YAZARA MAİL GÖNDER Paralel 'Korku İmparatorluğu'nun suç belgesi

YAZARLAR

HSYK seçimleri yaklaşıyor. Yargı, tarihinde belki de ilk kez her türlü vesayeti devre dışı bırakacağı bir seçime gidiyor. Ve ilk kez yargı camiası, yargıya yön veren, toplum nezdinde itibar kaybetmesini sağlayan "vesayetçi akıl"la seçim sandığında yüzleşiyor. Bu yüzleşmede asıl yarış üç grup arasında geçecek: Yargıda Birlik Platformu, YARSAV ve Paralel Yapı olarak bilinen cemaat.
HSYK seçimini kritik kılan ise yargıdaki cemaat etkinliği. İşin can alıcı noktası burası. Yargıda, topluma, daha doğrusu hiç kimseye hesap vermeyen bir güç var ve bu gücün 4 yıl gibi kısa sürede nasıl bir "korku imparatorluğu"na dönüştüğünü herkes yaşadı ve gördü.
Doğrusu bu açıdan HSYK seçimi önemli ama ölüm kalım meselesi de değil. Çünkü HSYK son 12 yılda hep vesayetçilerin elindeydi. O günleri aşan bir Türkiye, bugünleri de aşar.
Ama önemli olan, vaktinde aşıp "hukuk devleti" olmayı başarmak. İşte HSYK seçimleri bu açıdan önemli ve bir ilk adım. Yargı camiasında, tam da bu nedenle çok iyimser bir hava var. Bunun hükümet desteğiyle de bir ilgisi yok. Çünkü yargı mensuplarını asıl motive eden güç, kendi geleceklerine sahip çıkma iradesi ve adalet üreten bir sistem arzusu.
Bir süre önce Yargıda Birlik Platformu adaylarından Adalet Müfettişi Mehmet Yılmaz'la konuştum. 32 yıldır mesleğin içinde olan Yılmaz'ı kamuoyu son döneme damgasını vuran "VIP Dinleme" skandalını ortaya çıkartan müfettiş olarak tanıyor.
Yılmaz, yargıdaki son durumu şöyle değerlendiriyor: "Cumhuriyet tarihinin en sıkıntılı döneminden geçiyoruz. Tam bir fetret dönemi. Gidişat iyi değil. Huzur kalmamış, birbirine selam veren bile yok. Yargıda güç olmaya başlayan paralel yapı, 'Buranın gerçek sahibi biziz' havasında ve herkesi korkutan bir güce ulaştı."
Yargıda Birlik Platformu'nun bu güce bir tepki olarak doğduğunu söyleyen Yılmaz, şöyle diyor: "Herkes sanıyor ki bu birlik 17 Aralık'ta başladı. Hayır, biz bir yıl önceden bir araya geldik ve çalışmaya başladık. Çünkü yargının kendi kaderine el koyması gerekiyordu."
Nedenini de şöyle anlatıyor: "Son 4 yılda yapılanlar üniversitelerde okutulacak nitelikte. Bir ülkede 'Yargı bağımsızlığı nasıl yok edilir, yargının tarafsızlığı nasıl ayaklar altına alınır' en somut biçimde gördük. Paralel Yapı, yargıda yükselişi de kendilerine göre yaptı ve sistemi alt üst etti.
Bu durumu YARSAV'la da paylaştıklarını söyleyen Yılmaz şöyle devam ediyor: "YARSAV'daki arkadaşlarla da bu konuyu konuştuk. İyi niyetlerinden şüphe etmiyorum. Onlara 'Bu kutuplaşmış yapıyı ancak çoğulcu bir yapıyla aşarız. Gelin birlikte hareket edelim' dedik. Ama liste yaptılar. Bir önceki seçimde YARSAV'ın milliyetçi kesimle yaptığı ittifakın aldığı oy 2300 civarında. Bu ittifak olmadan alacakları oyun düşük olduğunu kendileri de biliyor. Onlar da hükümetle çatışan cemaate güvendiler. Sonucu göreceğiz."
Yılmaz, seçimlere kısa süre kala yargıdaki havadan umutlu: "Şu anda muazzam bir rüzgâr yakalandı. Müthiş gönüllü bir destek var. Herkesin Yargıda Birlik Platformu listesindeki 11 ismi milli takım gibi desteklemesini istiyoruz. Yargının bu vesayetten kurtulması, doğal mecrasına dönüp adalet üretmesi gerekiyor. Bunu başaracağız."
Ve VIP dinleme dosyasının müfettişi Yılmaz'dan bir not: "O dosya, Paralel Yapı'nın kurduğu Korku İmparatorluğu'nun suç belgesidir."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.