YAZARA MAİL GÖNDER Yaz Ramazanı kayda geçiyor!

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Hem yaza rastlayan Ramazanlara dair anılardan arşiv oluşturup tarihe kayıt düşsün, hem de ihtiyacı olan çocuklara bayram harçlığı çıkarsın... 'Yaz Ramazanı' projesi, tam da bunu yapıyor

Bir yaz Ramazanı'dır. Babıali'de Bakanlar Kurulu toplanmıştır. Hava çok sıcaktır. Sadrazam'ın emriyle meclise havale olunan kâğıtlar okunurken, Şeyhülislam Cemaleddin Efendi'yi tatlı bir uyku bastırır. O uyuyadursun, önemli evrakların okunması bitirilmiştir ve Sadrazam, hazır bulunanların oylarını sormaya başlamıştır. Sıra uyumakta olan Şeyhülislam'a gelince Sadrazam eğilerek "Ne buyrulur efendi hazretleri?" diye sorar.
Orucun ve uykunun rehavetiyle gözünü açan Şeyhülislam Efendi'den şu cevap gelir: "Buzlu limonata!" Nereden öğreniyoruz?
Tarihçi bir akademisyenden mi? İşinin ehli bir sahaftan mı? Paşa dedemizden mi?.. Hayır. Algida'nın Pazarlama Direktörü Leyal Eskin Yılmaz'dan.
Ne alakası var demeden, yine onun aktardığı Refik Halid Karay cümlelerine bağlanalım: "Annemin kış Ramazanı'nı yazınkilere tercih ettiğini hatırlıyorum. Kışın günler kısadır, insan bir de bakar top vakti yaklaşıvermiş. Halbuki yazın hararetten bunalmanızı, dudaklarınızın susuzluktan böcek kabuğu gibi kaskatı kesilmesini bir tarafa bırakınız, bir türlü akşam olmak bilmez ki... Yaz Ramazanı'nı sevenler de şöyle derdi: 'Gündüzün zahmet çekilir ama kırda, bahçelerde kurulan sofralarda oruç açmak pek hoştur. İftar masası da çeşit çeşit salatalarla, cacık ve domatesle, şeftaliler, karpuzlar, kavunlarla daha renkli, daha iştah çekici ve keyifli olur.' Kısmetimde iki Ramazanı da görmek varmış."

BİR NEVİ KOLEJ SINAVI!
Refik Halid Karay'ın son cümlesine "Aynen!" diyorum. Üstelik bu benim ikinci yaz Ramazanım. İlki için yaklaşık 30 yıl geriye gidersek, çocukluktan gençliğe geçtiğim sancılı yıllar...
Sabah kalkıldığı andan itibaren iftar ve sahur organizasyonu yapıldığı bir evde büyüdüm. Caddebostan'daki terasa kurulan sofraların tadı unutulmaz ama yaz Ramazanını kıştan ayıran şey benim için başkaydı: O kadar sıcakta o kadar saat su içmemiş olmak bir zaferdi. Bir meydan okumaydı. Bir irade sınavıydı. Ve o yaşta, kolej sınavlarından alınan yüksek puan kadar mühim bir hava atma alanıydı!
35 derece sıcakta akşam 20:30'a kadar su içmeden duran çocuk, her şeyi yapar! Ve akşam kimbilir kaç dondurma hak eder!
Leyal hanımın anlattıkları, zihnimi çocukluğuma götürdü haliyle. Ama zaten istedikleri tam da bu galiba...
Algida, 'Yaz Ramazanı' diye bir proje başlatmış bulunuyor. Geçmiş yaz Ramazanlarını kayıt altına alarak gelecekle bağ kurmak istiyorlar.
Bunu sosyal medya üzerinden yapıyor; kimin ne gibi anıları varsa yaza denk gelen Ramazanlara dair, Facebook'a yollasın diyorlar.
Projenin bir sosyal sorumluluk ayağı da var: Her paylaşım için Darüşşafaka'ya bağışta bulunuyorlar. Hatıralar, çocuklara bayram harçlığı oluyor.

