YAZARA MAİL GÖNDER CHP'ye yasadışı bilgileri kim veriyor?

YAZARLAR

Gülen Cemaati'yle CHP arasındaki özel ilişkinin nasıl yürütüldüğü bir sır gibi saklanıyor. Geçmişi kaset komplosu öncesine dayanıyor mu bilinmez ama son iki yılda "Yurtdışındaki okul gezileri"yle daha bir alenileştiği biliniyor.
En yoğunlaştığı an ise 17-25 Aralık darbesi sonrası oldu... CHP o tarihten sonra adeta "paralel yapı"ya umudunu bağladı ve deyim yerindeyse yasadışı tapelerin yayın merkezi oldu. Böylece, siyasetle yenemediği AK Parti'yi yasadışı tapelerle yenme hevesine kapıldı. Bu yüzden de sınır tanımadı ve yasadışı yollarla elde edilen tapeleri Meclis kürsüsünden bile yayınladı.
İşi o kadar ileri götürdüler ve inandılar ki, 30 Mart öncesi MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu üst düzey bürokratların ulusal güvenliği ilgilendiren Suriye ile ilişkili görüşmelerinin ses kayıtlarını yayınlamaktan çekinmediler.
Buna rağmen hiçbir öngörüleri tutmadı ve 30 Mart seçimlerinde sonuç hüsran oldu. CHP yönetimi bu yenilgiye rağmen, Paralel yapıyla ilişkisini koparmadı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de sürdürdü.
Parti içinden yükselen sesler de duymazlıktan gelindi ve ulusalcıların tasfiye edilmesinin düğmesine basıldı.
Şimdi yeni bir seçime doğru gidiyoruz.
Görünen o ki, CHP, 2015'in ortasında yapılacak seçimler için de umudunu siyasete değil, "Paralel Yapı"ya bağlamış durumda.
Dün Akit gazetesinde "CHP'de sır görüşme" başlıklı bir haber yayınlandı. Bu haberde, sadece önümüzdeki sürecin değil, belki de başından bu yana CHP-Cemaat ilişkisinin nasıl kurulduğunun ipuçları var.
Çünkü CHP genel merkezinde Kılıçdaroğlu ile görüştüğü ileri sürülen eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven ve eski Adana Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan'ın Gülen Cemaati'nin önemli isimleri ve kanka oldukları biliniyor. Kamuoyu o isimlerden Recep Güven'i daha çok Diyarbakır Emniyet Müdürü'yken söylediği şu sözlerden tanıyor: "Dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz." Çok eleştirilen ve çok desteklenen bu yaklaşım Güven'i anlatmaya yetmiyor.
Güven'in asıl önemi, "istihbaratçılığı" nedeniyle devletin kılcal damarlarında etkin olması. Onu tanıyanlardan bir emniyetçi şöyle diyor: "Sizi kapsama alanına alsın yeter, idama kadar götürür."
Cemaatin Emniyetteki en etkili ismi olduğunu en azından polis teşkilatında bilmeyen yok. Kamuoyu onu Hrant Dink cinayeti öncesi, İstanbul Emniyet İstihbarat Müdürü Ahmet İlhan Güler'i görevden ayrılmaya zorlamasıyla tanıyor.
Şimdi gelelim, bu ismin CHP Genel Merkezi'ndeki sır görüşmesine... Habere göre paralel yapı nedeniyle görevden alınan, bu iki emniyet müdürü, 27 Aralık 2014 Cumartesi günü CHP Genel Merkezi'nde Kılıçdaroğlu ile görüştü. Görüşme hakkında bilgi yok. Görüşmenin olduğuna dair ise sadece Gürkan'ın şu sözleri var: "Telefonu kapatmalıyım çekmiyor. CHP Genel Merkezi'ne bir milletvekili arkadaşımla görüşmek için gittim."
Görüşme gerçek mi değil mi zamanla ortaya çıkacak. Ama şu tartışılmaz diye düşünüyorum: CHP'ye cemaatten bir bilgi akışı olduğu çok açık. Bu bilgiyi aktarabilecek en önemli isim ise hiç kuşkusuz Recep Güven...
Şimdi merak ediyorum, acaba 17-25 Aralık darbesini gölgelemek için sos olarak sunulan yolsuzlukların görüşüldüğü bugünlerde acaba cemaat yeni bir atağa mı geçiyor?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu medyanın önüne çıkarsa şaşırmayalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.