Türkiye'nin en iyi haber sitesi
GÜLSE BİRSEL

Magazin yazısı süsü verilmiş tiyatro yazısı!

Gazetecilik mesleğinin en zor alanı şüphesiz savaş muhabirliğidir.
Ben fiziksel zorlayıcılık açısından ikinci dereceye magazin gazeteciliğini koyuyorum artık!
Asmalımescit bölgesinde magazinci arkadaşların mesaisini yakından izleme fırsatı bulduğum andan itibaren düşüncem budur!
Tünel ve Pera'nın araba girmeyen arka sokakları, ünlülerin mekanı haline geldiğinden beri mertlik bozulmuş, lokal kapısında rahat rahat ünlünün çıkışını beklemek bitmiş sevgili dostlar! Magazin emekçileri ellerinde kilolarca kameralar, kah kendini göstermeden köşebaşında bekleme, kah ünlülerin arabalarına yürümek için tercih edecekleri güzergahı tahmin, kah yan sokaklardan söz konusu güzergaha kısa mesafe koşu, yol üzerindeki masaların, insanların üzerinden atlama ve ünlüyü bulunca iyi görüntü almak için birbirleriyle güreş tutma suretiyle, dekatlonun farklı bir türünü icra etmekteler her gece!
Söz konusu gözlemi yaptığım akşam, Hasibe Eren'le, Krek Tiyatro Topluluğu'nun Güzel Şeyler Bizim Tarafta oyununa gitmiştik. (Ahanda tiyatro yazısı geliyor!) En son ne zaman tiyatroya gittiniz bilmiyorum ama, oyuncuların ses tonundan jestlerine, repliklerden dekora, gerçekte asla karşılığı olmayan 'piyes'leri unutun. Tiyatronun kanımca en büyük dezavantajlarından biri, yani oyuncuların 'en arka sıraya ses duyurmak için' gerçek hayatın aksine, diyaframa yüklene yüklene bağıra çağıra konuşmaları problemi, zekice çözülmüş. Koltuğunuza oturup verilen kulaklığı takıyorsunuz ve bir camın ardında, sıradan bir Cihangir evinin dekorunda, oyuncuların nefes sesine kadar duyuyorsunuz. Tuhaf bir şahit olma, röntgencilik duygusu.
Berkun Oya'nın teksti güncel, zekice, esprili, dokunaklı. İlişkilerinde uzatmaları oynamaya başlamış genç bir çift, evlerine gelip kapının kırıldığını görüyorlar ve hırsızın ne almış olabileceğini tartışırken, arka odadan çıkan bıçaklı hırsız ve türbanlı kızla hikaye farklı bir yere gitmeye başlıyor.
Ozan Çelik, Tülin Özen, Bartu Küçükçağlayan, Öykü Karayel, hepsi mükemmel oyuncular.
Ama özellikle oyunun yarısından itibaren Küçükçağlayan ve Karayel'in karşılıklı performansları, zaman zaman bir kurgusal dünya seyrettiğimi unutturdu.

GÖSTERİ BAŞLIYOR
İlginizi kaybetmeden, hoop, atlıyorum magazincilere! İşte o akşamın sonunda, Hasibe Eren, Bartu Küçükçağlayan, Sarp Apak'ın da içinde olduğu arkadaşlarımızla iki lokma bir şey yemek için Asmalımescit'te bulunurken şahit oldum magazincilerin mesaisine.
Akşamın bitişinde Sarp ve Uğur bana arabama doğru eşlik ederken, az önce 50 metre ilerimizde kendilerine göre 'çaktırmadan' bizi seyreden gazeteci arkadaşları, yemin ederim, 30 saniye içinde yan sokaktan dolanmış, bize doğru depar atarken gördük! Hem de ne için? "Eyiyiz, eğlendik arkaaşlarla, sağol," gibi bayat bir muhabbet için!
Bütün ara sokaklara Google Earth kadar hakim olan magazinciler, arabanız ister Beyoğlu tarafına, ister Asmalımescit çıkışına park edilmiş olsun, uzun yollardan dolanmak pahasına, aniden karşınızda bitiveriyor! Dolayısıyla elde 20 kiloluk kamerayla 500 metreyi 30 saniyede koşmuş, nefes nefese soru soran bu acar gazetecilere daha içerikli bir haber verilmeliydi. Bu yüzden "Yeni projeler var mı?" sorusu karşısında, "Bakıyoruz," gevelemesi yerine, 'malumu ilam ettik'. Size de tekrarlamayı borç bilirim: Yeni yılın ilk aylarında yeni bir sitcom geliyor.
Cast belli değil, ama Avrupa Yakası kadrosundan Sarp Apak, Hasibe Eren ve Gönül Ülkü'nün olacağı yüksek ihtimal.
Tiyatroda, sinemada, televizyonda, daha hayata yakın hikayelerin, daha gerçek bir komedinin peşindeyiz. Krek'in oyunları, genç oyuncular, bu konuda büyük umut veriyor. Sinema ve televizyonda da hakiki komedilere yaklaşma hevesim, hatta sabırsızlığım var. O bakımdan benim için tatil bitti! Gösteri başlıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA