YAZARA MAİL GÖNDER Harvard’ı kıskandıran çaba

YAZARLAR

Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu'nun memleketi Ardahan'a girdiğimizde bizi oraya ulaştıran duble yollar ve üniversitenin yeni kampüsü hariç sanki eski Türkiye'ye gitmiş gibi oldum.
Yeni bina yok denecek kadar az... Sanayi ve tarım yatırımı zaten yok. Bu yüzden Ardahan, hem Türkiye'nin en yoksul hem de en çok göç veren ili.
Hayvancılıktan para kazananlar bile yatırımını büyük şehirlere yapıyor. Orada yaşamını sürdürenlerin feryadı ise ne yazık ki pek duyulmuyor.
Ardahan Valisi Ahmet Deniz ve Belediye Başkan Faruk Köksoy'a bir dokununca bin ah işittim. Ardahan'a özel sektör ilgi göstermediği gibi devlet de yeterince el atmış değil.
Aslında bir açıdan el atmamaları da bir fırsat olabilir.
Çünkü dünyanın önde gelen bilim adamlarının öngörülerine göre Ardahan, önümüzdeki 20 yılın en yaşanabilir şehirleri içinde ilk sırada yer alıyor. Nedeni de doğasının insan eliyle bozulmamış olması...
İyi yönetilirse Ardahan'ın bu hali gelecek için en iyi yatırım olacak.
Bu değeri fark edenlerin başında da Ardahan Üniversitesi geliyor. Ardahan Üniversitesi gerçekten bölgeye dinamizm kazandıracak önemli işlere imza atıyor. Şehrin doğal zenginliğinin MR'ını çekiyor. Balından, peynirine, envai çeşit çiçeğinden, endemik bitkisine, kuş cenneti olan Aktaş gölünden, kayak merkezine nasıl bir zenginliğe sahip olunduğunu ve yaşatılması gerektiğini gösteriyor.
Ama orada durmuyor. Aynı zamanda uluslararası girişimlere de ev sahipliği yapıyor. Şu iki örnek insanın içini ısıtıyor. Kafkasya Üniversiteler Birliği Başkanı da olan Rektör Ramazan Korkmaz heyecanla anlatıyor:
"Gürcistan'dan Kırgızistan'a bu bölgelerdeki bütün ülkelerin üniversitelerini bir çatı altında buluşturdum. Müthiş bir destek gördüm. Birçok ülkede ortak paneller yaptık, yapıyoruz da. Ama geçen yıl ilkini yaptığımız 1. Uluslararası Tehlike Altındaki Diller Konferansı çok ilgi gördü."

Sadece o başlığa bakıp geçmeyin, gerçekten Harvard Üniversitesi'ni bile "kıskandıran" bir çabadan söz ediyoruz. Tırnak içinde kıskandıran diyorum çünkü Harvard bu projeyi o kadar beğenmiş ki daha kurulalı 6 yıl olan Ardahan Üniversitesi'nin proje ortağı olmuş...
Şu tespit projenin ne kadar önemli olduğunu göstermeye yetiyor: "Dünyada 7 bin dil, şive, lehçe var ve 100 yıl içinde bunun yüzde 80'i yok olacak. Bu hayatımızdaki ışıkların sönmesi anlamına geliyor."
Üniversitenin ikinci önemli çabası ise "Kafkasya'nın Yüzleri" başlığını taşıyor... Bölgede yer alan Türkiye'den Kırgızistan'a, Ermenistan'dan Çeçenistan'a bütün ülkelerde yaşayan yüz yaşını geçmiş insanların fotoğrafları çekilip, öyküleri toplanıyor. Önümüzdeki yıl kitaplaşacak bu çalışma sergilerle dünyanın birçok merkezine taşınacak.
Eski Türkiye'nin izini taşıyan Ardahan'ı geride, insana umut veren bu çabalarla baş başa bırakırken Prof. Dr. Ramazan Korkmaz'ın şu uyarısının altını çiziyoruz:
"Küreselleşerek küçülen dünyada emperyalizm, yeni sömürü ve çatışma alanları açarak varlığını gelecek yüzyıllara da taşıma gayreti içindedir. Kanla ve ölümle beslenen bu küresel canavar, çoğu zaman kendini maskeleyerek gizlemekte ve masum kitlelerin hayatı pahasına kendine yeni egemenlik alanları açmaya çalışmaktadır. Bu yüzden dünyada savaş naraları atmakta, etnik ve dini çatışmalar çoğalmakta ve dünyamızın rengi her geçen gün daha da solmaktadır."
Soluk bir dünya istemiyorsak, önce kendi çevremizi ateş çemberine çevirenlerin oyunlarını görmeliyiz. Başka şansımız yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.