların da "tarafsız" ve "siyaset dışı" aktör tanımına ne kadar uyduğu ortada.
Muhalefetin işi gerçekten zor… Muhafazakâr kesimden oy alma hesapları yapılıyor ama işin bir de Kürtler boyutu var. Kürtlerden yüzde 1 civarında oy alan bir muhalefetin işi zor değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER