YAZARA MAİL GÖNDER Hanginiz Google'da muhallebili kadayıf aradı?

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Google'da en çok aranan kelimeler nasıl olur da muhallebili kadayıf, kruvasan ve paşa lokumu çıkar? Yeni yeme içme mabedi Eataly ne düşündürüyor? Elini müşterinin omzuna koyan garsonla nereye kadar?

16 ARALIK PAZARTESİ

Boğazına hakim olsa biter!
Bir okurunun Aramızda Kalsın dizisine dair şikayetine yer vermiş Yüksel Aytuğ, Günaydın'da: "Binnur Kaya'nın her sahnede katır kutur bir şeyler yemesini ve binbir ses çıkararak içecek içmesini kaldıramıyorum artık. Bir-iki kere olsa tamam da, her sahnede aşırıya kaçarak bunu yapması bir süre sonra mide bulandırmaya başlıyor." Aytuğ, kendi notunu da eklemiş: "Aynı konuda pek çok şikayet aldım. Özellikle Gaziantepli dostlar, hemşehrilerinin yemek yerken adeta 'mağara adamları' gibi gösterilmesinden son derece rahatsızlar." Ah bu gereksiz hassasiyetler! Ah bu fuzuli alınganlıklar... Antepliler ayaklanır, Urfalılar bozulur, hemşireler sitem eder, öğretmenler kahrolur... Sonu yok ve belli ki 'Alt tarafı komiklik' diyen de yok. Ama zaten de belli ki 'komik'ten anladığımız başka. Ben Binnur Kaya'nın oyunculuğunu olağanüstü başarılı, Hüsne'yi de ölesiye komik buluyorum. O kırt kırt mütemadiyen kemirmeler, kıs kıs gülerken ayarını kaçırmalar, gözlerini alamayıp deli deli bakmalar... Tam da aşırıya kaçtığı, abartının dibine vurduğu için bu kadar iyi. "Boğazına hakim olsa?" diye soruyor başlık. Boğazına hakim olsa, biter. Olmasın.

17 ARALIK SALI

Türkiye bu tadı arıyor!
Google, 2013 Zeitgeist (dönemin ruhu) listesini açıkladı. Dünyada ve memlekette en çok aranan kelimeleri açık seçik görmüş olduk bu sayede. Burası Türkiye her şey mümkün ama insan gene de şaşırıyor. Google'da en çok arananlar; Eokul, Ösym, Altın fiyatları, İşkur, Pepe, Rüya tabirleri, Wolfteam, Şans Topu, Gangnam Style, Justin Bieber ve Ankara'nın Bağları zira! Beni en sarsan kategori, Türkiye'de en çok aranan yemek tarifleri oldu. Bir numarada sarmısak çayı var. Sağlık fetişizmi filan, anlayabiliriz. Listenin kalanı daha da tuhaf: Muhallebili kadayıf! Google'da en çok aranan ikinci yemek tarifi bu; millet delirmiş muhallebili kadayıfla! Üç numarada karnıyarık var, dörtte karnabahar kızartması... Beş, ezogelin. Altı, pandispanya kek... Ve sıkı durun. En aranıp sorulan yemeklerin yedincisi, kruvasan tarifi! Liste kalburabastı, paşa lokumu ve hamsili pilavla 10'a tamamlanıyor. Türkiye'de en çok aranan 'Nasıl yapılır' başlıklarında da 'Abdest nasıl alınır' ve 'Oraya nasıl giderim'i takiben, üçte 'Aşure nasıl yapılır', dördüncü sıradaysa 'Makarna nasıl yapılır'ı görüyoruz. Makarna haşlarken bile google'a danışan bir nesil ha, evet kesin yaşlandık! Nasıl yapılacağının google'dan öğrenildiği aşureden hayır gelir mi, onun takdirini de size bırakıyorum.

