YAZARA MAİL GÖNDER Özetle; hop terelelli

YAZARLAR

Atasözlerini kullanırken ekonomik davranmayan bir kişi olarak bu aralar kulağımda en çok çınlayanı; 'ya bu deveyi güdeceksin ya bu diyardan gideceksin' tabii ki.
Deve kim? Sen de kimsin? Ben neyim? Güdülmek isteyen kim? Benim güdesim var mı? Gidesim var mı? Gitmeden olmaz mı? Artık şu kâbustan uyansak mı? gibi sorular da yanında bonusu.
TDK şu meşhur kendi kendini cep telefonuyla çekme işine yani 'selfie'ye Türkçe karşılık bulmuş; özçekim. Hiç çekici olmamış doğrusu. Mantıklı bir çeviri gibi dursa da zorlama olmuş. Türkçenin direnişine bir antipati taşı daha eklemiş. Anadilimizden uzak yaşayıp giderken, bırakalım da 'selfie', 'selfie' kalsın. Bence hiç sakıncası yok. Ne varsa bıraktık, dağınık kaldı zaten.
O değil de İsmail YK bir 'selfie' pardon 'özçekim' şarkısı patlatır mı dersiniz? 'Selfie, selfie her gün çekindim durdum' gibisine.
Oyuncu Cansu Dere'ye havaalanı çıkışınsa sormuşlar "Nasılsınız, iyi misiniz Cansu Hanım?". Cevap vermiş; "Bu ülkede ne kadar iyi olunur ki?". Eee, doğru demiş. Bu ülkede ancak vurdumduymazlıkla, görmemekle, duymamakla, delirmiş bir yok sayma haliyle iyi olunur. Ya da bir gün iyi, üç gün kötü olunur. Ayarlar bozulur. Sonunda terelelli olunur. Ki olmadık mı, olduk çok şükür.
O zaman gelsin hepimize 'Hop Terelellim' türküsü. Bahçe bağsız olur mu? / Yiğit yarsız olur mu? / Sordum âlemcilere / Alem safsız olur mu?
Hop terelelli, hop terelelli.
Kimse kimseyi sevmiyor anasını satayım. Ünlüler ünlüleri, ünsüzler ünsüzleri, ünsüzler ünlüleri, ünlüler ünsüzleri... konum, para, rütbe, yer, yurt fark etmiyor yani. Herkes birbirine gıcık. Çok zor böyle yaşamak. Hain bi'şey, zalim bi'şey, çirkin bi'şey, korkak bi'şey, depresif bi'şey. İnsanın cümle kurası gelmiyor.
Bi'şey ve cümle demişken. Türkiye'ye yerleşmiş bir yabancı arkadaşıma teşekkür edince "Yok bi'şey" diyor. Bilmiş bilmiş, TDK sorumlusu gibi "Bi'şey değil" diyerek düzeltmiyorum. Tatlı buluyorum çünkü zaten yok bi'şey yani.
'Gelecek' var biliyorsunuz. Hani 'gelecek de bir gün gelecek'. Ve fakat hissiyatımız şu; gelecek hiç gelmeyecek. Gelecek de bugüne benzeyecek. Hem gelecek gelince ne olacak?
Hiç düşünmeyip birbirimizi ezelim, süzelim, üzelim bari. Çıldırın gari.
Bir de şöyle sağlam bir kafa var. 19 yaşındaki Amerikalı Rikki Roath isimli genç kız 14 yaşındayken çok az yaşayacağını düşünüp, ailesinin pek sıcak bakmamasına rağmen dünya turuna çıkmış.
Eee hayat kısa, gezeyim, göreyim, çok bileyim, müzikleri duyayım, yemekleri tadayım, farklı insanlarla tanışayım şekli. Şimdi 19'unda Almanya, Belçika, İsviçre, Fransa, İtalya gibi birçok ülkeyi gezmiş ve Türkiye'den geçmekte olan Rikki Roath'un haberini hayranlıkla okurken şunu düşünmeden edemedim doğrusu; peki bizim çoook uzun yaşayacakmış gibi günümüze, ömrümüze hoyratça davranmamız neyin ürünü, kafası, hatası olabilir?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.