YAZARA MAİL GÖNDER CHP'de kimler 2015 hesabı yapıyor?

YAZARLAR

Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken, ilginçtir seçim sonuçlarından çok çıkacak sonucun özellikle de çatı adayıyla yarışan CHP ve MHP'yi nasıl etkileyeceği tartışılıyor.
Korkunun ecele faydası yok.
İki parti de, Deniz Baykal veya Meral Akşener gibi kendi içlerinden çıkacak aktörlerin yüksek oy alma ihtimalinden korkup kaçtılar ama bu kez başka bir korku yakalarını bırakmadı: "Çatı Adayı"nın CHP ve MHP'nin son yerel seçimlerde aldıkları oy toplamının altında kalması...
Çünkü en iyimser siyaset uzmanı bile çatı adayının kazanacağına ihtimal vermiyor.
Peki, böyle bir sonuç CHP ve MHP'yi nasıl etkiler?
Kuşkusuz son 12 yılda her seçimi yenilgiyle bitiren ve o yenilgilere her defasında kılıf bulmayı başaran partilerden söz ediyoruz. Yine bir kılıf bulacaklar. Şimdiden gündeme getirilen "Başbakan istifa etmeli, haksız rekabet var" gibi gerekçeler boşuna ortaya atılmıyor.
Bunlar yarının gerekçeleri...
Ancak bu kez durum, kılıflarla geçiştirilecek gibi görünmüyor. Art arda yenilgiler bir yerde patlayacak.
Bu patlama, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun alacağı oy, iki partinin toplamanın çok çok altında kalırsa korktukları gibi cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen sonra, yok arada bir yerde kalırsa 2015 seçimlerinden sonra özellikle de CHP'de gerçekleşecek.
Şu sıralarda parti içinde kurultay toplayacak gücü olan bir ekip de yok. Baksanıza süreçten en çok rahatsız olan Ulusalcılar bile, çoğu atamayla geldiği için topu topu üç imza toplayabildi.
Bu tablo, CHP içinde hesapların ağırlıkla 2015 sonrasına göre yapıldığını gösteriyor.
Hesap yapanların sayısı da birkaçı geçmiyor.
Deniz Baykal, CHP'nin cumhurbaşkanlığı seçiminden güçlü bir yenilgi alınmasına umudunu bağlamış durumda.
Mustafa Sarıgül ise gündemde yok.
Henüz kendi partisi TDH'da mı yoksa CHP'de mi devam edecek o bile belli değil.
Pusuda bekleyenlerden Metin Feyzioğlu'nun durumu daha da vahim; ne parti içinde bir sempatisi var ne de şansı.
Son günlerde sık sık yazılan Muharrem İnce'ye gelince... Ağzı laf yapıyor ama onun da CHP kadrolarında ve oy veren kitlede bir karşılığı yok.
Geriye Kılıçdaroğlu karşısında farklı çıkış yapabileceğini ve toplumda karşılığı olduğunu düşünen bir isim kalıyor; Gürsel Tekin... Star yazarı Ahmet Kekeç'in deyimiyle "ulan niye bir üniversite bitiremedik" diye hayıflanıyor olabilir ama aklının bir köşesinde daha 2010 Mayıs'ından bu yana o makam olduğu biliniyor.
Tıpkı İstanbul il başkanlığı gibi. Oraya gelişine de kimse ihtimal vermemişti. Ama o geldi ve son dönemin en başarılı il başkanı performansını sergiledi. Tam da bu güvenle 2015 sonrasının CHP Genel Başkanlığı hayaliyle yatıp kalkıyor. Çevresine de "daha yaşım genç neden olmasın" diyebiliyor.
Yeni görevi CHP Genel Sekreterliği'ni, "güçlü olmadan bile" çok istemesinin altında bu arzunun yattığı sır değil. Amaç, 2015 seçimlerine giderken, milletvekillerini belirleyecek üç kişiden biri olmak...
Ama sadece bununla yetinmiyor, Anadolu'yu dolaşıyor, farklı çevrelerle bir araya gelip, geleceğe yönelik projeksiyonlar da yapıyor.
Bu arada Kılıçdaroğlu'nun çevresini kuşatan "hemşeri lobisi"ne karşı CHP içinden seslerin yükselmesi de yeni bir işarete.
Ankara İl Başkanlığına Gürsel Erol'a rağmen Necati Yılmaz'ın seçilmesi bu işaretin bir göstergesi. Tekin, bu yeni işareti ilk görenlerden biri...
Mevcutlar içinde 2015 sonrasına en sessiz o hazırlanıyor. Tabii CHP'yi merkez sağa çekip dizayn etmek isteyenlerin başka bir hesabı yoksa...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.