18 ARALIK ÇARŞAMBA

İaşenin yeni adı: Eataly
İstanbul yeme-içme dünyasında bu haftanın olayı, Zorlu Center içinde pazartesi günü açılan Eataly'ydi. Hem açıldığı gün öğle saatlerinde gittim teftişe, hem de 'Türkler ve İtalyanlar ortak bir işe kalkıştığında ilk gün ölçü olamaz, kervan yolda düzülür' diyerek iki gün sonra, yani çarşamba. Eataly, 'Ye' anlamındaki 'Eat' ile 'İtalya' yani 'Italy'nin iç içe geçmesinden oluşuyor. İtalyan mutfağının başrolde olduğu bir gastronomi mabedi diyelim: Yan yana türlü lokanta, raflarda envaiçeşit malzeme... Oscar Farinetti siftahı Torino'da yapmış. Şu anda dünyada 26 Eataly var: 10'u İtalya'da, 13'ü Japonya'da, biri New York'ta, biri Chicago'da, biri Dubai'de, biri de bizde. İyi malzeme, şirket felsefesi olarak çok önemseniyor. "Gıdaya âşığız; yüksek kalitede yiyecek ve içecekleri, onların üreticilerine ve geldikleri yörelere dair hikayeleri seviyoruz" diye başlayan bir manifestoları mevcut. Slow Food organizasyonu en başından beri müdahil. Bizdeki Eataly'de de görebilirsiniz bu vurguyu, Fikir Sahibi Damaklar da ihmal edilmemiş. Yerken ya da alışveriş yaparken gözünüzün takıldıklarını okuyup bir sürü şey öğreniyorsunuz. Zorlu Center'daki Eataly, dünyadaki ikinci en büyükmüş, 8 bin metrekare civarı. Alt katta sandviççi, gözlemeci, dondurmacı, kafe, pastane var. Çay-kahve, çikolata, kuruyemiş, baharat, meşrubat, manav alışverişi de bu katta yapılıyor. Tasarım mutfak alet edevatı, yemek kitapları ve kasalar da burada. Yukarıdaysa oturmalı yemek imkanı daha fazla. Etçi, balıkçı, pizzacı, makarnacı, şarküteri, kafe... Raflardaysa binbir türlü makarna, sonsuz sos, zeytinyağı, içki... Baştan çıkaran sayısız soğuk et ve peynir çeşidi... Soğanlısından şekerlisine, en fotojenik ekmekler... Fiyatlar makul tutulmuş. Biz İtalyan ustaların yaptığı taze makarnalardan yedik; lazanya da ravioli de gayet iyiydi. Salata yaprakları çok tazeydi ve parmesanlı güzel bir salata 10 TL'ydi. Fakat şöyle de durumlar var: Bir yandan ortam yemekhane gibi (Bizim zenginler, Eataly çalışanlarıyla aynı sandalyelerde, böylesine demokratik bir ortamda yemeğe hazır mı?)... Bir yandan da mesela 'Piadina' denen bölümün gözlemeci olduğunu, epeyce bir yabancılaşmadan sonra anlıyoruz. Oscar Farinetti verdiği söyleşilerde hep Kapalıçarşı'dan esinlendiklerini söyledi. Fakat Kapalıçarşı şenliklidir, cümbüşlüdür, curcunadır, karmaşadır. Burasıysa her şeyin fazla dizili olduğu bir yer. Dünya kadar gıdıklayan mal var ama garip bir şekilde albeni eksiği de mi var? Kapalıçarşı'nın ruhuyla kıyaslayamayız. Ama iyi ki de açıldı, takipteyiz.

19 ARALIK PERŞEMBE

Cüceli aristokrat turtası
Tarif kitapları benlik değil ama bunu görünce masanın üstünde öylece dursun istedim! Çekmece Yayınları'nın bastığı Tart ve Turta'daki tariflere kefil olamam ama şeklinden gelen bir cazibesi olduğu muhakkak: Tart kalıbından çıkmış gibi yusyuvarlak, böylece her sayfadaki tart/turta resmi de bir dilim kesebileceğiniz kadar gerçek. Girişte Eski Mısır'a, Antik Yunan'a, 13. yüzyılda Endülüs'teki kaplumbağa etli turtaya uzanmışlar. İtalya'daki aristokrat davetlerinde aşçılar, içinde canlı kuşlar bulunan devasa turtalar yapıyor. Sonra kesilince kuşlar uçuyor ve çok havalı oluyor! Avrupa'daki bazı turtalar o kadar büyük ki, içine cüce oyuncular, dansçılar saklanıyor. Davet sırasında turtadan çıkıyorlar ve eğlence başlıyor... Turta, imkanlı bir saha... Kuş çıkaramasanız da kuş kondurabilirsiniz.

20 ARALIK CUMA

Garson burnumu silebilir mi?
Şehrin bilindik kafe zincirlerinden birindeyiz. Bir garson arkadaş elinde peçeteyle geliyor, "Bi dakka" diyor, hızla masanın üstündeki cep telefonumu eline alıyor ve kahkaha atarak "Burnu akmış da onu siliyorum!" diyor! Cep telefonumun kılıfı, silikondan burun şeklinde. Evet, ben de sürekli burun deliklerinden içeri parmaklarımı sokup kurcalıyorum! Ama müşterinin laubali cep telefonu kılıfı, garsona böyle bir müdahale hakkı tanır mı? Ona elindeki peçeteyle 'silikondan burnumu' karıştırma izni verir mi? Benim için dert değil ama sanki son yıllarda değişen garson müşteri ilişkisinin ifadesi gibi bu... Ve de garson profilinin: Bazı kafeler, müşterilerle başka ortamlarda da karşılaşabilecek tarzda elemanlar çalıştırıyor bilhassa. İyi güzel de burada bir hizmet alıyor ve karşılığında para veriyoruz. Elini omzumuza koyarak ne içmek istediğimizi soran garson, yemek boyunca bizimle siyaset analizi yapan garson, nereye kadar?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.