YAZARA MAİL GÖNDER İstanbul adamı sinirli yapıyor

YAZARLAR

Diyeceksiniz ki; "Ee, sinirlenme".
İşte öyle olmuyor, elde olmuyor. Hele Ege'de sakin sakin, sahilden sahilden yaşamaya alışınca döndüğünde sinirlerin zıp zıp zıplıyor.
Ve sen buna engel olamıyorsun.
Alın işte daha İstanbul'da gün bir. Sabahın körü yürüyüşe çıkmışım, Bebek spor tayfası ortada yok. Ne Reha Muhtar, ne zayıflama koçu Şeyda Coşkun, ne Gülşen, ne Gülben Ergen, ne de sabahları selamlaşmaya alıştığım yürüyüşçüler.
Onun yerine boğuk bir sıcak var. Yürü yürüyebilirsen, yapış yapış.
Ardından git manava, Ayvalık'ta arabanın bagajını tıka basa meyveler, sebzelerle doldurup 30 TL verirken bir kutu çilek, dört elma, bir marul, bir kilo domatese beş katı para ver.
Yahu daha dün, üstelik daha güzelini bedavaya alıyordum neredeyse, ne İstanbulsun be.
Sonra başlasın telefonlar, aramalar, istekler, telaşlar.
Tık nefes her şeyi yetiştirmeye, herkesi memnun etmeye, sorulara cevap vermeye başla.
Arabayla yola çık, iki kaza tehlikesi atlat.
Dedim ya daha dün böyle değildi hayat.
Sakindi, ucuzdu, kendine aitti, huzurluydu.
İstanbul adamı sinirli yapıyor.
Diyeceksiniz ki; "Ee. sinirlenme".
İşte öyle olmuyor.
Böyle bir hayat için ödediğimiz bedellere bakınca nasıl sinirlenmemek mümkün mü?

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.