YAZARA MAİL GÖNDER Bedellilerin dinmeyen feryadı

YAZARLAR

Meclis, şu sıralarda başta çözüm süreciyle ilgili olmak üzere çok tarihi yasalara imza atıyor. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Belki de bu nedenle aylardır beklenen "bedelli askerlik"le ilgili bir çalışma ortada yok. İş tamamen Milli Savunma Bakanlığı'nın inisiyatifine bırakılmış durumda.
Bu meseleye Bakan İsmet Yılmaz ne zaman el atar bilmiyorum ama durum giderek vahim bir hale geliyor.
Özellikle son günlerde, mail kutum ve twitter hesabım adeta mesaj yağmuruna tutulmuş durumda... Bir değil, binlerce mail geliyor.
"Bedelli askerlik yasası ne zaman çıkacak? Bize yardım edin..."
Dile kolay GBT korkusuyla hayatla bağı kopan neredeyse 800 bin insandan söz ediliyor. Aileleri ile birlikte o sıkıntıyı yaşayanların sayısı milyonlara ulaşıyor.
Siyaset, toplumdan yükselen taleplere çözüm üretmek için var. Daha önce gerekçe olarak "başvuru yetersiz" deniyordu ama şimdi durum farklı... Yaş ve para miktarının aşağı çekilme ihtimali sayının çok daha yüksek olacağını gösteriyor. Ayrıca durum GBT nedeniyle çekilmez hale geldi.
İnanılmaz sıkıntılar yaşanıyor. Bu sorunun bir an önce halledilmesi gerekiyor çünkü bedelli bekleyenlerin büyük çoğunluğu ailenin tek çalışanı...
Binlerce mailde dile getirilen feryatlardan sadece birinden, Van'da 4 yıldır devlet memuru olarak görev yapan bir bakayadan, yani asker kaçağından söz edeceğim...
Şöyle diyor:
"Maaşını devletten alan, sigortasını devlet yatıran, yeri yurdu belli olan bir asker kaçağıyım... Bir asker kaçağı olarak sistem bana oy bile kullandırttı. Ama nedense sadece GBT'ye yakalandığımda asker kaçağı oluyorum. Ailemi memlekete yolladım ama ben gidemedim. Karadan gitsem 60 km ilerde Balaban mevkiinde asker çeviriyor, havadan gitsem polis karşıma çıkıyor. Ee... Van denizi de memlekete kadar gitmiyor! Bu taraflarda acaba Mahmut abinin tavsiye edebileceği bir yol var mıdır:)) Şimdi beni bir şahıs kurumuma asker kaçağı diye şikayet etmiş. Kurum amirlerim bile bu durumda ne yapacağını bilemiyor. Sizden ricam lütfen bu işin üstüne gidin. Ya da bana Van'dan çıkacak bir yol gösterin."
Onlarca insanın durumu çok daha vahim... Kurdukları veya yaptıkları işi sürdürmek zorundalar ama iş görüşmesi yapamadan, vergi dairesine gitmeden veya bir otelde bile kalamadan...
Bu toplumsal bir sorun değil mi?
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'la yerel seçim öncesi konuştuğumda "seçim yatırımı" olarak olaya bakmadıklarını, Genelkurmay'ın ihtiyacına göre hareket edeceklerini söylemişti. Aylar geçti, Genelkurmay'dan hiçbir açıklama gelmedi. Askerlik ve bedelli meselesi ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor.
Doğrusu Eski Türkiye'den Yeni Türkiye'ye geçerken, bu meselenin de aynı ciddiyetle ele alınması gerekiyor. Genelkurmay bu kadar bakaya biriktiren sistemi sorgulamalı ve yeni döneme uygun bir sistem getirmeli... Ortada 800 bin gibi bir rakam dolaşıyor. Bu kadar insan asker olmak için başvursa ne olur? Hepsini askere almak mümkün mü? Olaya "Hele bir başvursunlar bakarız" mantığıyla mı yaklaşacağız yoksa sistemi değiştirip bu sorunu kökten mi çözeceğiz?
Ayrıca Türkiye'yi yakından ilgilendiren Ortadoğu'daki yeni gelişmelerle ilgili bir durum varsa bunun da topluma açıklanmasında yarar var. Milli Savunma Bakanı Yılmaz'dan 800 bin kişi ve aileleri adına acilen bir cevap bekleniyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.