YAZARA MAİL GÖNDER Kanuni’den Atatürk’e Manastır

YAZARLAR

Türkiye, içeride ve dışarıda yoğun bir siyasi gündemle boğuşurken, bu gündemin gündelik hayatı etkilememesine çaba harcıyor. Hayat siyasal gerilimler üretirken bir yanıyla da yeni nefes alacak alanlar üretiyor. Bu alanlardan biri geçmişiyle barışmak, tarihle bugünü buluşturmak. Bu konuda özellikle son 10 yılda önemli adımlar atıldı. O adımların en yoğun yaşandığı coğrafya ise hiç kukusuz Balkanlar. Türkiye-Balkanlar ilişkisi 500 yıl önceye dayanan derin bir ilişki.
Ama genç Türkiye cumhuriyeti tarihinde de özel bir yeri var. O özel yerin özel şehirlerinden biri de Makedonya'nın Manastır'ı. Bu şehirde Kanuni Sultan Süleyman'ın da Mustafa Kemal'in da ayak izleri var.
Buraya Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge ve Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem ve ekibiyle birlikte özel bir açılış için geldik.
Özel açılış diyorum çünkü Kanuni döneminde yapılan ama Osmanlı'nın son döneminde yani 104 yıl önce kapanan ve uzun yıllar depo olarak kullanılan Haydar Kadı Dede Camii'nden söz ediyoruz. Coğrafyanın en güzel camisi olduğu için "Balkanlar'ın Prensesi" olarak adlandırılıyor. Bu camide dün ilk kez ezan okundu, cuma namazı kılındı.
Klasik bir Osmanlı eseri. Zaten Manastır da klasik bir Osmanlı şehri. Nereye dönseniz ya bir cami ya bir bedesten veya evler ve çeşmeler görüyorsunuz. Ya da Atatürk'ün Manastır Askeri İdadisi'ni okuduğu okulu...
Bu noktada Türkiye devletinin Osmanlı coğrafyasıyla ilgili eserleri restore etme olayına değinmeden geçemeyeceğim. İnanılmaz ama şöyle bir gerçek var; Vakıflar Genel Müdürlüğü Basın Danışmanı Aslı Ceren İnanç anlattı: Türkiye, atalarının bıraktığı eserleri ancak 2008'den sonra restore etmeye başlayabilmiş. O yıl çıkan bir kanunla hem Osmanlı eserleri hem de azınlık vakıflarına ait eserlerin restorasyonu şansı olmuş.
İşte Balkanlar'daki restorasyon çalışmalarını da o kanuna borçluyuz. Sadece Manastır'da değil Balkanlar'da hatta Osmanlı'nın iz bıraktığı her yerde bu çalışmalar sürüyor. Bu yüzden Haydar Dede Camii'nin açılışı hayli ilgi görüyor.
Kadınlı erkekli onlarca Müslüman Türk- Arnavut caminin açılışına katılıyor.
Başbakan Yardımcısı Kaynak, Osmanlı'nın yönetim anlayışını dünyanın örnek alması gerektiğini belirterek şöyle diyordu:
"Üç kıtada 600 yıl hüküm sürmüş Osmanlı her milletten, ırktan, dilden, dinden insanları yönetmiş ama hiçbir yerde emperyalist, sömürgeci olmamış, soykırım yapmamış. Fethettiği yerlerde insanlar diline kültürüne sahip çıkarak yaşayabilmiş."
Başbakan Yardımcısı Kaynak sözü bugün getiriyor ve Türkiye'nin bölgesinde oynadığı role vurgu yapıyordu: "Bütün dünya mezhep savaşları, göçler, açlıklar ve yokluklarla boğuşurken Türkiye, yine ecdadına layık şekilde sizlerle birlikte yine huzur adası, emniyet adası olmaya devam ediyor."
Caminin açılışında Makedonya Başbakan Yardımcısı Festim Halili'den sonra sözü Makedonya İslam Birliği Başkanı Süleyman Recepi aldı; Makedonya'nın yakın tarihindeki komünist dönemin acılarına vurgu yaptığı konuşmasında, rahmetli Turgut Özal da anarak sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan'a getiriyor ve şu sözleri alkışlarla karşılanıyordu:
"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a selam göndermek istiyoruz. Allah'a, ona sıhhat, güç, pozitif enerji vermesi için dua ediyoruz. Tüm Müslümanlar onun arkasında."
Tarih kokan Manastır'ı, Ohri ve Üsküp'ü gezerken, Türkiye'den hiç de farklı olmayan bir hava soluyoruz. Bu havayı başkalarının zehirlemesine izin vermemeliyiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.