YAZARA MAİL GÖNDER Hikmet Abi'nin, Ekmel Bey'den nesi eksik

YAZARLAR

Şu sıralarda yüksek sesle olmasa da CHP'lilerin cevabını aradığı soru şu:
CHP yönetimi muhafazakâr kesimden bir ismi kendi misyonuyla çelişmesine rağmen neden Çankaya Köşkü'ne aday yaptı?
Bu soru soruluyor ama doğrusu birkaç ulusalcı dışında kimse de kalkıp "bu seçim yanlıştır" demiyor ya da diyemiyor. Çünkü CHP tabanı ve kadrolarında son 12 yılda yaşanan bir yenilmişlik duygusu var. Bunu aşabilecek ya da aşma ihtimali olan her öneri gözü kapalı kabul ediliyor. Bir anlamda "denize düşen yılana sarılır" durumu.
Aralarında Ali Topuz'un da bulunduğu eski CHP'lilerden gençlik kollarına, Mustafa Sarıgül'ün çevresinden sosyal demokratlara, hepsi bu durumu kabulleniyor.
Ayrıca cumhurbaşkanlığı seçimine az bir süre var ve arkasından herkesin beklentisi olan bir genel seçim geliyor. Kimse pozisyonunu riske sokmak istemediği için de rahatsız olsa bile yüksek sesle itiraz etmeye kalkmıyor.
Biraz Aleviler ve ulusalcıların bir kesiminin oy vermede motivasyon eksikliği yaşayacağından söz ediliyor, o kadar. Onun da nasıl bir sonuç vereceğini ancak seçim sonuçlarında göreceğiz.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı seçiminden asıl rahatsız olanlara gelince... Bunların başında uzun süredir cumhurbaşkanı adaylığı bekleyen ve seçilseydi meydanları hareketlendirecek olan Deniz Baykal geliyor. Baykal'ın son yıllardaki suskunluğunun asıl nedeni de bu olsa gerek. Ama o da işe yaramadı ki Baykal, Ekmeleddin İhsanoğlu seçimiyle derin bir hayal kırıklığı yaşadı. Böylece "siyasetteki son şansı" da heba oldu.
Benzer bir hayal kırıklığını eski CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin de yaşıyor. CHP'liler de bunun farkında. Çetin'in derin bir bilgi birikimi ve derin bir CHP'li geçmişi olduğu biliniyor. Siyasal mezunu, ABD'de Williams Collega'da mastır, en önemli üniversitelerinden Stanford'da da araştırma yapmış, DPT tecrübesinden geçmiş deneyimli bir isim.
Siyasete 1977'de CHP İstanbul milletvekili olarak giren Çetin, bakanlık, parti genel başkanlığı, başbakan yardımcılığı ve meclis başkanlığı dahil birçok önemli görevde bulundu.
Bunlara, bugün CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da zaman zaman akıl danıştığı Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e danışmanlığı da ekleyebiliriz.
CHP'lilerin "Hikmet Abisi", CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Ekmeleddin İhsanoğlu'nu tanıtırken önem verdiği "uluslararası başarısı olan ve dil bilen isim" kriterine de çok uyuyor. Çünkü Çetin, 2004-2006 arasında dünyanın en zor ve karmaşık ülkesi Afganistan'da NATO adına sivil temsilci olarak başarılı bir görev yaptı ve iyi bir iz bırakarak döndü.
Yani CHP geleneğinin uluslararası marka olan tek ismi... Ayrıca Meclis tecrübesi nedeniyle MHP camiasına, Diyarbakır Liceli olması nedeniyle Kürt toplumuna da uzak olmayan ender CHP'lilerden biri.
Son dönemde büyük destek verdiği Sarıgül'ün Hikmet Çetin'in bu özelliklerini hatırlatmak için çaba harcamaması da manidar bulunuyor. Gördüğünüz gibi CHP'nin elinde tam da aranan özelliklere sahip biri var.
CHP'li biri şöyle diyor: "Bu durumda Hikmet Abi'nin Ekmeleddin Bey'den nesi eksik..."
Sahi nesi eksik? Acaba CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu neden aradığı bütün özellikleri taşıyan CHP'li Hikmet Çetin varken parti içi tartışmalara yol açan ve toplumun hiç tanımadığı İhsanoğlu'nu seçti? Bu işte bir gariplik yok mu?
CHP'lilerin cevabını aradığı bir soru da bu...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.