YAZARA MAİL GÖNDER Elma gibi elma yok mu?

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Pazarda iki trend dikkat çekiyor: Süper gerçeklik ve gibi yapmak! Kötü bir yemek tecrübesinin ardından online yorum yapanların dili, travma kurbanlarıyla benzerlik gösteriyor. Nişantaşı'nın yeni kafesi Grandma'nın kekleri mest ediyor...

Hiçbir şey kendi değil!

2 MART PAZARTESİ
Pazarlamanın, reklamın, sloganın âlâsı semt pazarlarında; bu bilmediğimiz iş değil. Fakat her seferinde şaşıracak yeni bir şey bulunuyor. Bu defa iki ayrı üçlemeye denk geldik. İlki 'Süper Gerçeklik' serisi... "Sinemada mı, edebiyatta mı diyesi geliyor insanın" dedi bir arkadaşım. Edebiyatta! İlgilendiğimi görünce "Ben şairim aslında abla" dedi çünkü pazarcı çocuk! İkinci üçleme de 'Gibi' serisi. Nasıl da hiçbir şey kendisi değil. Nasıl da her şey 'gibi' yapıyor! Beton ile kaya sertliğe işaret ediyor olsa gerek; makbul yani. Peki muz gibi elma da nesi? Muz, elmanın öyküneceği 'VIP' bir meyve değil ki çoktandır. Elma gibi elma yok mu Allah aşkına?

Kötü yemek tecrübesi = Travma!


3 MART SALI
Dışarıda yenen yemeğe dair memnuniyetsizlik, akşamınızı mundar etmekle kalmayıp travma etkisi yaratıyormuş, iyi mi! Geçenlerde The Guardian'da çok ilginç bir yazı çıktı. Kötü yemek tecrübelerinin online ifadesi, travma kurbanlarıyla benzer dilbilimsel özellikler gösteriyormuş.
Dilbilimciler internetteki binlerce yorumu analiz etmiş. Yelp'e tek yıldızlı yorum bırakan yani gittiği restorana sadece 1 verenlerin, travma kurbanlarıyla aynı kalıpları kullandığı görülmüş: Olayla kendi aralarına mesafe koymak için -di'li geçmiş zaman ve acıyı paylaşmak için birinci çoğul kişi...
Bir dilbilimci ve bilgisayar mühendisi olan Stanford Üniversitesi profesörü Daniel Jurafsky; içlerinde New York, Los Angeles, Chicago ve San Francisco'nun da yer aldığı yedi ABD şehrindeki 6 bin 500 restoranın yaklaşık 1 milyon internet yorumunu taramış.
Nahoş tecrübelerin çoğunun yemeğin tadından ziyade hizmete dair olduğunu; kötü servis, kaba muamele ve kazıklanmışlık hissinin, ufak bir travmayla eşdeğer sayıldığını söylemiş. "Prenses Diana'nın fanları ölümü üstüne yazarken ya da bir okul trajedisinden sonra insanlar acılarını ifade ederken, kendileriyle bu kötü olay arasına mesafe koymak için -di'li geçmiş zaman kullandılar ve "Biz bir grup olarak", "Bunun üstesinden hep birlikte geleceğiz" gibi referanslar verdiler" demiş.
Olumsuzlardan sonra coşup taşan yorumlara da bakılmış. Dili bu defa da restoranın fiyatı belirliyormuş:
Pahalı yemekler 'seksi' ifadelerde karşılık buluyormuş: 'Orgazmik tatlı', 'Baştan çıkaran kaz ciğeri'...
Ucuz lokantalardaysa bir bağımlılık, suç, günah vurgusu varmış.
Bir de menülerdeki kelimeleri incelemiş Stanford ekibi. Şık mekânların menülerinde bolca afili kelime varmış ve her şey daha uzun uzun anlatılıyormuş. Mesela ucuz yerde 'decaf' yeterken, pahalıda 'decaffeinated' deniyormuş harfler esirgenmeden!
E onlar harfte üçün beşin hesabını yapmıyorlarsa, siz de elinizi cüzdana attığınızda yapmayacaksınız artık!

Porsiyonu 2 bin liraya dondurma


4 MART ÇARŞAMBA
Gördünüz belki; Dubai'de bir kafede servis edilen 'Siyah Elmas' adındaki dondurmanın porsiyonu 2 bin liraymış! "Dudak uçuklatan fiyatın sebebi sadece Versace marka kasede sunulması değil" diyordu haberde; sanki kase değil külahtan bahsediyor, yıkanıp tekrar kullanılmıyor da ısırılıp çiğnenip yenip bitiyor gibi. 'Sadece' kase değil de neymiş peki bu fiyatın sebebi? Madagaskar vanilyası, İran safranı, siyah İtalyan trüfünden üretilen dondurmanın sosu 23 ayar altınmış. Ne kadar da Dubai! Hazırlanması beş hafta sürüyor, sipariş verene kase ve kaşık hediye ediliyormuş. Ne kadar da cömertler!

741 DOLARA YUMURTA
İngiltere'de de açık artırmada 741 dolara satılan tek bir yumurta mevzubahis. Altın değil, porselen değil, bildiğiniz tavuktan çıkmış. Peki nedir numarası? Yumurta formunda değil, top gibi yuvarlak. Ölçümler yapılmış ve kesin biçimde yuvarlak çıkmış. Nadir rastlanan bir durum haliyle de, ne yapacak alan? Nasıl ve ne kadar saklayacak?

En bağımlılık yapan 10 yiyecek


5 MART PERŞEMBE
Çikolataya bağımlı olduğunuzu düşünüyorsanız, kimse "Ne münasebet" diyemez. Bilim insanları, en bağımlılık yapan 10 yiyeceği açıkladı ve elbette ki çikolata hiç masum değil. Araştırma Michigan Üniversitesi'nden. Ve de bazı yiyeceklerin gerçekten de tiryakilik yaptığı doğru. Bunların iki ortak noktası var: Yüksek yağ içeriyorlar, bir de yüksek glisemik yük. Bu da demek oluyor ki yedikten sonra kan şekerinizi hızla zıplatıyorlar. En alışkanlık yapan yiyecekler şöyle: Pizza, çikolata, cips, kurabiye, dondurma, patates kızartması, cheeseburger, soda, pasta, peynir. Soda tuhaf gelebilir; yağ yok ama glisemik yükü yüksek. En müptela etmeyen yiyecekler neler peki? Salatalık, havuç, fasulye, elma, esmer pirinç, brokoli, elma, somon, yağsız ve tuzsuz mısır, çilek... Kıssadan hisse: Onlarla daha çok görüşmeli.

Büyükannenin kekleri şahane!


6 MART CUMA
Nişantaşı'nda, Teşvikiye Camii'nin arkası diye tarif edebileceğimiz tarafta çok sempatik bir küçük kafe açıldı geçen ay. Adı Grandma. Duvarda eğlenceli büyükanne tipleri, serviste genç bir ekip ve masanın üstünde davetkâr hamur işleri... Grandma'nın ekmekleri de çok iyi, güzel sandviç ve tostlar yapıyorlar o ekmeklerden. Bir de sağlıklı salatalar çıkarıyorlar her gün değişen; karnabaharlının tadı damağımda. Fakat esas vurucu olan o kekler, kişler, kurabiyeler... Hele ki limonlu ile unsuz bitter çikolatalı diyorum. Of of of diyorum!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.