Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Okul çocukların ikinci evidir. Öğretmenler anneleri, babaları gibidir. "Eti senin, kemiği benim" diyerek teslim ederler evlatlarını öğretmenlerine.
Sonra... Sonrası hiç de tozpembe, hiç de 'biz bir aileyiz' kıvamında değil. Zaten uzun zaman önce öğrendik ki 'biz bir aileyiz' hiç de samimi, hiç de olması gereken aile hali gibi, birbirine karşı dürüst, birbirini koruyan, kollayan bir durum değil.
'Biz bir aileyiz' diye diye tükettiler gençleri, genç kadınları, erkekleri, çocukları...
'Biz bir aileyiz' diye diye hapsettiler kişilerin umutlarını, hayallerini, coşkularını, benlikleri.

Tamam! Ama yetersiz

Nerede "Biz bir aileyiz" cümlesini duysam, oradan anında kaçasım gelir. Orada ararım aldatmaları, arkadan iş çevirmeleri, tuzakları, gözyaşlarını, yalanları.
Neyse... 33 yaşındaki matematik öğretmeninin tacizi ve cinsel istismarı yüzünden canına kıyan Cansel'in yaşadıkları tüyler ürpertici. İnsan bütün tanıdıklarını toplayıp kapısını kırarak, ortalığı yakıp yıkarak girmek istiyor o okuldan içeri.
Bütün çocukları acilen oradan çıkartmak, bütün sorumluları afişe edip öğretim hayatından men etmek suretiyle hapse atmak... Kocaman bir öfke doğuyor içinde. Özellikle bir kadın olarak.
Kendini savunamayacak kadar küçük ve korkmuş bir kız, dayanacak bir omuz, derdine çare olacak bir nefes bulamadığından öyle bir çıkmaza düşüyor ki intiharı tek seçenek olarak görüyor.
Peki ne olacak şimdi?
Sorumlu öğretmenlerin ve yetkililerin tamamının açığa alındığı bildirildi. Tamam! Öğrencilere psikolojik destek sağlanmaya başlandığı bildirildi. Tamam!
Ve fakat yetersiz.

Bu işin kökü kurumalı

Okul ikinci evleriyse bu çocukların, önce evlerindeki anlayışın düzelmesi gerekiyor. Önce 'anneden babadan korkan çocuk' sendromuna son verilmesi gerekiyor.
Çocuklara cinselliğin kaka, pis, konuşulmayacak bir konu olmadığının öğretilmesi gerekiyor.
Tacizin ne olduğunun enine boyuna anlatılması gerekiyor.
Tacize uğrayanın değil taciz edenin suçlu olduğunun belletilmesi gerekiyor.
Bu çocuklar evlerinde tacize uğrarken, evlerinde 'namussuz' ilan edilirken, evlerinde dayak yerken, evlerinde hakarete uğrarken, evlerinde korkutulurken nasıl güçlü, bilinçli, hayata karşı inançlı yetişebilirler sorarım size?
Ve bana bu açığa alınmalar yetmiyor, tekrar söylüyorum size!!!
Altı deşilse, araştırılsa, sorgulansa kim bilir daha kaç öğrenci çıkacak Cansel'in yaşadıklarını yaşayan.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın acilen okullardaki cinsel istismar, taciz, dayak olaylarını inceleyecek, teftiş edecek, bu rezilliğin üzerine kâbus gibi çökecek bir araştırma ekibi kurması gerekiyor.
Okul okul inceleme başlatılması gerekiyor.
Öyle olmalı ki kimse kimsenin suçunu örtbas edemesin. Öyle olmalı ki çocuklar susup sinmesin. Öyle olmalı ki çocukların hayatı sönmesin.
Tek bir vaka ve tek bir ceza ile bu iş olmaz. Bu işin kökü kurumaz.
Hadi veliler, hadi temiz yüzlü, işini hakkıyla yapan öğretmenler. Herkes el ele vermeli, hemen şimdi!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER