YAZARA MAİL GÖNDER Ortadoğu'daki oyunu bozmak

YAZARLAR

IŞİD'in Ortadoğu'yu yeniden şekillendirmede bir araç olarak kullanıldığı Erbil ve Kobani'ye yönelmesiyle daha bir netleşiyor. Irak ve Suriye'de mağduriyet yaşayan Sünni sosyoloji üzerine oturması bu gerçeği değiştirmiyor. Arkasında ilk bakışta anlaşılması zor ciddi bir stratejik akıl var. Arap Baharı tehlikesini gören küresel güçler, o günden sonra adım adım bu stratejik aklı devreye sokmanın çabası içinde.
Suriye meselesinin kilitlenmesi, Irak'ta Maliki'ye destek ve Türkiye'yi göç dalgalarıyla sıkıştırmak, terör örgütleriyle ilişkilendirmek hepsi bu stratejinin bir parçası.
Bir taşla birkaç kuş hedefleniyor. Bu yüzden IŞİD bir terör örgütün ötesinde bir işleve sahip. Hürhaber.com yazarı İlhami Işık, IŞİD'in bu rolünü şöyle anlatıyor:
"IŞİD sadece bir sonuç değildir. Sonuçlar üzerinden beslenen nedensel bir araçtır. Sonuç olanlar kimlerdir biliyor musunuz? PKK bir sonuçtur. Hamas sonuçtur. Hizbullah, Bedir Tugayları, Özgür Suriye Ordusu sonuçtur. Ama IŞİD bunlardan çok daha farklı hem bölgesel hem de küresel anlamda bir nedensel araçtır."
IŞİD'in yol açtığı sonuçları alt alta yazdığımızda ortaya çıkan fotoğraf bölgeye ilişkin ipuçları veriyor: IŞİD, kısa sürede tüm dünyayı kendisine kilitlemeyi başardı. 100 yıllık Kürt meselesini farklı bir anlayışla çözmeye çalışan Türkiye'nin bütün stratejik hedeflerine saldırdı.
Dünyada İslamofobiyi 1 numaralı gündem haline getirdi. İsrail'i Ortadoğu'da korunaklı bir kaleye dönüştürdü. Tüm Arap krallıklarının tekrar meşru bir zemine çekilmesini sağladı. Kürtleri ve Sünnileri dışlayan Maliki'ye destek veren İran ve ABD'yi bölgede tekrar kurtarıcı pozisyona yükseltti.
Bir anlamda Ortadoğu statükosuna can verdi. Şimdi de bölgedeki tek çatışmasız ve İslam dünyasının değerlerinin yaşatılması konusunda pratik olarak da kendini kanıtlamış Türkiye'yi savaşın içine çeken bir rol üstlendi.
Bu tespitleri yapan Işık, şöyle devam ediyor: "Açık ve nettir ki hem bölgesel hem küresel anlamda oyun kurucu, aynı zamanda oyun bozucu, adı örgüt olan ama hiçbir şeyi örgüte benzemeyen devletsel bir akılla karşı karşıyayız. Ve bu devletsel aklın şu andaki tek hedefi Kürt ve Türk barışını sadece bozmakla yetinmeyip yok etmektir."
Çok tanıdık bir Neocon aklı bu. Ortadoğu'da kaos ve kargaşa sürecek, 2016'da ABD'de de Neoconlar yönetime gelecek. Tıpkı İran'daki rehine krizinden sonra Carter'ın gönderilip Ronald Reagan'ın getirilmesi gibi...
Bu tezgâhı Türkiye gördü, sanıyorum Obama da gördü ki Maliki gitti. Ama asıl önemli olan bundan sonrası. Türkiye ve Kürt siyasi hareketleri oynanan oyunu görmeli. Ve Türkiye bölgeye ilişkin siyasi önerilerinden vazgeçmemeli.
Bu süreçte, Abdullah Öcalan'ın Türk- Kürt ittifakı ve çözüm süreci için ne söyleyeceği de merak ediliyor. Büyük olasılıkla bu hafta sonu Öcalan'dan önemli açıklamalar gelebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.