Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

Senatör Graham sol ve PKK

Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yaptığı "Barış Pınarı Harekâtı" içeride de, dışarıda da kangrene dönüşmüş siyasi algıları, ikiyüzlülükleri, kirli ilişkileri sarsıyor, sarsmaya da devam edecek.
Bunun ilk çarpıcı örneğini ABD'nin ve ABD'li siyasi aktörlerin tavrında görüyoruz.
O aktörlerin başında da kendi 28 Şubat kuşatmasını yaşayan Trump'ın golf arkadaşı Cumhuriyetçi Senatör Lesley Graham geliyor.
Graham'ı daha önce birkaç kez bu köşede yazmıştım.
Anlaşılan Barış Pınarı Harekâtı, öylesine etkili olduk ki, düne kadar PKK/YPG'yi terör örgütü olarak niteleyen, Türkiye'yi haklı gören Graham, bile bambaşka yerlere savruldu.
Neden acaba?
Bu soruya cevap vermeden 24 Kasım 2015'e gidelim ve Graham'ın bizzat Kongre'de o dönem ABD Savunma Bakanı olan Ashton Carter'la konuşmasına kulak verelim:
Lesley Graham, PYD ve YPG'nin ne olduğuna dair soruları sorduktan sonra sözü PKK'yla bu iki yapının ilişkisine getiriyor ve şöyle soruyor:
"PKK Türk hükümeti nezdinde terörist bir örgüt değil mi?" YPG'yi "solcu Kürt örgütü" olarak niteleyen Savunma Bakanı Carter şöyle diyor:
"PKK sadece Türk hükümetinin değil aynı zamanda ABD hükümeti nezdinde de terörist bir örgüttür" Tabloya bakar mısınız? ABD Kongresi'nde "solcu" ve "terörist" PKK/YPG'ye ABD'nin desteği konuşuluyor ve kimse rahatsız olmuyor. Olmaz çünkü ABD'liler biliyor, emperyalist ABD,
Amerika'nın çıkarı için "solcu", "sağcı" veya "şeriatçı" bütün örgütleri kullanır.
Peki "solcu"lar buna ne diyor? Türkiye'de ve dünyada bu kirli ilişkiye tepki gösteren, ses çıkaran solcu ne yazık ki yok denecek kadar az. Kimse sormuyor, ABD silahları ve desteğiyle "kurtuluş mücadelesi" mi verilir?
Emperyalistlerle solcuların böylesine kirli işbirliği yaptığı bir dünyada Cumhuriyetçi Senatör Graham'ın sert dönüş yapması hiç şaşırtıcı değil. Bu dönüşte iç siyasi nedenlerden çok İran için söylediği şu sözlerin etkisi var:
"İsrailli dostlarımız için Suriye, ikinci bir Lübnan haline gelecektir." Harekât, onların öngörülerini de aşan bir işleve sahip. Bu yüzden birçok merkezden tepki geliyor.

***


Sivil Kürtler susmamalı

Başkan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde yapılan Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda şöyle diyordu:
"Parlamento içinde AK Parti grubunda 291 milletvekilimizin 50'si Kürt kökenlidir. Sonunda bunu da bize söylettiler. Bizim için önemli olan kökenden ziyade insan olmak." Başkan Erdoğan, bunu söylemek zorunda kaldı çünkü yıllardır Kürtlerin yaşadığı travmaları, acıları görmezlikten gelen, hatta zaman zaman o acıları yaşatan emperyalistlerle, içeride ise en basiti Kürtlerin dilini ve adını yasaklayan vesayetçi solcuların şimdi Kürtsever kesilmeleri...
Tam bir ikiyüzlülük bu...
Zor zamanlarda Kürt adını ağızlarına alamayanların bugün ABD aparatı olan PKK üzerinden Kürtleri sahiplenmeleri sahtekarlıktan başka bir şey değil. Dertleri Kürtler de değil, Kürtler üzerinden AK Parti ve Türkiye'yle hesaplaşmak.
Bunu en iyi son 10 yıldaki değişimleri yaşayan Kürtler biliyor. Bu nedenle öncelikle Kürt aydınlarının ve Kürt siyasi aktörlerinin çıkıp, o kirli mahfillere ve kirli akıllara cevap vermesi gerekiyor. Bu konuda ne yazık ki Orhan Miroğlu ve bir iki siyasetçi dışında kimsenin sesi duyulmuyor. FETÖ ve PKK çevresinin etkin olduğu ve kirlettikleri sosyal medya başta olmak üzere özellikle uluslararası medyada buna çok ihtiyaç var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA