Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

Japonları Tahran'dan kurtarma operasyonu

Başkent Tokyo Havaalanı'na indiğimizde sürprizle karşılaşıyoruz. Uçağımızın hemen yanı başında mini bir karşılama töreni yapılıyor.
Bunun nedeni 25 yıl önceye, İran-Irak savaşının yoğunlaştığı yıllara dayanıyor. 1985'te Irak'ın İran'ı bombalayacağını açıklaması, ülkedeki bütün yabancı misyon mensuplarının ve çalışanların ülkeyi terk etmesine yol açtı.
Birçoğu o günün koşullarında buldukları uçaklarla İran'ı terk etti ama 215 Japon için uçak bulunamamıştı. Durum çok kritikti çünkü Irak lideri Saddam Hüseyin, İran hava sahasından geçecek sivil uçakların bile vurulacağını ve saldırının da 19 Mart'ta saat 20.30'da başlayacağını ilan etmişti.
Japonlar kendi uçaklarını da gönderemeyince Türkiye'den yardım istedi. Dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal da hiç tereddüt etmeden hemen bir THY uçağı hazırlattı ve Tahran'a gönderdi. DC-10 uçağı Tahran'a indi ama durum hiç de parlak değildi.
O uçakta yardımcı pilot olan Koray Gökberk, Tokyo'da o günü şöyle anlatıyordu: "İstanbul'dan havalanarak Tahran'a yöneldik. Biraz sıkıntılı yönlendirmelerden sonra havaalanına indik. Pist boştu. Alanda bekleyen 215 Japon vatandaşı hemen uçağa doluştu ve kalkış yaptık. Tam kalktığımız sırada bir hareketlilik oldu ve Iraklı askerlerin ateşe başladığı anlaşıldı. Buna rağmen sağ salim havalandık ve Türkiye'ye döndük."
Bu sonuç sadece o insanlar için değil, bugün Japon halkı için de unutulmaz bir gün olarak anılıyor. Sık sık haber yapılan ve sürekli gündemde tutulan bir olay. Şimdi filmi de yapıldı. İşte havaalanındaki o küçük tören Türkiye'nin 25 yıl önce uzattığı bu dostluk elinin unutulmadığının bir göstergesi.
Basit gibi gelebilir ama ulusların ve ülkelerin tarihinde sadece savaşlar ve çatışmalar değil, böyle unutulmaz dostluklar da derin iz bırakabiliyor. Töreni izlerken, bir an aklıma, Suriyeli mülteciler geldi. Bombalardan, zulümlerden kaçan 2.5 milyonu aşkın Suriyeliye kucak açan Türkiye'ye neler denmedi ki... Kimi "Kapıları açmasaydık" diye şikâyet etti, kimi de "Suriyelileri göndereceğiz" diye beyanat verdi.
Peki, yarın tarih onları nasıl yazacak dersiniz?
Onları bilmem ama şu bir gerçek; Suriye halkı, er veya geç kendi topraklarına dönecek ve Türkiye'yi ve bugün Türkiye'yi yönetenleri hiç unutmayacak.
Tıpkı Japonlar gibi... Japonların bu sıcak geri dönüşleri, Türkiye'yi öyle motive etmiş ki, THY, 25 yıl sonra bu dostluğu bir adım daha ileri götüren çok sayıda hoşluğa imza atmış. O gün Japonları taşıyan uçağın kaptanı, hostesleri unutulmadığı gibi THY'nin o günkü logosu da unutulmamış. Bırakın o günleri yaşayanları, bugün izleyenler bile bu görüntüden etkilendi.
O gün kurtulanlar arasında olan Japon işadamı o günleri gözleri yaşararak anlattı: "Biz Türkiye'ye ne kadar teşekkür etsek azdır."
Aslında iki ülke arasında 25 yıl değil tam 125 yıl önceye uzanan bir başka dostluk ve insanlık hikâyesi daha var: Ertuğrul Firkateyni'nin Japon sularında batması hikâyesi. O hüzünlü olayın ayrıntısını da yazacağım. Hem bu facianın hem de İran'dan Japonların çıkartılmasının filmi yapıldı ve yakında sinemalarda gösterilecek. Turizm ve Kültür Bakanlığı ile Japonya'nın ortak yapımı olan film, tarihimizdeki derinliği ve zenginliği açığa çıkarma açısından bir ilk. Tokyo'dan ilk izlenimler böyle, devamı gelecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA