YAZARA MAİL GÖNDER HDP’de Kürtler de rahatsız

YAZARLAR

Yeni bir seçime giderken, ilginç bir durum yaşanıyor. Seçimin kazananı olduğunu iddia eden iki muhalefet partisinin, özellikle de HDP'nin içi, deyim yerindeyse kaynayan kazan durumunda...
Kaynamanın nedeni de çok açık, "siyasetsizlik" ya da farklı bir deyişle seçim öncesi ve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti düşmanlığı üzerine kurulu negatif siyaset... HDP hâlâ aynı siyasetle sonuç alacağını umuyor ki tavrını değiştirmiyor.
Daha ilk günden AK Parti'ye kapıları kapatarak seçim öncesi devreye sokulan "projeyi" sürdüren HDP yönetimi, öyle bir siyaset izledi ki, Kandil bile memnun kalmadı.
Kandil'den Duran Kalkan, son yazısında HDP'nin siyasi hatalarını sıralıyor ve şu sonuca ulaşıyor: "HDP yönetiminin, AKP ile seçim sonrası o denli karşıtlaşması ve 'CHP-AKP hükümet kursun, biz destek verelim' demesi hatalıydı. HDP olmadan CHP ile AKP'nin bir hükümet kuramayacağı ve kursalar bile bu hükümetin demokratik değerinin olmayacağı açıktı. Yani CHP-AKP hükümet kurma çalışmalarının içinde HDP de olmalıydı ve de buna öncülük etmeliydi. Bütün bunlar, seçimde çok başarılı olan HDP'yi, seçim sonrası siyaseti yürütmede zayıf ve etkisiz hale getirdi."
Kandil'in bir yandan şiddet ve terörü yükseltip, bir yandan da HDP'yi siyasetsizlikle eleştirmesi inandırıcı bulunmasa da Kürt sosyolojisinde derin kırılmalar yaratıyor.
Kürt tabanın, Kandil'in ne istediği ve HDP'nin siyasette nasıl bir rol üstlendiği konusunda kafası hayli karışık. PKK'nin "askeri baraj yaptırmam" gerekçesiyle terörü başlatmasını da, HDP'nin 80 milletvekiliyle siyaset yapamamasını da şaşkınlıkla izliyor.
HDP'nin içi tam da bu nedenle kaynıyor. Bir yanda Kandil'in uzantıları var, öte yanda 7 Haziran öncesi AK Parti düşmanlığı üzerinden aldıkları emanet oylar ve "Paralel Yapı" gibi kirli ittifakların yansımaları... Ama daha önemlisi HDP içinde giderek netleşen, "Solcular, laik Kürtler ve dindar Kürtler" ayrışması var.
Levent Tüzel
'in hükümete girmemesiyle belirginleşen bu ayrışma, 1 Kasım seçimleri için hazırlanacak listelerle daha bir alevlenecek görünüyor. HDP'nin 7 Haziran seçimlerinde kazandığı 80 milletvekilinin önemli bir kesiminin "solcu" olması ve Erdoğan düşmanlarından seçilmesi sadece dindar Kürtleri değil, Kürt siyasi geleneğinden gelen ve kendilerini "Kürdistani" olarak niteleyen laik Kürtleri de rahatsız ediyor.
Bunun "uluslararası proje"nin bir parçası olduğunu söyleyen bir HDP'li şöyle diyor: "HDP içinde çok ciddi bir siyaset tartışması yaşanıyor. Herkes çatışma istemediği için HDP'ye oy verdi. Ama verilen oy değerlendirilemedi. Yeni yaşam, yeni siyaset unutuldu, hâlâ Erdoğan düşmanlığı yapılıyor."
HDP'liye göre milletvekili listeleri de tabandan tepki topluyor: "İstanbul'da 11 milletvekilinden sadece biri Kürt. Başka yerlerde de durum farklı değil. Yüzde 95 Kürtlerden oy alacaksın ama listeye hiç Kürt koymayacaksın. Biz başka partilerin Kürt aday koymadığından şikâyet ediyoruz ama aynı şeyi HDP yapıyor. HDP'ye oy verenler iki şey istiyor: Siyasetle sorunları çözmek, Kürtlerle Türkiyelileşmek..."
Bakalım HDP tabandan yükselen bu sese mi kulak verecek yoksa başta Kürtler olmak üzere Türkiye'ye bedel mi ödetecek?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.