DEĞERLİ VE İŞLEVSEL BİR ARŞİV
Algida'nın Pazarlama Direktörü Leyal Eskin Yılmaz'a bu projenin nereden çıktığını soruyorum:
"İftar sofrası keyfinin bahçelere, balkonlara taşınması, iftardan sonra sokakların canlanması, aile ve arkadaşlarla yapılan uzun akşam sohbetleri... Gelenekler benzer şekilde yaşansa da her kuşak için yaz Ramazanları farklı şeyler ifade ediyor. Çünkü her 30 yılda yaşam koşulları, alışkanlıkları değişiyor. Peki acaba bu değişimler, yaz Ramazanlarına nasıl yansıyor? Her kuşak bir sonraki nesle neler bırakıyor? Bu sorunun cevabına ulaşmak istedik" diyor.
"Kaynakları inceledik, karşımıza heyecan verici ve çok keyifli hikâyeler çıktı. Elbette bunlara ulaşmak pek kolay olmadı. Çünkü eski yaz Ramazanlarına ait bilgiler ya o dönemleri yaşayanların hafızasında veya özel arşivlerinde kayıtlı."
"Bu konu hakkında bir şeyler yapalım istedik. Ve yaz Ramazanlarına dair herkesin kolayca erişebileceği bir arşiv oluşturmaya karar verdik. Öyle bir arşiv olsun ki hem düne ait anıları hem de bugünkü yaşanmışlıkları bir araya getirsin, aynı zamanda sosyal bir sorumluluğa da hizmet etsin.

"HER HATIRA BİR BAYRAM HARÇLIĞI"
Facebook üzerinden yayınladığımız 'Yaz Ramazanı' platformuyla herkesi kendi yaz Ramazanı'nı anlatmaya, hikâyesini, mesajını, fotoğraf veya videosunu paylaşmaya davet ediyoruz. Bunu yaparken 151 yıldır eğitimle yaşamları değiştiren Darüşşafaka'ya da destek veriyoruz" diyor Leyal hanım.
Peki nasıl oluyor bu? Nereye gönderiyoruz? www.facebook.com/yazramazanı adresine. Peki ne gönderebiliriz?
"İnsanların gelecek nesillere de ulaştırmak istediği her mesaj bizim için değerli. En sevdiği yemeklerden, gezip görmekten en keyif aldığı yerlere... Unutamadığı bir söz, sakladığı bir fotoğraf, izlediği eski/yeni filmler..."
Böylece 'win-win' bir durum oluyor, herkes kazanıyor. Hem tarihe kayıt düşülmüş, gelecek nesillere minicik de olsa manevi bir miras bırakılmış olunuyor hem de her paylaşım annesi, babası, imkanları olmayan çocuklara bayram desteğine dönüşüyor.
Ramazan önümüzdeki beş yıl daha yaza denk geldiği için, bayramda sona ermeyip beş yıl daha aktif olacak bu proje. Kayıtları her an açıp takip etmek mümkün, en nihayetinde de bu arşivden bir kitap ve kısa film niyetleri var. Hadi bakalım. İyi olsun. İyi proje çünkü.

1891'DEKİ İFTARDA DA DONDURMA VAR
Eski menüler, hem şekil hem de içerik olarak enfes.
17 Ağustos 1917'de çorba, börek, soğuk ıstakoz, piliç filesi, asmakabağı fırın, Anberbu pilavı, meyveli pasta, meyve ve dondurma yendiğini görüyoruz. İşin ilginci, dondurmanın sadece yaz değil kışın da varlığı. 23 Kasım 1891'de yenenlere göz atarsak: Sebzeli bulyon, iki çeşit börek, pisi balığı filesi, sebzeli sığır filesi, salçalı tavuk, soğuk çulluk, kuşkonmaz, hindi kebabı, iki çeşit pilav, ananas tatlısı, yemişli elmasiye ve dondurma.
Ama yaz Ramazanlarının daha bir canı tabii dondurma!
Peki Ramazan'da özellikle ilgi gören çeşitler oluyor mu? Daha geleneksel olanlar, Magnum'a basıyor mu mesela? Tam da öyleymiş.
Şöyle bağlayalım: Allah insanı yaz Ramazanı'nda dondurmasızlıkla terbiye etmesin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.