Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

Kıbrıs'a 'mucize' proje

Türkiye son yıllarda birçok hayalin gerçekleşmesine tanıklık etti ama bu kez gerçek anlamda "hayal" sayılan bir projeyi gerçekleştirdi.
Söylendiğinde kimsenin inanmayacağı, hatta inanmadığı bir proje bu... Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakan Ahmet Davutoğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, KKTC Başbakanı Ömer Kalyoncu ve çok sayıda bakanın katıldığı açılış töreniyle bu proje hayata geçti. Türkiye'den Kıbrıs'a hayat verecek su akmaya başladı. Bu mucize gibi bir şey. Tören alanına gelen Kıbrıslı Türklerin gözlerinin içi gülüyordu. Suyun hayat olduğunu onlardan daha iyi anlayacak kimse olamazdı.
Bu proje sadece Türkiye'de değil dünyada bir ilkti. Bu yüzden de "Asrın Projesi" tanımını fazlasıyla hak ediyordu. Denizin içinde, 250 metre aşağıdan 500 metrelik boruların birleşmesiyle oluşan 80 kilometresi deniz içinde, toplam 107 kilometrelik bir boru hattı, Türkiye'den Kıbrıs'a su taşıyacak. Hem de yılda 75 milyon metreküp. Yarısı içme suyu, yarısı sulama için kullanılacak. Bunu hayal etmek, düşünüp destek bulmak, teknolojisini geliştirip gerçekleştirmek mucize değil de nedir?
Türkiye'yi yönetenler, işadamları, devlet bürokratları ve tabii ki mühendisleri böyle bir mucizeyi gerçekleştirerek tarihe geçti. Kıbrıs adasının Geçitköy'ündeki baraja suyun ilk akması nedeniyle düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin tarihi ve teknik önemi kadar bir başka özelliğine de dikkat çekti: "Burada bir hayal gerçeğe dönüştü. Bu hayalle sadece Kıbrıs Türkleri değil güney de yararlanabilir. İsterlerse bunun adını barış suyu koyar, Güney'e de veririz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha İstanbul belediye başkanlığı döneminden beri bu projeyle ilgilendiği ve projenin asıl mimarı olduğu biliniyor. Bu gerçeği de kürsüye çıkan her konuşmacı dile getirdi. En çok alkışı da KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın şu sözleri aldı:
"Yiğidi öldür ama hakkını da teslim et. Bu projenin mimarı Sayın Erdoğan'dır. Bu proje hayal etmekle başladı. Bu proje, bölge ülkelerinden AB ülkelerine yeni ilişkilerin kurulmasının önünü açıyor. Bugün bir milattır. Tarih bunu böyle yazacak."
Bu sözleri dinlediğim an, yaklaşık iki ay önce 7 Ağustos'ta son boruların takılma töreni için geldiğimde yazdığım son satırları hatırladım: "Bu adım, önyargılara, artan algı operasyonlarına, tuzaklara ve tehditlere karşı Türkiye'nin insani cevabıydı."
Türkiye, o insani duruşunu, son terör saldırılarına, Suriye üzerinden kurulan küresel tezgâhlara rağmen, bir yandan 2 milyonu aşkın Suriyeli mülteciye kucak açarak, öte yandan da Türk'ün de Rum'un da yararlanacağı suyu adaya taşıyarak sürdürüyor. Ve tarihe "barış suyu" ve "çözüm süreci" gibi insani projelerle not düşüyor.
Elbette böyle "milat" olacak projelerin hayalden gerçeğe dönüşmesinde siyasi iradenin önemi büyük. Ama onu hayata geçirecek kadrolar da çok önemli... Bu projede, Devlet Su İşleri çalışanından yüklenici firmaya, teknoloji üreten mühendisinden inşaat işçisine hepsinin emeği var.
Yüklenici firma Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Cemal Kalyoncu bu ortak çabanın nasıl bir sonuç yarattığını şöyle anlatıyor: "Bu projenin mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Onun yol göstericiliğiyle Türk mühendislerinin, işadamlarının çabası birleşince ortaya müthiş bir sonuç çıktı. Bu projeyle yeni bir teknoloji geliştirdik. Böylece alanında tek olarak dünya literatürüne
gerdik.
"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA