Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yeni yılda, Türkiye şu sorunun da cevabını arıyor; Suriyelilerin durumu ne olacak? 2011'de başlayan Suriye iç savaşı 5. yılına girerken, 300 bini aşkın Suriyeli yaşamını yitirdi, milyonlarcası da ülkesini terk etmek zorunda kaldı.
21. Yüzyılın ilk büyük trajedisiydi bu...
Türkiye, bu trajedinin daha derin yaşanmaması için üzerine düşen insani ve vicdani görevini 2 milyonu aşkın Suriyeliye kapısını ve gönlünü açarak yaptı.
Tarihin ve coğrafyanın Türkiye'ye yüklediği büyük bir sorumluluktu bu. Türkiye de, bu sorumluluğunu bugüne kadar hakkıyla yerine getirdi.
Dünyanın en modern kamplarını kurdu, büyük şehirler dahil milyonlarca Suriyeliye, farklı şehirlerde yaşamını sürdürecek zemin hazırladı.
Zaman zaman muhalefet partilerinden zaman zaman bazı toplumsal kesimlerden tepki geldi ama Türkiye, böylesine kalabalık bir topluluğu derin toplumsal sorunlar yaşamadan ve yaşatmadan "misafir" etmeyi bildi.
Ve deyim yerindeyse bir mucizeye imza attı.
Ama artık yeni bir aşamaya geçilmesi gerekiyor. Suriyeliler, Türkiye'de 5 yılı geride bıraktı. Başlangıçta, bavullarını bile açmayan ve geri döneriz umudu taşıyan Suriyeliler artık yerleşik hale geldi. Yüzlercesi işyeri kurdu, on binlercesi farklı sektörlerde kayıt dışı çalışıyor.
Burada doğan çocukların sayısı bile 100 bine yaklaştı. Sadece İstanbul'da 400 bini aşkın Suriyeli var.
Suriyelilere, ötekileştiren bir bakışla yaklaşıp, "9 milyar dolara mal oldular, işimizi elimizden aldılar, ev kiralarımız arttı", hatta sosyal hayatta sorun çıkartıyorlar diye şikayet edenler oldu ama şu çok daha etkileyici bir gerçek; Türkiye toplumu büyük oranda "Suriyelilere başka hiçbir ülkeyle kıyaslanamayacak şekilde olumlu yaklaştı" ve her fırsatta misafirperverliğini gösterdi.
Bunda kuşkusuz işin öteki yüzünün de etkisi var. Suriyeliler, bu ülkeye sadece sorun üretip, maliyeti çıkarmadı, katkıları da oldu.
Başta Gaziantep, Şanlıurfa gibi iller olmak üzere birçok ilde, Suriyeliler, ekonomiye ciddi katkı verdi, rekabet kabiliyetini arttıran yüzlerce firma kurdu, Aynı şeyi çalışan insan gücüyle de yaptı.
İşsizlik konusunda da sanılanın aksine negatif değil pozitif etkisi oldu. Çalışma hayatıyla ilgili Gaziantep, Şanlıurfa ve Mersin'de yapılan araştırma verileri de bunu doğruluyor.
Suriyeliler, en zor işlerde ve kayıt dışı çalışarak ekonomiyi motive etti.
Peki, bu nereye kadar böyle sürecek?
Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümet programının bir reform programı olacağını söylemişti. Artık, Suriyeliler meselesinin de bu çerçevede ele alınması gerekiyor. Aslında bu noktada şu sorunun cevabı da verilmeli; Suriyelilerin kalıcı olması daha doğru değil mi? Bu gidişle büyük bir bölümü kalıcı olacak gibi görünüyor ama yine de o gözle bakıp, hazırlık yapmakta yarar var. Belki de oraya giden yolu, kayıt dışı çalışan Suriyelilerin kayıt altına alınması açar. Bunun için de öncelikle çalışma hayatını yeniden düzenleyecek reformlara imza atması beklenen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ve hükümetin "Suriyelilere çalışma izni"ni gündemine alması gerekiyor.
Bu adım, hem ekonomiye ivme kazandıracak hem ülkenin geleceğine farklı bir katkı sağlayacak hem de "göçmen sorunu"na farklı bir çözüm üreterek örnek olacak

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER