YAZARA MAİL GÖNDER CHP'yi ne kurtarır?

YAZARLAR

Tarihi 10 Ağustos seçiminin sarsıntıları görülmeye başladı. CHP yönetimi sadece birkaç gün dayanabildi. Önce ulusalcı milletvekillerinin, sonra da Deniz Baykal destekli Muharrem İnce'nin ortaya çıkmasıyla "Kurultaylar partisi" olarak bilinen CHP istemese de kurultaya gitmek zorunda kalıyor.
Bu aslında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi için de bir fırsat.
Sanıyorum bu fırsatı gördüğü için Kılıçdaroğlu, imza toplamayı beklemeden kurultay kararını verdi.
Çünkü CHP içindeki "ulusalcılar" güçlerinden daha fazla bir algı yaratarak CHP siyasetini kilitleyebiliyordu.
Dahası kendileri yeni bir siyaset ortaya koymadıkları gibi konulan her siyasete de karşı çıkıyorlardı.
İşte bu nedenle, Kılıçdaroğlu kurultay kartını gördü ve meydan okudu.
Asıl soru, şimdi ne olacak? CHP sola açılacak mı? CHP yönetimi, örgütlerinde ulusalcıların bir karşılığı olmadığı için rahat. Bu yüzden kurultaya gidecek ve kendi deyimleriyle CHP'yi "ulusalcı yükten" kurtaracaklar. Ve böylece CHP sola açılacak. Açılacak ama kurultayda devşirme yöntemle sağa açılmaya "paralel yapı"nın hukuk dışı tapeleriyle siyaset yapmaya ne cevap verecekler belirsiz.
Bazı sorular havada kalsa da CHP'de "sola açılma" fırsatı heyecan yaratmış görünüyor. Bunda kuşkusuz HDP adayı Selahattin Demirtaş'ın yüzde 10'a yaklaşan oy almasının da katkısı var.

CHP ve HDP ittifakı

Henüz erken ama bu durum, az da olsa eski bir özlemi de harekete geçirdi:
HDP üzerinden Kürt hareketi ile ittifak.
Bu konu, yerel seçimlerde gündeme gelmiş hem Selahattin Demirtaş hem de Sırrı Süreyya Önder ilginç açıklamalarda bulunmuştu.
İki aktör de "açık ve ilkeli olursa yapılabilir" demişlerdi ama CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu "Yan yana durmak bize zarar verir" deyince olmamıştı. Şimdi kurultay gündeme gelince bir CHP'li oraya giden yolu hatırlatıyor: "Önce ulusalcılardan sonra da partiyi cemaate yamayan sağcı aktörlerden kurtarıp daha demokrat ve sol bir CHP'ye kavuşmak istiyoruz. Bu bir fırsat. Bu fırsatı yeni siyasetle de takviye edersek Kürtlere da ulaşırız.
Bugün Kürt bölgelerinde negatif açıdan en çok tanınan siyasetçi Birgül Ayman Güler... Bu bile bize ders olmalı."
Bu değerlendirmeyi bir başka CHP'li tamamlıyor: "Ekonomi ve özgürlükler alanında yeni siyaset üretmeden, inanç meselesine samimi yaklaşmadan ve Kürt ayağı olmadan Türkiye'de iktidar olunmaz...
CHP, HDP olayını ciddiye alıp değerlendirmeli... Bu ilişki, Kürt meselesinde CHP'yi de çözüm sürecinin bir parçası haline getirir."
Bu yaklaşımlar ne kadar gerçekleşir, kurultayda göreceğiz. Ama şu tartışılmaz bir gerçek. Ülkenin de bölgenin de siyasi istikrara ihtiyacı var. Başbakan Erdoğan, 12 yılda partisini yüzde 34'ten yüzde 52'ye çıkartarak sadece ülkede değil bölgede de istikrarın çıpası oldu. Muhalefet, özellikle de ana muhalefet partisi, bu gerçeği görüp hem Türkiye'yi hem bölgeyi hem de dünyayı artık doğru okumak zorunda.
Son iki seçimde izlenen çok kötü muhalefetle yolun sonuna gelindi. Türkiye toplumunda bu negatif muhalefetin bir karşılığı yok.
Muhalefet, yeni siyaset üretmediği sürece kaybedecek. CHP, bu kurultayı, parti içi iktidar savaşının bir aracı olmaktan çıkartıp ulusalcıların da, sosyal demokratların da hatta eski merkez sağcıların da Türkiye hayalinin, fikrinin tartışıldığı bir siyaset arenasına dönüştürmeli.
Bu mümkün mü? Zor görünüyor. Ama bir adım atarlarsa kendileri de Türkiye de kazanır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.